ABD’de, yaptığı son telefon görüşmesinin ardından Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ipini bırakıp önün açan Başkan Donald Trup destek bulamıyor. ABD kamuoyu, medyası, Kongre üyeleri ve askeri bürokrasi, kararını etkilemeye çalışıyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapılan bilgilendirme toplantısında Türkiye'nin saldırısına ilişkin konuşan Savunma Bakanı Mark Esper, ''Türkiye'nin Suriye'deki askeri operasyonlarına karşıyız. Bölgedeki askerlerimizi korumak için çalışıyoruz. Türkiye'nin saldırısı bölgede istikrarı baltalıyor'' dedi.

Esper, daha sonra Genelkurmay Başkanı Mark Milley'le birlikte gazetecilerin sorularını yanıtladı. Esper, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la yaptığı telefon görüşmesine dair, “Harekatı durdurabileceklerine ilişkin bir işaret görmedim” dedi. Esper, Türkiye’yi tek taraflı olarak harekete geçmemesi için ikna etmeye çalıştıklarını belirterek, ''Türkiye’nin tek taraflı olarak harekete geçmeye karar vermesinden büyük hayal kırıklığına uğradık. Operasyonun ikili ilişkilerimize zarar vereceği kaygımızı ilettik” ifadelerini kullandı. Esper, “Bu operasyon ile Türk-ABD ilişkilerine şimdiden dramatik bir şekilde zarar verildi” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı, “Kürtleri terk etmedik. Bu operasyona kimse yeşil ışık yakmadı. Sınırda ortak devriyeler yapıyorduk ve güvenlik mekanizmasının işlediğini düşünüyorduk. Obama döneminden bu yana ABD ve YPG arasında süregelen ilişki Türkiye’de uzun süredir rahatsızlık yaratıyordu. O nedenle harekete geçmeye karar verdiler. Türkiye ile ABD askerlerinin bulunduğu koordinatları paylaştık” dedi.

Mark Esper, Türk Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a da telefon görüşmesi sırasında ABD’nin kendini savunma hakkı bulunduğunun altını çizdiğini belirtti.

Sadece iki noktadan çekildi

 ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley de, ABD’nin bölgedeki varlığına ve Türkiye’nin saldırısına ilişkin askeri ayrıntıları paylaştı. Milley, ABD askerlerini ateş hattında kalmamaları için çektiklerini söyledi. Mark Milley, “İki askeri nokta haricinde QSD ile aynı noktalardayız” dedi. DAİŞ'lilerin bulunduğu kamplarla ilgili QSD güçleriyle iletişimin devam ettiğini belirten Esper, QSD'nin geçtiğimiz günlerde üst düzey iki DAİŞ elemanını ABD’nin gözetimine devrettiğini ve bu militanların Suriye sınırları dışında güvenli bir yerde tutulduğunu kaydetti.

Trump kararnameyi imzaladı

Türkiye’ye yaptırımlarla ilgili açıklama yapan ABD Maliye Bakanı Steve Mnuchin ise “Trump ABD'li yetkililere Türkiye’yi hedef alabilecek güçlü yaptırım yetkisi veren yeni bir kararname imzaladı. Zorunda kalırsak Türkiye ekonomisini işlevsiz hale getirebiliriz” dedi.

Karar tasarısı sunuldu

ABD Temsilciler Meclisi'ne, karar tasarısı sunuldu. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elliot Engel ve Cumhuriyetçi vekil Michael McCaul tarafından sunulan karar tasarısına her iki kanadın da büyük destek verdiği belirtildi.

Tasarıya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Engel ve McCaul, ABD Başkanı Donald Trump'ın kararını eleştirdi. Açıklamasında QSD’yi savunan Engel, "Başkan Trump, askerlerimizi o bölgeden çekerek ortaklarımıza ihanet etti. Ülke değerlerimize ve ulusal güvenliğimize sırtını döndü. Bugün, bu tasarı ile alınan bu korkunç kararı reddediyor, Kongre üyeleri olarak, Başkan'ın gücünü kötüye kullanarak ilkelerimize ve güvenliğimize zarar verme girişiminin yanında olmadığımızı gösteriyoruz" dedi.

ABD medyasında yer alan haberlerde, Elliot Engel'in hafta içi Türkiye'nin saldırıyı durdurması ve Trump'ın Türkiye'ye yönelik hedefli yaptırım uygulamasını içeren yeni bir tasarı daha sunacağı aktarıldı.

Benzer bir tasarı Senato'ya sunulmuştu. Kıdemli Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Çarşamba günü Senato'ya yaptırım isteyen benzer bir tasarı sunduğunu açıklamış, Senato’daki her iki partinin de yaptırım konusunda hemfikir olduğunu belirtmişti.

Pentagon’un itirazı yükseliyor

Washington Post’a konuşan ABD’li 4 yetkili, Türk askerinin Kobanê’de ABD Özel Operasyonlar karakolunun yakınlarına yönelik topçu ateşi için, “aylardır burada olduğumuzu biliyorlar” yorumunu yaptı.

Kobanê’nin 95 kilometre batısında, şehir merkezini gören Miştenûr Tepesi’nde konuşlanan ABD askerinin yakınlarına gelen topçu ateşi sonrası gazeteye konuşan yetkililer, “Türkiye’nin uzun dönemde Suriye’de çok daha geniş bir bölgeye hakim olma arzusu var” dedi. ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili de Pentagon’un Türkiye’ye ABD askerlerini yerini bildirdiğini, ancak Türkiye’den gelen top atışlarının “düşündüklerinden daha yakına geldiğini” söyledi: Bilerek de olsa dikkatsizlikten de olsa, her şekilde bu durum çok rahatsız edici.

New York Times gazetesi, AP haber ajansına dayandırdığı haberinde, Kobanê dışında bulunan ve iki gün önce yakınında bir patlama meydana gelen Amerikan gözlem üssündeki askerlerin, geçici olarak üsten çekildiğini duyurmuştu.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri  üssün bombardımanda zarar görmediğini, patlamanın üssün birkaç yüz metre yakınında gerçekleştiğini açıkladı. Donanma Komutanı Brook DeWalt, ABD askerlerinin zarar görmediğini belirtti.

McGurk: Yanlışlıkla değildi

ABD'nin DAİŞ’le Mücadele eski Özel Temsilcisi Brett McGurk ise konuya ilişkin şunları söyledi: “Türk güçleri Suriye'nin kuzeyinde ABD askeri noktası olarak belirlenen bir noktayı vurdu. Türkiye, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın iki saat önce onayladığı üzere, tüm lokasyonlarımızın bilgisine ayrıntılı bir şekilde sahip. Bu, yanlışlıkla değildi. Bakan Mnuchin, bugün Beyaz Saray'dan Trump'ın yaptırım uygulama yetkisi verdiğini ancak yaptırımın henüz uygulanmadığını açıkladı. Bu anlamsız bir saçmalık. Halihazırda 100 bin kişi yerlerinden edildi bile ve ABD askerlerine ateş açıldı. Yaptırımlar için gerekli sınır nedir?

Acı gerçek şu ki; Erdoğan, Trump'ın ABD güçlerinin Suriye'den ayrılmasını istediğini biliyor. Putin, Trump'ın ABD güçlerinin Suriye'den ayrılmasını istediğini biliyor. Hamaney ve Esad da bunu biliyor. Trump, bizzat kendisi (inanılmaz bir şekilde) Suriye'de artık askerimizin bulunmadığını söyledi. Ve bugün askerlerimize ateş açıldı.

Türkiye'nin saldırısının devam ettiği her gün Amerikan personeli için risk artacaktır ve ülkeden güvenli bir şekilde çıkış kabiliyetimiz ciddi biçimde tehlikeye atılmış olacaktır. Trump ya bu yolu hızlı ve açık bir şekilde değiştirir ya da güvenli bir çıkış için plan yapmamız gerekli hale gelir.”

Trump’tan yeni açıklamalar

Baskıların yoğunlaştığı ABD Başkanı Donald Trump ise çelişkili açıklamalarını sürdürdü.

Washington'da her yıl düzenlenen konferansta konuşan Trump, ABD'nin kendi sınırlarına çekilmesi gerektiğini savunarak “Türkiye sınır boyunca uzanan bu 30 kilometrelik, 22 millik şerit, Kürtler buradan ayrılma niyetinde, bu iyi bir şey. Umarım bunu yaparlar. Uçakları olan bir gücü yenmek çok zor ve onların uçağı yok. Bırakalım sınırlarına sahip olsunlar. Kendi vatanımızda kendi sınırlarımızı koruyamazken, askerimizin orada Suriye ve Türkiye arasındaki sınırda koruma görevi yapmak için 50 yıl daha durması gerektiğini düşünmüyorum. Hiç sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye sözler vermiş

 Türkiye’nin saldırıyla ilgili verdiği sözleri tutmaması durumunda uygulayacağı yaptırımlarla tehdit eden Trump, “Biz DAİŞ’i bozguna uğrattık, işimizi yaptık, evimize dönmeliyiz. Tıpkı Pastör Brunson'ı serbest bırakmak için yürüttüğüm müzakerelerde yaptığım gibi, dini azınlıkların korunması, bizim yakaladığımız DAİŞ’li tutuklulara göz kulak olmak da dahil, verdikleri sözleri tutmazlarsa çok hızlı, güçlü ve sert ekonomik yaptırımlar uygulayacağımızı Türkiye'ye açıkça söyledim” ifadelerini kullandı.

Kürtler toprakları için savaşıyor

 Trump, QSD’ye ise “Unutmayın, Kürtler kendi toprakları için savaşıyor. Bizim toprağımız için savaşmamıza yardım etmediler. Kendi toprakları için savaşıyorlar ve bu iyi bir şey ama biz onlara yardım ettik” mesajı verdi.

 FoxNews yayınında da “Suriye’den ayrılma zamanı geldi” diyen Trump, “Türkler, Kürtlerle yüzyıllardır savaşıyorlar. İnsanların öğle yemeğine çıkması gibi. Bu da onların yaptığı şey, Kürtlerle savaşıyorlar” diye ekledi.


Arap Birliği: İşgaldir

Arap Birliği, Türkiye'nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik savaşını "işgal ve egemenlik hakkının ihlali" olarak değerlendirdi.

Saldırının başlamasının ardından Mısır, Arap Birliği'ni Türkiye'ye karşı acil toplantıya çağırmıştı. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı savaşla ilgili olarak “İşgal ve Suriye’nin egemenliğinin ihlalidir” dedi.

Toplantı öncesi Demokratik Suriye Meclisi heyetini kabula eden Mısır Dışişleri Bakanı, işgal saldırısın kınadıklarını belirterek, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir katili olduğunu söyledi.

Kuzey Kıbrıs’tan destek yok

Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı, Kıbrıs’a yönelik 1974’teki "Barış Hareketi"ni hatırlatarak, “Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil, kandır” dedi.

Akıncı, Türkiye’nin işgal saldırısına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Kıbrıslı Türklere yönelik 1974’teki "Barış Harekatı"nı hatırlatan Akıncı, “1974'te biz adına Barış Harekatı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil, kandır. Bu nedenle bir an önce dialog ve diplomasinin devreye girmesi en büyük dileğimdir” diyerek, işgal saldırısının sonlandırılmasını istedi.

“Suriye toprakları savaşa doydu” diyen Akıncı, “Türkiye’nin mutlu ve huzurlu geleceği Türkü, Kürdü, Arabı ve Türkmeni ile tüm bölge halklarının diyalog içinde inşa edecekleri bir düzenle mümkün olacaktır” önerisinde bulundu.

1974’teki savaşta yer aldığını hatırlatan Akıncı, “Lefkoşa’da Dereboyu’ndaki savaşta arkadaşlarım yanımda şehit düştüler; pek çoğumuz gibi ben de savaşın ne demek olduğunu yaşayarak öğrendim. Bu nedenle savaşın acılarını hiçbir toplumun yaşamasını istemem. Türk, Kürt, Arap hiçbir çocuğun burnunun kanamasını arzulayamam” diye ekledi.