Açılım mı, kontrol stratejisi mi?

Forum Haberleri —

Erdoğan/Bahçeli/foto:AFP

Erdoğan/Bahçeli/foto:AFP

  • Kurulan denge şudur; seçmen davranışını etkilemek, devletin güçlü olduğu algısını diri tutmak ve aynı anda değişim beklentisini tamamen söndürmemek…

AZAD SEÇKİNÖZ

Bir valinin gözaltına alınması, ilk bakışta “hukuk herkes için geçerli” mesajı gibi sunuluyor ama Türkiye’de adalet tartışmalarının geldiği noktada, bu tür hamleleri sadece hukuk devleti refleksi olarak okumak saflık olur. Mesele, tekil olaylar değil, o olayların hangi bağlamda, hangi zamanlamayla ve hangi amaçla ortaya çıktığıdır.

Bugün ortaya konulan tablo, çelişkili ama bilinçli bir siyasi stratejiye işaret ediyor. Bir yanda “açılım”, “yumuşama”, “normalleşme” söylemleri; diğer yanda ise devletin sert yüzünü hatırlatan, yüksek profilli gözaltılar. Bu bir tesadüf değil, aksine iki farklı kitleye aynı anda mesaj verme çabasıdır. Mesaj açıktır: “Değişim var ama kontrol bizde. Açılım var ama sınırlarını biz çizeriz.”

Bu yaklaşım, gerçek bir demokratikleşmeden çok, yönetilen bir algı üretimine benziyor. Gerçek bir açılım, güç gösterisiyle değil, hukukun herkes için eşit, öngörülebilir ve sürekli işlemesiyle mümkün olur. Sorun da tam burada başlıyor. Eğer adalet, sadece dikkat çekici dosyalarda ve kritik dönemlerde görünür hale geliyorsa bu bir sistem değil, bir araçtır. Aynı şekilde, açılım söylemi de eğer yapısal değişim üretmiyorsa toplumsal bir dönüşüm değil, siyasi bir enstrüman olarak kalır.

Bu tür adımlar, adaletin tesisinden çok, güvenin yönetilmesine hizmet ediyor. Seçmen davranışını etkilemek, devletin güçlü olduğu algısını diri tutmak ve aynı anda değişim beklentisini tamamen söndürmemek… Kurulan denge tam olarak budur, ancak bu denge kırılgandır. Toplum, artık sembolik hamlelerle değil, tutarlı ve kalıcı uygulamalarla ikna oluyor. Bir gün “açılım” diyerek, ertesi gün güç gösterisi yapmak, kısa vadede işe yarasa da uzun vadede güveni aşındırır.

Ortada bir açılım sürecinden çok, kontrollü bir siyasal mühendislik vardır. Adalet ise bu denklemin merkezinde değil, çoğu zaman bir araç olarak konumlandırılıyor. Bir ülkede adalet araçsallaştığında, mesele doğrudan demokrasinin kendisi olur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.