Abya Yala’dan Kürdistan’a direniş hattı

Kadın Haberleri —

“Kadınlar Geleceği Örüyor” konferansı

“Kadınlar Geleceği Örüyor” konferansı

  • Abya Yala ve Kürdistan’dan kadınlar düzenledikleri konferansta küresel bir direniş ağı kurduklarını ilan etti: “Patriyarkal, sömürgeci, kapitalist ve soykırımcı savaşlara karşı kadınların küresel buluşmasına acil ihtiyaç var; Abya Yala-Kürdistan yolunu hızlandırıyoruz.”

“Kadınlar Geleceği Örüyor” ağı ile Abya Yala’daki kadın hareketlerinin ortak organizasyonuyla 11-15 Şubat tarihleri arasında Kolombiya’nın başkenti Bogota’da düzenlenen “Çiçekleneceğiz Çünkü Savaş Köklerimizi Yok Edemez” Konferansı tarihi bir buluşmayla sona erdi. Abya Yala kıtasının dört bir yanından yerli halklar, feminist kolektifler, sosyal hareketler ve konfederasyonlar ile Kürdistan, Avrupa, Türkiye, Kanada ve Avustralya’dan 400’ü aşkın delege, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından bir araya geldi. Konferans, sömürgecilik, ataerki, kapitalizm ve patriyarkanın yıkıcı politikalarına karşı kadın öncülüğünde alternatif bir yaşam sistemini tartıştı ve somut kararlara ulaştırdı.

Konferans boyunca delegeler, ekstraktivizmden militarizme, kadın cinayetlerinden toprak gasplarına uzanan saldırıların ortak karakterini deşifre etti. Yerli direnişleri ile Kürt kadın devriminin kesişim noktaları, demokratik konfederalizm perspektifi, ekolojik mücadele ve kadın özsavunması öne çıkan başlıklar oldu.

Bogota’daki buluşma, Abya Yala’dan Kürdistan’a uzanan geniş bir coğrafyada kadınların ortak bir mücadele zemini kurma iradesini ortaya koyarken, “Jin Jiyan Azadî” sloganı konferans boyunca en sık dile getirilen ortak ifade oldu.

Köklerimiz silinmez

11 Şubat akşamı Mapuche, Quechua, Lenka, Aymara ve diğer yerli halkların manevi önderlerinin gerçekleştirdiği ritüelle başlayan konferans, ulusal kıyafetler, mumlar, spiral dans ve renkli örgülerle zenginleşti. Kürt delegasyonu da dengbêj şarkıları ve gelenekleriyle ritüelde yer aldı. Sahneye çıkan kadınlar, Abya Yala’nın nehirlerinden Kürdistan’ın dağlarına uzanan direnişi selamladı.

Açılışın ardından okunan politik analizde, kapitalizm, emperyalizm, erkek egemenliği ve sömürgecilik “ortak düşman” olarak ilan edildi. Üçüncü Dünya Savaşı’nın Abya Yala’da madencilik ve mega projeler, Kürdistan’da ise militarizm ve özerklik inkârı üzerinden yürütüldüğü vurgulandı. Devletlerin (ne otoriter ne ilerici) çözüm olmadığı belirtilirken, kadınların beden, bakım emeği ve yaşam üzerinden hedef alındığı, ancak direnişin merkezi konumda olduğu ifade edildi.

Her oturumda farklı deneyimler

İlk oturumda “Abya Yala’daki sömürgeci politikalar ve toprak savunma mücadelesi” ele alındı. Kolektif direniş, duygularla örülü mücadele ve alternatif sistem inşası vurgulandı.

Gazeteci Dengir Güneş, yaptığı konuşmada Kürdistan’ın dört parçaya bölünmüş yapısına ve bu coğrafyalarda uzun yıllardır süren mücadeleye dikkat çekti. Dengir Güneş, “Kürdistan’ın dört parçaya ayrıldığı ve bütün bu coğrafyalarda uzun yıllardır bir mücadelenin sürdüğü bir gerçek. Biz var olma mücadelesi verdik. Direnişin hayatın kendisi olduğunu düşünüyoruz. İlk sloganımız ‘Ya zafer ya zafer’di” dedi.

KJAR temsilcisi Mariyam Fatihi ise İran ve Rojhilat’ta kadınlara yönelik baskıları anlattı. Jina Amini’nin katledilmesinin ardından gelişen “Jin Jiyan Azadî” isyanlarını hatırlatan Mariyam Fatihi, İran rejiminin kadın bedeni üzerinden sistematik bir tahakküm kurduğunu söyledi.

Üçüncü oturum “Direnişe Kadınların Rengini Katmak” yuvarlak masa formatında gerçekleşti. Kadın örgütlenmesi, demokratik konfederal ağlar ve özerklik prensipleri ele alındı.

Feministes Abya Yala üyesi Lolita Chavez, kadın ve doğa kırımının sistematik hale geldiğini belirterek Kürdistan mücadelesini selamladı.

Alternatif yerel meclisler inşa edilmeli

Oturumların son bölümünde kadın mücadelesinin temel prensipleri tartışıldı. Kolombiya’dan Julia Rodriguez meşru savunma hakkının önemini vurgularken, Meksika’dan Claudia Torres ülkede her gün ortalama 12 kadının öldürüldüğünü belirtti. 

TJA üyesi Jiyan Doğan, Kürdistan’da kadın mücadelesinin tarihsel sürekliliğine dikkat çekerek kadınların yaşamın her alanında örgütlendiğini söyledi. MODEP’ten Claudia ise erkek egemen sisteme karşı alternatif yerel meclisler inşa etme çağrısı yaptı.

Tarihi buluşma sona erdi

Haiti, Kolombiya, Ekvador, Meksika, Wallmapu, Qullasuyo marka, Şili ve Kürdistan’dan yüzlerce kadının katıldığı konferansın sonunda yayımlanan deklarasyonda, savaşa, soykırıma, kapitalizme ve patriyarkaya karşı uluslararası bir mücadele ağı örüldüğü ilan edildi.

Konferans boyunca kadınlar; sağlık, eğitim, özsavunma, demokratik konfederalizm, ekonomi ve kültür başlıklarında deneyimlerini paylaştı. Deklarasyonda özellikle Filistin, Rojava ve Kolombiya’daki saldırılara dikkat çekilerek, küresel bir kadın eylem günü düzenleme çağrısı yapıldı. “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla yayımlanan bildirgede, kadınlar uzun soluklu ve örgütlü bir mücadele hattı oluşturacaklarını vurguladı.

Sonuç deklarasyonu

* Patriyarkal, sömürgeci, kapitalist ve soykırımcı savaşlara karşı kadınların küresel buluşmasına acil ihtiyaç var; Abya Yala-Kürdistan yolunu hızlandırıyoruz.

* Filistin, Rojava, Kolombiya, Kongo ve diğer bölgelerdeki soykırımlara, emperyalist müdahalelere karşı enternasyonal dayanışma.

* Konfederalizmin güçlendirici rolü; atasal hafıza, jineolojî, beden-toprak özsavunması, komünal ekonomi ve kültür başlıklarında deneyim paylaşımı devam edecek.

* Rekabet yerine tamamlayıcılık; bilgi özgürleştirme; ölüm sistemine karşı alternatifler derinleştirilecek.

* “Kadınlar Geleceği Örüyor Ağı”nın “kalp grubu” ile yürüyüş sürdürülecek.

* Küresel kadın eylem günü çağrısı: “Wawalar savaş için değildir” demek üzere seferberlik.

* Konferans, Berta Cáceres, Sakine Cansız, Alina Sanchez, Rosa Luxemburg ve katledilen tüm kadınlara adandı.

Deklarasyon, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla sona erdi: “Çocuklarımızı her hafta öldürmelerini istemiyoruz ve buna asla rıza göstermiyoruz!”

HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.