Ankara'da temaslarda bulunan PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Türkiye'nin bütün resmi kurumlarının, Suriye hakkında yaptıkları açıklamalarda demokratikleşmesini istediklerini ifade ettiklerini belirterek, "Biz de Suriye'nin bir parçasıyız. Bizim de esas projemiz, demokratik bir Suriye yaratmaktır. Siyasi projelerimizde Suriye'nin ne bölünmesi ne de yıkılması var. Ama biz sınırları da kabul etmiyoruz. Esas olarak demokratik bir Suriye, demokratik bir anayasa, bütün halkların iradesini tanıyan demokratik bir yönetim hedefliyoruz. 50 yıldır bu rejim bizi inkar ediyor. Kürtlerin de sorunları görmezden gelinemez. Ama biz sadece Kürtler için değil bütün halklar için özgürlük talep ediyoruz, aynı şeyleri istiyoruz. Yani sonuç olarak, Başbakan Erdoğan da biz de demokratik Suriye istiyoruz" dedi. Bazı güçlerin Türkiye ile ilişki geliştirmelerini istemediğini vurgulayan Abdullah, "Ama biz herkesle görüşmeyi ve aramızdaki sorunları konuşarak halletmeyi istiyoruz. Çetelere karşı da rejime karşı da savunmamızı yaptık. Yaptığımız sadece savunmadır; kimseye saldırmadık. Biz silahlı mücadele taraftarı da değiliz; demokratik, siyasi bir çözümden yanayız. Bütün komşu ülkelerle, Suriye'yi izleyen uluslararası komisyonlarla, herkesle diyalog kurmaya çalışıyoruz ve demokratik bir çözüm için hazırız" diye konuştu.


Çözüm olma gereği

Kantonların, toplumun ihtiyaçları üzerine kurulduğunu kaydeden Asya Abdullah, şu detayları anlattı: "Eğitim, ekonomi, sağlık ve bunun gibi sorunların çözümü için bir araya gelmek gerekiyordu. Bu bölgede de sadece Kürtler değil birçok halk yaşıyor. Özellikle Cizîr Kantonu, bütün halkların bir mozaiği gibidir. Uzun bir çalışmanın ürünü olarak burada yönetim şöyle şekillendi: Üst yönetimde üç kişi var: Bir başkan ve iki yardımcı. Biri Kürt, biri Arap, biri Süryani... Süryani yönetici kadın. Demokratik bir yönetim için zaten kadının olması şarttır. Cizîr Kantonu'nun başkanı da ENKS üyesidir. Kanton yönetiminde 57 siyasi kurum temsil edilmekte. Süryanilerin, Arapların temsiliyeti, gençlik, kadın ve bunun gibi örgütlenmelerin temsiliyeti... Toplamda 22 bakanlığımız var. Kendi çalışmalarında özerkler. Dört bakanımız kadın: Maliye, Kültür, Ekonomi ve Ticaret ve Kadın Bakanları... Gençlik Bakanı ise elbette bir genç. Din İşleri Bakanlığı ise Kürt, Arap ve Süryani yöneticiler tarafından ortak yürütülüyor. Dışişleri, Sol Parti yönetiminde. Sol Parti de aynı zamanda ENKS üyesidir. Yani herkes bu kantonların PYD yönetiminde olduğunu sanıyor; ama PYD de sadece bir siyasi partidir. Cizîr Kantonu, bütün halkların ve toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla inşa edildi. 4 ay sonra da zaten seçimlere gidiyoruz. Bu seçimler de şeffaf olacaktır. Uluslararası kamuoyu gelip seçimleri izleyebilir. Demokratik bir yönetim içinde, 10 Kürt, 10 Arap, 10 Süryani ve 5 bağımsız kotası uygulanacak. Bunlar kültürleri, farklılıkları temsil etmek için yönetime katılacaklar; kalan üyeler ise siyasi partilerin sandıklardan çıkan oylarına göre şekillenecek."

Toplumsal ekonomi
Toplumsal ekonomi modelini tercih edeceklerini; yani sermayenin topluma yayılmasını önemsediklerini kaydeden Abdullah, "Ekonomi modeli, topluma hizmet edecek bir model olmalı. Bunlar da projelerle oluşacaktır. Bu alanda bazı projelerimiz de var. Fakat gerçekleştirebilmek için bazı teknik imkanlara ve malzemeye ihtiyaç duyuyoruz. Bu ihtiyaçlarımızı da kapılar kapalı olduğu için çözemiyoruz. Beri yandan, 5 zengin bir araya gelip proje üretebilir; ama biz bunu istemiyoruz. Biz 5 kişidense 50 kişinin proje üretmesini isteriz. Aynı şekilde tarım ve hayvancılığı da geliştirmek istiyoruz. Her bölge, ihtiyacı doğrultusunda üretim yapacak" dedi.



BERZAN AMED AYKAÇ/ANKARA