
13 Ocak'ta 17 ilde 'KCK' adı altında yapılan eş zamanlı operasyonda BDP Eşbaşkan Yardımcısı Fatma Kurtulan ve DEHAP eski Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da bulunduğu 31 kişi tutuklandı. Öcalan'ın avukatlarıyla yaptıkları görüşme notlarını "okumak" ve" iletmek"ten suçlanan BDP'liler "örgüt üyeliği" ve "örgüt yöneticiliği" suçlamasıyla sorgulandı.
Yapılan ev baskınlarında, bilgisayar, dergi, kitap dışında BDP tarafından organize edilen eylem, toplantı, konferans gibi aktiviteler için tuttukları not defterlerine dahi "suç delili" kapsamında el konuldu. BDP'lilere çalışma arkadaşlarıyla yaptıkları telefon görüşmeleri ve yöneticiliğini yaptıkları BDP binalarına girişlerini belgeleyen fotoğraflar gösterilerek, "BDP'ye neden gidiyorsun, neden örgütlenme yapıyorsun" diye soruldu.
Açma, okuma yanarsın
BDP'li yönetici ve sendikacılar, kimi e-mail adreslerinden şahsi e-mail adreslerine Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın açıklamalarının yollanmasından sorgulandı. Adreslerine görüşme notları gönderilmeyenler de çalıştığı kurumun ADSL internet hattında sözü edilen mail adreslerinin açılmasından yola çıkılarak "tahminen" bu adresi açan kişi olabileceği öngörüsüyle tutuklandı.
İşini yapman suç
Parti içinde örgütlemeden sorumlu Eşbaşkan olan Kurtulan'a savcılık sorgusunda "neden örgütlenme yapıyorsun" diye soruldu. MYK toplantısından sonra "kendimi ihbar ediyorum" kampanyasıyla ilgili alınan kararları çalışma arkadaşlarına iletmekten de suçlanan Kurtulan'a yöneltilen suçlamalardan biri de Roboski katliamı sonrası BDP'nin aldığı eylemlilik kararlarını telefon ile çalışma arkadaşlarına iletmesi.
'Tahmini' tutuklandı
Tutuklanan bir çocuk annesi ve mali müşavirlik yapan BDP İstanbul İl yöneticisi Nazire Güneş'e ise, BDP tarafından düzenlenen basın açıklamalarına katıldığını gösteren fotoğraflar gösterilerek, akşamları İstanbul'da düzenlenen "korsan" gösterileri organize ettiği "tahminî" yürütülerek, suçlama yapıldığı öğrenildi. 2011 genel seçimlerinde Emek Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Kocaeli Bağımsız Milletvekili adayı Emrullah Bingül'e ise, katıldığı seçim etkinlerinde çekilmiş fotoğrafları "suç delili" kapsamına alınarak, dosyasına konulduğu öğrenildi.
Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Ankara Muhabiri Murat Çiftçi'ye ise, haber kaynakları ve haberle ilgili yaptığı telefon görüşmeleri dışında 2011 yılında Diyarbakır'da kutlanan Newroz etkinliğinde 3 arkadaşının Kürtlerin ulusal kıyafetleriyle çektikleri fotoğrafları "suç delili" olarak sunuldu. Çiftçi'nin bilgisayarından internetten indirdiği müzik videoları ve bu videolarda yer alan fotoğraflar gösterilerek, "bu fotoğrafları neden bilgisayarına yükledin" sorusu da yöneltildi.
Zorlama bir soruşturma
Müvekkillerine sorgu sırasında yöneltilen sorulara tepki gösteren avukatlar ise, gerçekleştirilen soruşturmanın zorlama olduğu ve aynı partide siyaset yürüten kişilere, "bu kişiyi nereden tanıyorsun" sorularının ne hukuka ne de mantığa uyduğunu belirtti. Müvekkillerinin hiç birinin sözü edilen mail adreslerini açtıklarının "somut delili" olmadığını vurgulayan avukatlar, herkesin şahsi mailine gelen mesajı açıp okuyacağını ve bunun suç kapsamında ele alınamayacağının altını çizdi. Bazı BDP'lilerin devam eden veya sonuçlanan davalarının mevcut soruşturma kapsamında tekrar sorulmasını hukuk dışı olarak değerlendiren avukatlar, ikinci bir yargılamanın olamayacağı ve mevcut soruşturmada delillerin zayıflığını gidermek için dosyaya konduğuna işaret etti.
DİHA/İSTANBUL