2 Mayıs, ABD’nin İran’a uygulanan yaptırımlardan “muaf” tutulan ülkeler için son tarih. Türkiye’nin de içinde bulunduğu 8 ülkenin “muafiyeti” resmen kalkıyor. Bu konuda önce Trump açıklama yaptı. Daha sonra Beyaz Saray’dan yapılan, “bu adım İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirmeyi hedefliyor, böylece rejimin temel gelir kaynağı elinden alınabilecek” bu açıklama ile “muafiyetlerin” kaldırılacağı teyit edilmiş oldu. Bu açıklama ile birlikte petrol fiyatları ani tırmanışa geçti. Her ne kadar ABD, İran petrol ithalatının “sıfırlanması” ile oluşacak petrol arzı açığının Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından üretim artışı yoluyla karşılanacağını duyurdu. Ancak OPEC ve Rusya’nın tutumu “petrol arzı” sorununu belirleyecek.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, 2 Mayıs’ta başlayacak olan “yaptırımlar” konusunda “hiçbir ayrıcalık tanınmayacağını” vurgularken, bu “yaptırımlardan” etkilenecek olan ülkelere de “destek” olacaklarını söylemesi, 2 Mayıs sonrası ortaya çıkacak tablo hakkında “belirsizliği” ve kaygıları gidermeye yetmiyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Twitter’dan yaptığı açıklamada, “ABD’nin İran’dan petrol ithali yasağına getirilen muafiyetlere son vermesi bölgesel barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve İran halkına zarar verecek. Tek taraflı yaptırımları ve komşularımızla nasıl ilişki kuracağımız konusundaki dayatmaları kabul etmiyoruz.” derken, diğer yandan Türkiye İran’dan yaptığı petrol alımını neredeyse “durma” noktasına getirmiş durumda. Türkiye petrol ithalatı için “alternatif” yollar bulmuş görünüyor: Rusya ve Irak.

İran’ın “bölgesel bir güç” olma çabasını “sınırlandırmaya” dönük ABD’nin ekonomik yaptırımları, amaçlanan “sonucu” verir mi bilinmez ancak “öngörülmeyen” politik sonuçları da ortaya çıkaracağı bir gerçek. Nitekim ABD’nin yaptığı 2 Mayıs ve muafiyetlerin kaldırılacağı açıklamaları, dünya petrol piyasalarını dalgalandırdı ve petrolün varil birim fiyatı 74 dolarla en yüksek seviyeye tırmanmış durumda. Dolayısı ile İran yaptırımları şimdiden “bumerang” etkisi göstermiş durumda.

İran “rahat ve soğukkanlı” görünmeye çalışıyor. Yapılan açıklamalar, ABD yaptırımlarının “hiçbir anlamı” olamayacağı yönünde. Tahran’ın yaptığı açıklamalara bakılırsa, ABD’nin “muafiyetleri” kaldırma hamlesinin, “Avrupalı ortakları” ve “komşuları ile iletişim halinde oldukları ve ABD’nin attığı bu adımlara göre hareket etmeyecekleri” yönünde. Belli ki İran komşuları ve Avrupalı ortaklarının ABD’ye karşı alacakları “tutum” konusunda pek “umutlu”.

Geçen hafta İran Dışişleri Bakanı Zarifi Şam’dan Ankara’ya geldi. Suriye-Türkiye arasında “arabulucu rol” üstlenen İran’ın, Türkiye ile “petrol ve ABD yaptırımları konusunda” gösterilecek “ortak” tutum konusunda da Ankara ile “istişare ettiğini” düşünebiliriz. Çavuşoğlu’nun Twitter mesajı bunu doğrular nitelikte. Bu da kaçınılmaz olarak, zaten var olan ABD-Türkiye gerilimini bir üst aşamaya çıkaracaktır.

ABD’nin yaptığı açıklamalara bakılırsa daha önce “muafiyetlerden” yararlanan hiçbir ülkeye “ayrıcalık” uygulanmayacağı yönünde. Buna Türkiye’de dahil. Ancak Ankara ve Tahran “farklı” mesajlar vermeye ve “ortak tutum” alma konusunda da “kararlı” olacaklarını açıklamaları, 2 Mayıs itibari ile gerilimin “bölgesel” düzeyde artacağı ihtimalini gündeme getirmiş durumda. ABD’nin son hamlesi Ortadoğu’da iplerin iyice “gerecek” nitelikte. ABD, Lübnan’da etkin olan Hizbullah’ın “finansal” yapısını çökertmek amacı ile 10 milyon dolar “ödül” konulduğunu açıklamaları, önümüzdeki dönemin “sert” geçeceğini gösteren önemli bir ipucu.

Bu açıklamanın ardından Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın yaptığı, “bu yaz İsrail’in saldırması büyük ihtimal” açıklaması, Ortadoğu üzerinde dolaşan “savaş” kâbusunu işaret ediyor.

ABD’nin İran yaptırımları, kimi ülkelere uygulanan “muafiyetlerin” 2 Mayıs’ta kaldırılacağı haberleri, Ortadoğu’da yeni çatışma tehlikesi derken dünya petrol fiyatları da fırladı. Bu da Türkiye için daha büyük ekonomik “yük” demek.

Dünya piyasalarından daha fazla petrol ithal edecek olan Türkiye ise bunun faturasını, zaten kırılgan ekonomisinde giderek derinleşecek olan krizle, halka ödetecek.