ABD Başkanı Donald Trump, DAİŞ’le mücadele devam ederken önceki gün açıkladığı Suriye’den çekilme kararını dün savunmaya devam etti. Trump, DAİŞ’in yenildiğini ve savaşın sonuna geldiklerini savundu.

Fransa, İngiltere ve Almanya, Trump’ın bu tezine katılmadı. Fransa ve İngiltere, Suriye’deki varlıklarına devam edeceklerini söyledi. Türkiye, İran ve Rusya karardan memnun görünürken, ABD’deki iç tartışma da alevlendi.

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’den güçlerini çekme kararında, kararlı olduğunu söyledi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarla Suriye’deki Amerikan askerlerinin çekileceği duyuruldu. Karar, uluslararası tepkilerin yanı sıra ABD’de de tartışmalara yol açtı.

ABD Başkanı Trump, önceki gün bir tweet atarak ”Suriye’de DAİŞ’i yendik, Trump başkanlığı döneminde orada bulunmamızın tek nedeni oydu” demişti. Açıklamalarına dün de devam eden Trump, “Suriye’den çıkmamız sürpriz değil. Suriye’den çıkmamız için yıllardır kampanya yürütüyorum ve 6 ay önce bunu yapmak istediğimi açıkça ifade ettim. Suriye’de yaptıklarımız işe yaradı, artık eve dönme zamanı. Rusya, İran, Suriye ve diğerleri DAİŞ’in bölgesel düşmanlarıdır” dedi.

Tweetlerine devam eden Trump, “ABD, hemen hemen her durumda yaptıklarımızın kıymetini bilmeyenleri korumak için değerli yaşamları ve trilyonlarca doları harcayıp karşılığında hiçbir şey alamadan Ortadoğu’nun polisliğini mi yapmak istiyor?” diye de sordu. Trump, son tweetinde ise şunları ifade etti: “Rusya, İran, Suriye ve diğer pek çoğu ABD’nin çekilmesinden mutlu değil, yalan haberler tam tersini söylemesine rağmen, çünkü şimdi nefret ettikleri DAİŞ ve diğerleriyle biz olmadan savaşmak zorundalar. Dünyanın açık ara en güçlü ordusunu inşa ediyorum. DAİŞ bizi vurdu mu hapı yutar.”

Geri çekilme ve ortak çalışma

Pentagon ve Beyaz Saray, geri çekilmenin başladığını duyurdu. ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Dana W. White’ın imzasını taşıyan açıklamada ”Koalisyon güçleri DAİŞ’in elindeki bölgeyi kurtardı ama DAİŞ’e karşı mücadele sona ermedi. Suriye’deki ABD askerinin eve dönüş sürecini başlattık ve operasyonun bir sonraki aşamasına geçiyoruz. Birliklerimizin ve operasyonun güvenliği açısından daha fazla detay vermiyoruz. Ortaklarımızla ve müttefiklerimizle DAİŞ’i bulunduğu yerlerde yenilgiye uğratmak üzere çalışmaya devam edeceğiz” denildi.

Mücadelenin sonraki aşaması

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders da yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ”Suriye’de DAİŞ’e karşı kazanılan zaferler, Uluslararası Koalisyon’un ve yürüttüğü mücadelenin sona erdiği anlamına gelmiyor. Bu mücadelenin bir sonraki aşamasına geçiş için ABD birliklerinin eve dönüşünü başlattık. ABD ve müttefikleri gerektiğinde ABD’nin çıkarlarını korumak için her seviyede yeniden harekete geçmeye hazırdır. Radikal İslamcı teröristlerin toprak ele geçirmesi, fonlanması, desteklenmesi ve herhangi bir şekilde sınırlarımızı ihlâl etmesine karşı birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

Dışişleri personeline 24 saat

Reuters haber ajansına konuşan Amerikalı bir yetkili de, Suriye’de bulunan tüm ABD Dışişleri Bakanlığı personelinin 24 saat içinde ülkeden çıkacağını duyurmuştu. Ayrıca öğrendiğimize göre, Suriye’de faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerine de Çarşamba günü bölgeyi terk etmek için hazırlık yapma emirleri gönderildi.

Hava saldırıları da bitiyor mu

Reuters’ın dün akşama doğru geçtiği habere göre ABD yetkilileri, ”Trump’ın emri, Suriye’de terör örgütü DEAŞ‘e karşı hava saldırılarının da sonu anlamına geliyor” açıklamasında bulundu.

Bürokrasi hazırlıksız mıydı?

The National’dan Joyce Karam’in haberine göre Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Savunma Bakanlığı’nda Bakan James Mattis ile yaptığı görüşme sonrası Beyaz Saray, Pentagon’dan “hemen geri çekilme için hazırlık planlaması yapılmasını” istedi.

Trump’ın bu açıklaması ile hazırlıksız yakalanan Dışişleri Bakanlığı, her sabah düzenlediği günlük basın toplantısını Çarşamba günü iptal etti.

Üst düzey toplantı ve görüşmeler

Öğrenilene göre, Trump’ın bu ani açıklamasından önce geçtiğimiz hafta Türkiye, İsrail ve AB müttefikleri ile üst düzey toplantılar ve telefon görüşmeleri yaşandı. Başkan Trump Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cuma günü, İsrail Başbakanı Benjamin Netenyahu ile de Pazartesi günü telefonla konuştu. Konuyla ilgili kaynaklar ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun İsrail Başbakanı ile Salı günü tekrar konuştuğunu ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da Türk meslektaşı İbrahim Kalın ile bu hafta görüştüğünü söylüyor.

Erdoğan görüşmesi sonrası

Aynı kaynaklara göre, Başkan Trump’ın askerlerin hemen çekilmesi konusunda fişi çekmesi Erdoğan ile yaptığı görüşmeden sonra gerçekleşti. ABD’nin Suriye’deki askeri operasyonlarının başındaki Bolton karara şiddetle karşı çıkarken, Dışişleri Bakanlığı dahilinde Suriye dosyasına bakan diplomatlar da hazırlıksız yakalandı.

Bolton ve ordu karşıydı

ABD ordu yetkilileri çekilmek yerine Suriye’de daha uzun süre kalma, QSD’ye yardım ve eğitim sunmaya ve Suriye’nin istikrara kavuşmasının parçası olma tavsiyesi verdiler.

Bolton geçtiğimiz ay ABD’nin Suriye’den çekilme olasılığını İran yanlısı milislerin de bölgeyi terk etmesine bağlamıştı. Gelen haberlerden anlaşıldığı kadarıyla Bolton, Trump’ın ülke hakkındaki karar değişikliğine çok sinirlendi.

DAİŞ mücadelesi için facia

Suriye konusunda uzmanlar ve gözlemciler ülkede daha büyük bir ABD-Türkiye işbirliğine doğru gidişata işaret ediyorlar ama aynı zamanda tüm askerleri aniden geri çekmenin DAİŞ’e karşı verilen mücadelede felaket niteliğinde sonuçları olabileceği konusunda uyarıda bulunuyorlar. Bundan sadece 10 gün önce ABD delegesi Brett McGurk, DAİŞ’e karşı savaş konusunda “bölgede kalmak ve istikrarın devam etmesini sağlamak istiyoruz” demişti. Yeni Amerika Güvenlik Merkezi kıdemli üyesi Nicholas Heras’a göre geri çekilme planları; DAİŞ’e karşı operasyon için bir facia.

Heras’a göre ABD bölgeden çekildikten sonra müttefiki olan QSD, ya Esad rejimi, Rusya ve İran ile anlaşmak zorunda ya da Türkiye ve Türk işgaliyle savaşacak.

Hedefleri yerinden oynatıyor

The Atlantic Council kıdemli yetkilisi Faysal İtani’nin söylediğine göre ABD’nin Suriye’den çekilmesi daha önce açıklanan “DAİŞ’i yenilgiye uğratmak, İran ordusunu bölgeden çıkarmak ve politik değişim sağlamak” hedeflerini yerinden oynatıyor. Ancak İtani, ABD’nin bu açıklamasına şaşırmamak gerektiği düşüncesinde. Washington’un bu hamlesi hem Suriye’de DAİŞ varlığının devamı anlamına gelebilir hem de İran ve Rusya’nın istediklerini yapmaları için ortam sağlayabilir. “Eğer Rusya göz yumarsa, en azından sınır bölgelerinde Türkiye ile Kürtler arasında çatışmalar yaşanması daha olası bir senaryo olacaktır” diyen İtani’nin düşüncesine göre eğer ABD askerlerini çekerse Kürtlere verdiği garantilerin arkasında durma ihtimali düşük ve artık İran ile Suriye rejimi Fırat’ın doğusunda ABD ve müttefiklerinin kontrolündeki bölgelere doğru ilerleyebilecek.

Büyük bir hata olacak

Florida eyaletinden Cumhuriyetçi senatör Marco Rubio, Suriye’den “hızlı ve tam kapsamlı şekilde” çekilmenin DAİŞ’e karşı savaşın ötesinde, aylar ve yıllar sürecek ciddi etkilere yol açacak büyük bir hata olacağı uyarısında bulundu. Rubio, “Bence dünya genelindeki hasımlarımız, ortaklarımız ve müttefiklerimize gidip, ‘gördünüz mü, Amerika’ya güvenilmez’ diyecek” diye konuştu.

ABD için yıkıcı sonuçlar

Genellikle Trump’a yakın isimlerden biri olan Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham da kararı eleştirdi. Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi, Güney Carolina senatörü Graham, Suriye’den çekilmenin bölgede ve dünya genelinde ABD için “yıkıcı sonuçlarının” olacağı görüşünü dile getirdi. Trump’ın bu kararını, ”hata” olarak niteleyen Graham, “Bu yıl Suriye’yi ziyaretimden sonra, orada konuşlu 2 bin civarında Amerikan askerinin ulusal güvenlik çıkarlarımız için hayati önemde olduğu çok açık. Bu zamanda Amerika’nın çekilmesi DAİŞ, İran, Beşar Esat ve Rusya için büyük bir kazanım olacaktır. Bunun ülkemiz, bölge ve dünya için yıkıcı sonuçlara neden olacağından korkuyorum” dedi.

Corker: Haberimiz yoktu

Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Bob Corker da gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye’den çekilme kararından önceden haberinin olmadığın söyledi.Demokrat senatör Tim Kaine de gazetecilere açıklamasında, bu karar alınırken ordunun görüşünün alınıp alınmadığını sorguladı. Diğer bir Demokrat senatör Jeanne Shaheen de, “Çok büyük hayal kırıklığına uğradım. İran’a, Rusya’ya ve Esat’a, Amerika açısından iyi olmayacak şekilde etki alanı bırakırız” diye konuştu. 

 

 HABER MERKEZİ

 
 

Uluslararası tepkiler

 

ABD’nin Suriye’den askerlerini çekeceğini açıklamasına ilk tepkiler İngiltere, İsrail ve Rusya’dan geldi. Ardından Fransa ve Almanya da açıklama yaptılar.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD’nin kararı üzerinde çalışacaklarını ve her koşulda kendi güvenliklerini sağlamayı sürdüreceklerini belirtti. Netanyahu yazılı açıklamasında, son iki gündür Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla Suriye’den çekilme niyetlerini konuştuklarını ifade etti ve ‘’ABD yönetimi bölgedeki nüfuzunu göstermek için başka yollara sahip olduğunu açıkça belirtti” dedi.

İsrail Başbakanı, ABD’nin geri çekilme takvimi ve yöntemlerinin yanı sıra İsrail’e olası etkilerini değerlendireceklerini de kaydetti.

Rusya karardan memnun

Rusya’dan yapılan açıklamada da ABD’nin çekilme kararının Suriye’de siyasi çözümün önünü açtığı belirtildi. TASS haber ajansının yayınladığı Rusya Dişişleri Bakanlığı açıklamasına göre, ABD ordusunun çekilmesiyle Suriye’de anayasa yazım komisyonunun oluşturulmasının geleceğinin parlak olduğu belirtildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise dün yıllık basın toplantısında ABD’nin Suriye’den çekilme kararıyla ilgili soruları da yanıtladı. ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının meşru olmadığını savunan Putin, ”Henüz çekilmeye dair herhangi bir işaret görmedik” dedi. DAİŞ’in yenildiğini ileri süren Putin, ülkesinin kararını Suriye’de DAİŞ’le mücadelenin sona ermesine bağlayan ABD Başkanı Donald Trump’a katıldığını söyledi. Putin, ”Trump ile DAİŞ’in yenildiği konusunda hemfikirim. DAİŞ yenildi ancak, yeniden toparlanması riski var” dedi.

Ortakları hemfikir değil

Rusya hemfikir ama İngiltere, Fransa ve Almanya hemfikir değil. İngiltere Savunma Bakanı, Trump’ın IŞİD’in Suriye’de yenilgiye uğratıldığı söylemine şiddetle karşı çıktıklarını açıkladı.

Fransa’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Jean-Yves Le Drian, Fransız askerlerinin şu an için Suriye’de kalacağını söyledi. DAİŞ’in her zamankinden fazla zayıflatıldığını söyleyen Bakan şöyle devam etti: ”Ama DAİŞ ne haritadan silindi ne de kökleri kazındı. Bu terör örgütünün elinde bulundurduğu son toprak parçalarında kesinkes askeri yenilgiye uğratılması gerekmektedir.”

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas DA ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘DAİŞ Suriye’de yenilgiye uğratıldı’ açıklamasına tepki gösterdi. Heiko Maas, “DAİŞ geriletildi ama tehdit henüz ortadan kalkmadı. Bu kararın sonuçlarının DAİŞ’le mücadeleye zarar verme ve elde edilen başarıları riske atma tehlikesi var” dedi.

 
 

Türkiye ve İran’a taviz

 

ABD’li diplomatik kaynaklar, Washington’un, Suriye’de askeri güçleri ve milisleri bulunan Türkiye ve İran’a karşı verdiği “en kötü taviz” olarak değerlendirdi. Çekilme kararının, eski Başkan Barack Obama döneminden beri ABD’nin tutarsız Suriye stratejisinin başarısızlığının bir itirafı mahiyetinde olduğu belirtiliyor.

ABD basını Çarşamba günü, Washington’un askerlerini Suriye’den geri çekmeye hazırlandığını, bunun ABD’nin bölgedeki rolüyle ilgili soruları gündeme getirecek büyük bir adım olduğunu ve Washington’un Irak’ta konuşlanan askeri gücüne karşılık Rusya’nın da Suriye’de yerleşeceğini yazdı.

İsminin açıklanmasını istemeyen Lübnanlı bir politikacı, ABD’nin geri çekilmesini ”en kötü yenilgi” olarak nitelendirdi. El Arab gazetesine verdiği demeçte, ”ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesi, Türkiye ve İran’a verilen karşılıksız bir tavizden başka bir şey değil” dedi.

Gözlemciler, iyi hesaplanmamış Amerikan adımının, Fırat’ın doğusu hakkındaki Türkiye tehditlerinin sonucu alındığı şeklinde bir algı oluşturacağına parmak basıyor. Bu durum da Erdoğan’ın Suriye Kürtlerini tehdit etme eğilimini besleyecek, askeri müdahalenin önünü açacak, istediği gibi bir tampon bölge kurulmasına yardımcı olacak bir etken olarak görülüyor. Özellikle Rusya’nın son zamanlarda Erdoğan rejiminin ABD varlığına ve Kürtlerin bölgede yayılmasına karşıt söylemleri artırmasına verdiği destek göz önüne alınırsa doğru bir teşhis olma ihtimali yüksek.

Ayrıca uluslararası ilişkiler uzmanları, ABD’nin Suriye’den geri çekilmesinin, İran’ı kısmi bir geri çekilme fikrine iten, uzman ve müttefik milislerinin Suriye’deki dağılım haritasının yeniden gözden geçirmek zorunda bırakan ABD baskılardan kurtaracağı görüşünü dile getiriyorlar.

Washington Suriye’den çekilme kararı aldığı sırada Türkiye’yi ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “ABD dikteleri döneminin sona erdiği” ve “Erdoğan’ın son aylarda İran’a yaptırımlar karşısındaki duruşunun çok iyi ve doğru olduğu” açıklamasını yaptı.

Kürtlere ihanet, DAİŞ’e nimet

Amerikan New York Times (NYT) gazetesine konuşan uzmanlar, Başkan Donald Trump’ın Suriye’deki ABD askerlerini çekme kararını yorumladı. Gazete kararın, ”Kürtlere ihanet, DAİŞ içinse nimet olarak görüldüğünü” yazdı.

Rod Nordland imzalı haberde ”ABD’nin çekilmesi ayrıca Türkiye’ye Suriye’nin kuzeydoğusunu işgal etme tehdidi için yeşil ışık anlamına geliyor. Bu durum güneydoğuda DAİŞ’e karşı savaşan Kürt güçlerini bölgeye çekecektir” denildi.

Uluslararası Kriz Grubu Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Joost Hiltermann da Amerika’nın kararının Kürtler açısından ‘bir felaket’ olduğunu, ileri sürdü. NYT’deki haberde, Kürtler açısından ise durum şu şekilde özetleniyor: ”Kürtler için kalan tek potansiyel müttefik Şam. Kürtler zaten Suriye hükümeti ile müzakere halindeydi ve kendi bölgelerinde belli bir özerklik karşılığında hükümete destek sunmayı öneriyorlardı. Suriyeliler Kürtleri sınırlarındaki Türk gücüne karşı potansiyel tampon olarak görüyorlar.