ÖHD’nin açlık grevindeki tutsaklara ilişkin hak ihlali raporunu paylaştığı basın toplantısında konuşan Şevin Kaya, “Kişinin savunma hakkı bağlamında adil yargılanma hakkı ve manevi varlığını geliştirme hakkına açıkça aykırı olan bu tecrit uygulamasının bir an önce ortadan kaldırılması gerekmektedir” dedi.

 Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Hapishaneler Komisyonu, İç Anadolu Bölge cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve devam eden açlık grevlerine ilişkin rapor hazırladı. Rapor, Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna paylaşıldı. ÖHD adına açıklama yapan Şevin Kaya, hazırladıkları raporun özellikle açlık grevindeki tutukluların sorun ve ihtiyaçlarıyla diğer tutuklulara yönelik hak ihlallerinin tespitinden oluştuğunu söyledi.

Tutukluların beyanları üzerinden raporu açıkladıklarını dile getiren Kaya, 62 cezaevinde 320 civarında tutsağın açlık grevinde olduğunu hatırlattı.

Sağlık kontrollerinde sorunlar

 Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdüren tutuklulara dair konuşan Kaya, “26 Aralık 2018 tarihinden bu yana açlık grevinde olan 3 tutuklu kilo kaybı yaşanmış olup, baş ağrısı, halsizlik, mide krampları, sese hassasiyet gibi sağlık problemleriyle karşılaşılmaya başlamıştır. Bu süre zarfında mahpusların sağlık durumlarının ve yaşanabilecek tehlikelerin önceden öngörülebilmesi için kan ve idrar örneği alınması gerekliliği için idareye dilekçe yazılmış ancak buna ilişkin herhangi bir sonuç alınamamıştır” dedi.

Kirli su ve su kotası uygulaması

 Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bir süredir gündemde olmasına rağmen bir türlü çözülemeyen su kotası uygulamasına işaret eden Kaya, şöyle devam etti: “Günlük 30 litre sıcak su, 120 litre soğuk su verilmekte ise de  hapishanenin su tesisatı eski olduğu için borulardan akan suyun paslı ve kirli olduğu çeşitli başvurularda çokça dile getirilmiştir. Bu durum ise mahpusların temiz musluk suyuna erişim hakkını ihlal etmektedir. Musluktan akan su, kahverengi-kızıl renkli, yağlı, beklediğinde dibine kum biriken, kıyafetlerin rengini değiştirecek kadar yüksek oranda renkli akan, yoğun pas kokulu ve kirli olarak tariflenmektedir. Kota uygulaması nedeniyle sınırlı verilen suyun akıtılarak temizlenmesi de mümkün olmamaktadır. Mahpuslar kişisel temizlik, banyo, genel koğuş temizliği ve çamaşır yıkama suyunu bu kirli ve sağlığa zararlı su ile gerçekleştirmek zorunda kalmaktadır. Soruna dair kötü muamele nedeniyle suç duyurusu dâhil, ilgili kamu kurumlarına başvurular yapılmış, hapishane yönetimiyle görüşmeler gerçekleştirilmiş fakat henüz sorun çözülmemiştir. Mahpusların vücutlarında çeşitli hastalıklar meydana gelmiş, özellikle deride kızarıklık, kaşıntı, döküntü, sivilce, ciltte kuruma, idrar yolu enfeksiyonu, göz enfeksiyonu, gözlerinde bulanık görme, kaşınma ve kitle oluşması, saç-kaş-kirpik dökülmesi, kıyafetlerin yıpranması/yırtılması ve koğuşun pas kokması gibi olumsuz sonuçlarla karşılaşılmıştır.”

Açlık grevindeki tutsakların da kirli sudan kaynaklı sağlık sorunları yaşadıklarını belirten Kaya, eylemdeki kişilerin enfeksiyondan uzak tutulması çok önemliyken bu problemin onların faklı sağlık sorunlarına karşı savunmasız kıldığını aktardı.

Meyve çaylarının satışı durduruldu

Cezaevi idaresinin tutumunu da aktaran Kaya,”Açlık grevindeki mahpuslara greve başladıktan sonra ‘10 gün etkinliklerden uzaklaştırma disiplin cezası’ verilmiş, bu cezaya dair yapılan itirazların sonucu beklenmeden disiplin cezası uygulanmaya başlanmıştır. Açlık grevinin ilk günlerinden bu yana açlık grevindeki mahpuslar etkinliklere katılma ve sohbet hakkından faydalanamamaktadır. Ayrıca cezanın kesinleşmesi sonrası 10 gün daha uygulama yapılacağı bilgisine ulaşılmış olup, bu da mükerrer uygulama anlamına gelmektedir. Açlık grevindeki mahpuslar günlük iaşe olarak verilen tuz, şeker, karbonat ve kuşburnu çayı dışında, meyve suyu ve meyve çayları açlık grevleri başladığından bu yana kantinde satılmamaktadır. Açlık grevindeki mahpuslar, kantinden alamadıkları bu ihtiyaçlarını koğuşlarında bulunan diğer mahpusların daha önceden aldıkları sayesinde karşılayabilmektedir” şeklinde konuştu.

Kırıkkale F Tipi’nde baskı

 Kaya, Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde 26 Aralık’tan bu yana açlık grevini sürdüren 6 tutukluda kilo kaybı, baş ağrısı, halsizlik belirtileri görüldüğünü belirtti. Tutsakların kontrollerinin doktor yerine sağlık memuru tarafından yapıldığını ifade eden Kaya, şunları paylaştı: “Muayeneler ise koğuşlarının dışında, koridorda hijyenik olmayan koşullarda yapılıyor. Kantinde gıda maddeleri özellikle açlık grevindeki mahpusların tüketebilecekleri meyve suyu ve meyve çayları ya çok az ya da hiç bulunmamaktadır. Uzun süredir kantinde temizlik malzemesi satılmamaktadır. Açlık grevindeki ve diğer mahpuslar kıyafetlerini dahi el sabunu ile yıkamak zorunda bırakılmışlardır. 12 Şubat sabahı koğuşlarına baskın yapılarak radyolarının toplatıldığı, arama sırasında koğuşların dağıtıldığı belirtilmiştir. Açlık grevindeki mahpuslara disiplin soruşturması başlatıldığı gibi, sohbet ve etkinliklere katılma hakları da kullandırılmamaktadır. Her eylemciye ayrı ayrı cezalar verilmiştir. Bir mahpusa 2 kere 45 gün etkinliklerden uzaklaştırma cezası verilmiştir. Ayrıca mektuplar iletilmemektedir. Yine Açlık grevindeki mahpuslara B vitamini kompleksi uzun süre verilmemiş, ancak 20’li günlerden itibaren bir kısmına verilmeye başlanmıştır. İsmet Akın ve Davut Önder açlık grevinin bu aşamasında B vitamini kompleksi verilmediği için kullanamamakta, çok nadiren diğer açlık grevindeki mahpuslardan alarak kullanabilmekte fakat yeterli olmamaktadır.”

Kayseri’de hekim kontrolü olmadı

 Kayseri 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde  Özkan Kart, Bülent Öztürk, Mehmet Aydın Söğüt, Mehmet Nuri Tanış, Emrullah Abay’ın 5 Ocak 2019 tarihinden bu yana açlık grevini sürdürdüğünü aktaran Kaya, “Tutuklularda kilo kaybı, halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyonda güçlük belirtileri görülmüştür. Mahpuslara tuz, şeker ve limon hapishane idaresi tarafından verilmektedir. B vitamini kompleksi mahpuslara açlık grevinin 12’nci gününden bu yana verilmektedir. Yine o günden bu yana sağlık memurları tarafından kilo ve tansiyon kontrolleri yapılmaktadır. Açlık grevindeki mahpuslara bugüne kadar hekim kontrolü olmamıştır. Mahpusların hali hazırda kronik rahatsızlıkları bulunmamaktadır. Açlık grevine bağlı sağlık sorunları da henüz başlamamıştır. Açlık grevine başlayanlar hakkında hapishane idaresi tarafından disiplin soruşturması başlatılmış ve faaliyetlerden uzaklaştırma cezası verilmiştir. Koğuşların havalandırmalarının üstü hapishane idaresi tarafından tel örgülerle kaplanmıştır. Mahpusların hava alma ve güneş görme imkânlarının bulunduğu tek alan olan havalandırmanın üstündeki tel örgülerin, kar yağmasından kaynaklı üzerinde karlar buz tutmuş ve mahpuslar tamamen havasız kalmıştır. Tel örgülerin kaldırılmasını talep eden mahpuslardan 56 kişiye 1’er gün hücre cezası verilmiştir. Koğuşlara hapishane idaresi tarafından kamera yerleştirilmiş ve mahpuslar 24 saat idare tarafından gözlem altına alınmış durumdadır.”

Kayseri Kadın Cezaevi’nde de 6 tutuklunun açlık grevine başladığı ve bunlarda kilo kaybı, kalp çarpıntısı, eklem ve kas ağrıları, konsantrasyonda güçlük, baş dönmesi, baş ağrısı, uyuyamama belirtileri görüldüğünü aktaran Kaya, bugüne kadar hekim kontrolü olmadığını ekledi.

Tokat Cezaevi’nde 5 Ocak 2019 tarihinde Hasan Salık, Mehmet Emin Oğur, Önder Al ve Zeki Temel’in açlık grevine başladığını belirten Kaya, şöyle konuştu: “Hapishane idaresine dilekçeler vererek yorgun hissettiklerini belirten mahpuslar; koğuşlarda kilo ve tansiyon ölçümlerinin yapılmasını talep etmişler ise de idare tarafından revire gidilmesi gerektiği, koğuşlara gelinmeyeceği yönünde cevap verilerek talepler reddedilmiştir. Açlık grevindeki mahpuslara disiplin cezaları verilmiştir.”

Bayburt’ta B vitamini verilmiyor

 Kaya, Bayburt M Tipi Cezaevi’nde 5 Ocak’tan itibaren Delila Roj Ekmen, Fatma Yıldırım ve Sevgi Aka Gündüz’ün süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdürdüğünü belirterek, şu bilgileri verdi: “Açlık grevindeki mahpuslara B1 ve B12 kompleks vitamin verilmemektedir. Temmuz 2016’dan bu yana sosyal etkinlik ve spor faaliyetleri gerçekleştirilmemekte, süreli yayınlar verilmemektedir. Patnos Cezaevi’nden sevk edilen 8 erkek mahpusa bir ay önce Bayburt’a kabulleri sırasında çıplak arama yapılmak istenmiş fakat mahpusların çıplak aramayı kabul etmemesi nedeniyle kötü muamele uygulanmıştır.”

 İdare görüşmeyi kabul etmedi

 Eskişehir H Tipi Cezaevi’nde 20 Ocak’tan bu yana Cihan Alkan, Davut Barin, Mustafa Filitoğlu’nun eyleme dahil olduğunu aktaran Kaya, “Mahpuslarla görüşme sonrası, komisyonumuz avukatları açlık grevinde olan mahpuslara uygulanan tecridin kaldırılması için hapishane idaresiyle görüşmek istemişse de bu talep reddedilmiştir” dedi.

Çankırı E Tipi’nde karbonat yok

Çankırı E Tipi Kapalı Cezaevi’nde de Aziz Baday ve Ersin Sömer’in açlık grevi eylemini sürdürdüğünü belirten Kaya, şunları söyledi: “Her ikisinde de kilo kaybı yaşanmıştır. Tansiyon ölçümü en son 2 hafta önce yapılmış, karbonat talepleri hapishane kantininde bulunmadığı için karşılanmamıştır. Açlık grevindeki mahpuslara disiplin soruşturması açılmıştır.”