Abdî: Erdoğan’a karşı sessiz kalmayın
Dünya Haberleri —

Mazlum Abdî ve Rûksen Mihemed
- Katalonya Parlamentosun’da yapılan oturuma video konferans ile katılan QSD Genel Komutanı Mazlum Abdî, İsrail’in Gazze’de sivillere yaptığını Türk devletinin Rojava’da uyguladığını söyleyip, “sesiz kalmayın” çağrısı yaptı. Abdî sorunların çözümünün, Özerk Yönetimin de Katalonya gibi tanıması olduğunu söyledi.
- Mazlum Abdî, Türk devletinin saldırılarda hastane, okul, cami ve su dağıtım sistemlerinin özel olarak hedef alındığını, çok sayıda çocuk ve kadının yaralandığı veya yaşamını yitirdiğini aktardı. Abdî, bölgenin insansızlaştırılmaya çalışıldığını ve Türk devletinin istikrarsızlık yaratmak istediğini belirtti.
ERDOĞAN ALAYUMAT
Katalonya Parlamentosu’nda konuşan QSD Genel Komutanı Mazlum Abdî son iki haftada Türkiye’nin hava saldırılarında 10 sivil, 36 asayiş biriminde çalışan yurttaşın yaşamını yitirdiğini belirtti. Hastane, okul, cami gibi sivilleri hedef alan saldırılarda 1 milyar 270 milyon dolar maddi hasarın oluştuğunu belirtti. İsrail’in Gazze’de yaptığını Türkiye’nin Rojava’da yaptığının altını çizen Abdî, olası bir kara harekatına karşı hazırlıklı olduklarını söyledi.
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdî ve YPJ Sözcüsü Rûksen Mihemed, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya tarafından tanınmasının 2'nci yıl dönümünde Katalan Parlamentosu'nda yapılan basın toplantısına online katıldı. Parlamentodaki gruplar, Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC), Katalonya için Birlik (JxCat), Halk Birliği Adaylığı (CUP) ve Birlikte Yapabiliriz (ECP) tarafından organize edilen toplantı 19 Ekim akşamı gerçekleşti, parlamento sitesinden de online izlendi.
Dayanışma ağını büyütelim
Boynundaki sarı yeşil renkteki fularla açılış konuşmasını yapan Halk Birliği Adaylığı (CUP) Milletvekili Elulaia Reguant açıklamaya katılan komutanlara teşekkür ederek, Rojava’yla dayanışmalarını yineledi. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni siyasi bir özne olarak kabul ettiklerini vurgulayarak, "Katalonya Parlamentosu olarak kurumları, sivil toplum ve vatandaşları, Rojava’nın yeniden inşasına katılmaya ve dayanışma ağını büyütmeye davet ediyoruz" dedi. Katalonya hükümetini de bu konuda sorumluluk almaya çağırdı.
2 haftada 46 kişi katledildi
Ardından Katalan Parlamentosu’na hitap eden QSD Komutanı Mazlum Abdî, Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarına dikkat çekerek, İsrail’in Gazze’de yaptığı savaş suçunun aynısını Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’de yaptığını söyledi. Abdî son iki haftada Türkiye’nin hava saldırılarında 10 sivil, 36 asayiş biriminde çalışan yurttaşın yaşamını yitirdiğini belirtti. Türk devletinin 1 Ekim’de Ankara’da İçişleri Bakanlığı’na dönük HPG’nin üstlendiği eylemi bahane ederek Kuzey-Doğu Suriye’ye saldırılarını artırdığını belirten Abdî, "Türkiye’nin her dönem saldırgan bir tutum içinde oldu. Ancak bu seferki saldırıları ayrı. Bu sefer sadece savaşçılarımıza dönük bir saldırı gerçekleştirmedi bölgede hizmet veren kurumlarımızın merkezlerini hedef aldı. Türkiye saldırılarında 10 sivil yurttaşımız 36 yerel asayiş birimlerinde görev alan yurttaşımız katledildi. Türkiye bu sefer alt yapı, üst yapıda hizmet veren yerlere saldırdı. Örneğin kentlerimize elektrik sağlayan santrallere, su depolarına, hastanelere, gaz istasyonlarına, camilere, okullara ve sivil yerleşim alanlarına saldırdı” şeklinde konuştu.
Maddi zarar da çok büyük
Abdî, Türk devletinin saldırılarında can kayıpları dışında Kuzey-Doğu Suriye’de 1 milyar 270 milyon dolar maddi hasarın oluştuğunu açıkladı. “Türk devletinin saldırıları 2 şeyi amaçlıyor. Birincisi, bölge insanını yerinden etme. İkincisi ise bölgenin istikrarsızlaşması, huzurun ortadan kalkması ve demokratik özerk yönetim projesinin ortadan kaldırılması" diyen Abdî, saldırılara karşı daha güçlü tepki verilmesini istedi.
Türkiye üzerinde baskı kurulmalı
Abdî, "Bu saldırılar karşısında dostlarımızın daha güçlü tepkiler vermesini istiyoruz. Sivil alanlara dönük yapılan bu saldırılar karşısında Türk devleti üzerinde bir baskı oluşturulması gerekiyor. Saldırılarda 1 milyar 270 milyon dolar maddi zarar oluştu. Bu zararı karşılamak için bütçemiz yetersiz. Zarar gören tesislerin yeniden onarımı için tüm dostlarımızdan destek bekliyoruz" diye konuştu.
Erdoğan aynı suçu işliyor
İsrail-Filistin arasındaki çatışmaları yakından takip ettiklerini aktaran Abdî, “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze yaptıklarını insanlık suçu ve savaş suçu olarak değerlendiriyor ancak kendisi de bu suçları Rojava’da işliyor. Bu gerçeğin herkes tarafından görülmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Abluka ve ambargo var
Kuzey-Doğu Suriye Özerk yönetimine karşı Suriye rejiminin uzlaşmaz tutumundan ve Özerk Yönetime dönük saldırılarına da değinen Abdî şunları söyledi: “Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi abluka altına alınmış ve ambargo uygulanıyor. Yakın bir zamanda Suriye rejimi Dera Zor bölgesine saldırmak istedi. Suriye rejimi ile birlikte hareket eden güçler de bölgemize saldırmak istedi. Demokratik Özerlik projesine saldırarak bölgede yaşayan Araplar ile Kürtler arasında bir çatışma yaratmak istediler. Bölgede yaşayan halklar bu saldırılar karşısında durarak Suriye rejiminin saldırılarını kabul etmediler.”
Çözüm tanımaktan geçiyor
Suriye rejimi ile yaşanan sorunları diyalog yoluyla çözmek istediklerini ancak rejimin buna yanaşmadığını ifade eden Abdî şöyle devam etti: “Bunun için Suriye rejiminin Özerk Yönetimi, Katalonya gibi tanıması gerekiyor. Yaşanan sorunları savaş ile değil diyalog yoluyla çözmek istiyoruz. Suriye rejimiyle diyaloglar kurduk. Aynı masaya oturmak istedik ancak Suriye rejimi buna hazır değil. Özerk Yönetimi kabul etmeye ve yaşanan sorunları barışçıl bir şekilde çözümüne yanaşmıyor.”
Kara saldırısına hazırlıklıyız
Konuşması ardından parlamenterlerin sorularını yanıtlayan QSD Komutanı Abdî, Türkiye’nin olası bir kara harekatına ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Türkiye’de karadan olası bir saldırıya karşı hazırlıklarımız, Türkiye’ye karşı koyacak gücümüz var. Olası bir kara harekatı yapılırsa buna karşılık vereceğiz ve direneceğiz. Topraklarımızın işgal edilmesine izin vermeyeceğiz. Ancak uluslararası güçler, Türkiye ile ittifak yapmamalı. Uluslararası güçler Türkiye’ye destek vermezse gücümüz onlara yeter, Türkiye gücümüz karşısında kendi sınırlarından bir adım içeri giremez.”
Siyasi çözüme kadar destek sürmeli
DAİŞ tehdidine dikkat çeken Abdî, "Her gün burada DAİŞ militanlarını yakalamaya devam ediyoruz. Biz bir günlüğüne bile DAİŞ’e karşı savaşı durdurursak, DAİŞ kendini yeniden örgütleyecek, güçlenecek ve dünyanın başına sorun olacak. DAİŞ’i biz birlikte yendik ancak bölgede siyasi bir çözüm olana kadar Özerk Yönetim’e desteklerin devam etmesi gerekiyor. Uluslararası Koalisyonla iş birliğimiz sadece DAİŞ yok olana kadar değil bölgede siyasi bir çözüm olana kadar bu iş birliğimiz devam edecek” diyerek konuşmasını noktaladı.
Dayanışmaya büyümeli
YPJ Sözcüsü Rûksen Mihemed ise kadın hareketinin Rojava’daki misyonuna ilişkin soruya yanıt verdi. YPJ’nin tarihçesi hakkında bilgi vererek "İlk önce Kürt kadınları YPJ’nin örgütlenmesinde öncülük etti. Yavaş yavaş Kuzey-Doğu Suriye’de yaşayan tüm kadınlar ve enternasyonal kadın savaşçılar da YPJ içinde yerini aldı" dedi. Türk devletinin saldırılarına işaret ederek, "Türk devleti örgütlenen, bilinçlenen, toplumu örgütleyen ve kendini savunan tüm kadınları tasfiye etmek istiyor. YPJ verdiği mücadele ile tüm dünyada ismini duyurdu. Bu yüzden gerek Katalonya’da gerekse de diğer ülkelerde YPJ’ye verilen desteklerin çoğalması gerek. Türk devleti soykırım saldırıları gerçekleştiriyor. Bu savaşın amaçlarından biri de kadın devrimini ortadan kaldırmak. Bu yüzden kadın dayanışmasına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" dedi.














