Yemeklerde fare pisliği
Taleplerinin yerine getirilmediğini belirten tutsaklar, aksine ihlallerin daha da arttığına dikkat çekerek, "Keyfi olarak tutanak tutulması, 12-13 gün hepimize toplu hücre cezaları verilmesinden kaynaklı cezası biten arkadaşlarımız tahliye olamıyor. Sağlık sorunu olan arkadaşlarımız tedavi edilmiyor. Yemeklerimizde fare pisliği çıkıyor. Çoğu mektuplarımız kaybediliyor. Kapalı görüşlerde koğuş arkadaşının görüşçüsüyle konuşan Damla Nalçakan arkadaşımız hakkında tutanak tutulup ceza istendi. Haftalık telefon görüşmesi sırasında dayısının ses kaydı kendisine dinletilen Leyla Baran hakkında soruşturma başlatıldı" dedi. Haklarında verilen hücre cezaları için savunma yapma haklarının 'Tercüman olmadığı' gerekçesiyle engellendiğini işaret eden tutsaklar, savunma yapmadan ceza aldıklarını kaydetti.
Suç duyuruları aleyhte sonuçlanıyor
Hukuk dışı uygulamalara dikkat çeken tutsaklar, Melek Yeter adlı tutsağın ailesine, Yeter'in siyasi koğuştan ayrılıp başka bir koğuşa gitmesi konusunda baskı yapmalarını istediklerini belirtti. Cihan Öner adlı arkadaşımızın sevk dilekçesi ve evrakları idare tarafından bekletiliyor. Yaşadığımız tüm sorunlarla ilgili bulunduğumuz suç duyuruları istisnasız aleyhimize sonuçlanıyor. Cihan Öner'e ailesi tarafından Newroz alanında çekilen fotoğraflar 'sakıncalı' bulunarak verilmiyor" diye belirtti.
Tutsaklar, Kürt tarihini anlatan bir kitabın 'Sözde isyanları anlatıyor' gerekçesiyle verilmediğini ifade ederek, avukat görüşüne giden Sibel Mustafaoğlu adlı tutsağın da, mahkeme için hazırladığı savunmanın "İçeriğini anlamıyoruz. Türkçe yaz" diyerek avukata götürmesinin engellendiğini aktardı.
DİHA/İZMİR