
Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirilen toplantıya KESK, DİSK, TMMOB, TTB temsilcilerinin yanı sıra HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ ile parti yöneticileri, ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, EHP, DBP, Devrimci Parti, ESP, SYKP, Halkın Türkiye Kominist Partisi, YSGP gibi siyasi parti temsilcileri, HDK, Haziran Hareketi, Halkevleri gibi toplumsal tabanı geniş hareketin temsilcileri, İHD, THİV gibi insan hakları örgütleri, Alevi toplumunun çatı örgütü kabul edilen Alevi Bektaşi Federasyonu ile Hacı Bektaş-ı Veli Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri katıldı.
“Ne askeri darbe ne sivil darbe ne OHAL, acil demokrasi” pankartının açıldığı salonda ortak açıklamayı DİSK Genel Başkanı Kani Beko, yaptı. “Her türlü darbe, darbe girişimi ve antidemokratik uygulamaların karşısındayız” diyen Kani Beko, şunları söyledi:
* AKP bu darbe girişiminin karşısına demokrasinin ve evrensel insan hakları değerlerini savunarak çıkmamakta, aksine idam cezasının savunulması, işkencenin meşrulaştırılması, Meclis’in işlevsizleştirilmesi gibi darbecilerin hedef ve amaçlarıyla benzer bir yönelime girmektedir.
* Bakanlar Kurulu’nun OHAL ilanı, açık ki; sivil darbe ile Başkanlık sisteminin; ‘Başkomutanlık’ adı altında uygulanması, kurumsallaştırılması anlamına gelmektedir. OHAL ile Meclis tamamen devre dışı bırakılmış, hukuk askıya alınmıştır.
* Tüm söz, yetki ve karar KHK’lara dayanarak Cumhurbaşkanı’na verilmiştir.
* Anayasanın güvencesi altında altında olduğu belirtilen temel haklara rağmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi askıya alınmıştır.
AKP iktidarı bu yoldan derhal dönmesini isteyen Beko, demokratik geleceğin ancak hukukun ve adaletin, barışın ve birlikte yaşamın tesis edilmesine, laikliğin ve özgürlüklerinin geliştirilmesine bağlı olduğunu söyledi. Emek, barış ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi dışında hiçbir yolun Türkiye’yi içinde bulunduğu bu karanlık tablodan çıkaramayacağını kaydeden Beko, temel taleplerini de şu şekilde sıraladı:
* OHAL derhal kaldırılmalıdır.
* Darbeciler yargılanmalı, evrensel hukuk ve insan hakları gözardı edilmemeli. İşkence yasağı mutlaktır ve buna uyulmalıdır.
* İdam, demokratik bir talep değil insanlık suçudur.
* Sendikal hak ve özgürlükleri, toplantı, gösteri ve yürüyüş haklarını ortadan kaldıran uygulamalardan vazgeçilmelidir.
* Muhaliflerin tasfiyesinde vazgeçilmeli.
* Acil Demokrasi adımları atılmalıdır. Atılacak tüm adımlar ve çıkarılacak yasalar Meclis ve tüm toplum kesimleriyle paylaşılarak atılmalı, KHK’lara başvurulmamalıdır.
* Suriye’de izlenen savaş politikasından, cihatçı yapılanmalarla kurulan ilişkilerden vazgeçilmelidir.
* Provokasyonlara karşı acil önlemler alınmalıdır.
* Kürt sorunu nedeniyle yaşanan silahlı çatışmalara son verilmeli, barışçı ve demokratik çözüm için derhal adımlar atılmalıdır.