Son MGK toplantısında Türk devleti Kürtleri yine hedefine koydu. Bu kez sadece Kuzey Kürdistan değil, Rojava ve diğer parçalar da Türk devletinin hedefinde. Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde açılan Rojava temsilciliklerinin kapatılması için TC hamle yapacakmış.
MGK toplantısı sonrası havuz medyasında PKK'ye karşı yürütülen savaşta başka taktik kullanılacağını yazıp çizmeye başladı. "Terörü önleyici alanlarda savaş" diye adlandırılan bu savaş taktiğine göre Botan, Dersim, Serhat, Garzan ve Amed eyaletleri ile Kandil, Gare, Metina vb alanlara sürekli hava saldırıları düzenlenerek gerilla tamamen imha edilecek. Buna ek olarak da MHP'den AKP'ye geçiş yapan Tuğrul Türkeş de bölgede Kürt halkını kazanmak için görevlendirilecek. Hiç gülmeyin Tayyip Erdoğan'ın sarayındaki MGK toplantısında bu kararlar alınmış.
Artık Tayyip Erdoğan'ın akrabası olan Türk Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar da bu plana yatmış. Bu yılki Yüksek Askeri Şura'da yerini ve istediği ekibi garanti altına aldığını düşünen Hulisi Akar, savaşı faşist kadroları ile sürdüreceğini düşünüyor. TSK, AKP ve Tayyip Erdoğan'a göre Türk devleti savaşı kazanmış, şimdi de ortamı stabilize edecek adımlar atılıyor.
Tayyip Erdoğan siyaseti savaşla dizayn etmişti. 7 Haziran 2015'ten sonraki süreci tamamen savaşa göre şekillendirdi. Sonra savaş Tayyip Erdoğan'ın sarayının etrafını sardı. AKP içten kırılmalar yaşadı. Erdoğan bu kırılmayı gündemleştirmemek için sırtını Ergenekonculara dayadı. Asker, polis, ulusalcı faşistler ve AKP blok halinde Kürtlere saldırıyı tırmandırdı. Ama istedikleri sonucu alamadılar. Bunu Kürdistan'daki kitlesel halk eylemlerinde, 21 Mart 2016'da son HDP mitinglerinde rahatlıkla görebiliyoruz. Yakılan yıkılan kentler, katledilen siviller, ödenen bedeller Kürtlere direnişlerinden geri adım attıramadı.
Bakın Kürdistan'daki savaşın tarafı olan YJA Star Anakarargah Komutanı Delal Amed ANF'ye verdiği demeçte, AKP'nin savaş konseptini yorumladı ve şunları dedi:
"Önleyici savaşla kastedilen, gerilla gücümüzün hamlesel çıkışlarını engelleme, eylem yapmasının önüne geçme amaçlanmaktadır. Yani aktif eylem gücümüz olan gerilla gücümüzün imhası hedeflenmektedir. Geçmiş dönemlerde de Türk devlet güçleri, gerilla güçlerimizi bitirmek için gerek Kuzey alanlarında gerekse de Medya Savunma Alanlarında her türlü savaş yöntemlerini kullanarak imha konseptleri ve planlamaları uyguladı. Fakat hiçbirisinde sonuç alamadı aksine gerilla güçlerimiz gelişip, büyüyerek Kürdistan’ın her tarafında ve Türkiye kırsalında da yaygın örgütlenerek her yeri mücadele alanına dönüştürdü."
Dağdan gelen değerlendirme böyle. Ve gelişmelerin seyrine bakıyoruz, Tayyip Erdoğan, Hulisi Akar ve diğer güçleri doğrulayan bir durum sözkonusu değil. Ancak HPG ve YJA Star gerillalarının eylemleri yaygınlık kazanıyor. Etkili hal alıyor.
Delal Amed'in değerlendirmesinin sonundaki şu cümle ise çok dikkat çekici: Kuşkusuz Türk devleti bu savaşın faturasını Kürdistan halkımıza ve coğrafyamıza ödettirmeye çalışmaktadır. Ancak savaşın ulaştığı düzey Kürdistan sınırlarını aşmakta ve Türkiye coğrafyasında gerilla güçlerimizin gerek kırsal gerekse de şehirlerde devlet güçlerine karşı mücadeleyi sürdüreceği bir süreç olmaktadır. Türk devleti ve Erdoğan hükümeti şunu iyi bilmelidir ki, Kürdistan’da yaktığı ateş, harlanarak tüm Türkiye’yi de saracak boyuta ulaşacaktır.“
Sonuç olarak durum öyle Tayyip Erdoğan ve şürekasının dediği gibi olmuyor, olmayacak... Gelişmeler de gösteriyor ki savaş da sadece Kürdistan'da değil Türkiye kentlerine yayılacak.