Açlık grevine 15 kez katılan var

14 Temmuz 2021 Çarşamba - 11:23

  • Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Muhammed İnal, bazı tutsakların 230 gün içinde 15 kez açlık grevine katıldığını belirterek, "Mesele ölüme hazırlıksa herkes hazır. 14 Temmuz direnişçilerinin yolunda yürüyeceğiz. Kimsenin kuşkusu olmasın" dedi.

Açlık grevinin dönüşümlü olmasının yanıltıcı sonuçlarına dikkat çeken Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Muhammed İnal, şuna dikkat çekti: "5 günde bir, bir grup arkadaş açlık grevine giriyor. Ayda bir, tüm arkadaşlar eyleme katılmış oluyor. Bazı arkadaşlar 10, bazıları 15 defa açlık grevine girmiş durumda. Sağlık sorunları bakımından bazıları ölümcül düzeye gelmiş."

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle 27 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi, 230. gününde devam ediyor. Tutsakların, 46. grubun devraldığı açlık greviyle ilgili açıklamasına göre bugünden itibaren 5 günlük yerine 15’er günlük dönüşüme geçiliyor. Aynı amaçla Mexmûr Şehit Aileleri Derneği’nde 209, Yunanistan’ın Lavrio Kampı’nda ise 192 gündür açlık grevi yapılıyor. Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Muhammed İnal, ailesi aracılığıyla açlık grevlerine ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu. 

Toplu direniş olmalı

Cezaevinde direnişin sürdüğünü, talepleri kabul edilmediği için 5 günlük açlık grevinin bir üst düzeye çıktığını ifade eden İnal, "Bizim açımızdan elbette zindanlar direnecek, tüm rol ve görevini yerine getirecek. Ancak gençlerimiz, halkımız çok iyi bilmeli ki; bu savaş genel bir savaştır. Hala Önderliğimiz onların elinde. Her yönüyle bize de saldırıyorlar. Geçtiğimiz gün seydalarımıza, melelerimize saldırdılar. İbadetimiz bile yasaktır. Varlığımız, ulusal kimliğimiz her yönüyle tehdit altında. Bu nedenle toplu bir direniş olmalı” dedi. 
Herkesin rolünü oynaması gerektiğine işaret eden İnal, “Son nefesimize kadar direniş sürecek. Halkımız tüm yönleriyle; sokakta, şehirde, köyde direnmezse bu vahşi düşman saldırılarını daha da arttıracaktır” ifadelerini kullandı.

Özgürlük bedel istiyor

“Mesele eğer ölüme hazırlıksa, herkes ölüme hazırdır" diyen İnal, şöyle devam etti: "Ancak biz artık izleyici düzeyinden, statüsünden vazgeçmeliyiz. Eğer namusumuza, şerefimize sahip çıkmazsak bilelim ki özgürlük de zafer de gelmez! Qazi Mihemed’in de dediği gibi nasıl ki bir çiçek yaşamak için su istiyorsa özgürlük de bedel istiyor! Elbette Kürdistan’ın dört bir tarafında amansız bir direniş var, ancak bilelim ki biz henüz o direniş düzeyinde değiliz. Ağır bir süreç var. Direnişimiz de bu düzeyde olmalı.” 

Kimsenin kuşkusu olmasın

Direnişlerinin süreceğinin altını çizen İnal, 14 Temmuz direnişçilerinin yolunda yürüyeceklerini belirterek, şunları kaydetti: "Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak biz de halkımızdan Cizre halk direniş ruhunu göstermelerini bekliyoruz. Halkımızdan 1990’ların serhildanları, Newroz direnişi, öz yönetim direnişleri gibi bir direniş göstermelerini umut ediyoruz. İnanıyoruz ki her yönüyle de halkımız buna cevap olacaktır."

Bazıları ölümcül düzeye geldi

Cezaevinde açlık grevlerini 46. grup devralırken, tutsakların durumu hakkında bilgi veren İnal, şöyle devam etti: “46. grup açlık grevinde. 5 günde bir, bir grup arkadaş açlık grevine giriyor. Ayda bir, tüm arkadaşlar eyleme katılmış oluyor. Bazı arkadaşlar 10 defa greve girmiş. Bazı arkadaşlar 15 defa açlık grevine girmiş. İstesen de istemesen de bu arkadaşlardan sağlık sorunları bakımından bazıları ölümcül düzeye gelmiş. Birçok sorunla karşı karşıyayız. Arkadaşlarımız sürgün ediliyor. Odalarına baskınlar yapılıyor. Zulüm ve büyük bir işkence var. Bazı zindanlarda az bazılarında fazla ama tüm zindanlarda zulüm ve işkence sürüyor. Eğer dediğimiz gibi taleplerimiz karşılanmazsa direnişimiz daha üst düzeye çıkacaktır.”

Cezaevleri tecrit altında

Açlık grevi sürecinde cezaevindeki baskıların daha da arttığını belirten İnal, “Tüm zindandakiler üzerinde ağır bir tecrit uygulanıyor. Ailelerimizle-dışarıyla iletişim hakkımıza el konuluyor. Şu an ziyaretçilerimizle görüşemiyoruz. Kanundaki açık görüş hakkı da yasaklamış bulunuyor” dedi.

Görüşmeler kayıt altında

İnal, açık görüş izninin verileceğini ama görüşün yapıldığı masaya kamera ve bir gardiyan konulmasının şart koşulduğunu söyledi. Sohbet, spor haklarının olmadığını dile getiren İnal, mektuplarına ve rastgele yapılan aramalarda odalarındaki her şeye el konulduğunu ifade etti. Baskınlarda arkadaşlarına saldırıldığını kaydeden İnal, şunları dile getirdi: “Bazı arkadaşlarımız yaralanıyor. Bazı arkadaşlarımız ağır hasta düzeyinde. Neredeyse tüm zindanlarda arkadaşlarımız bir yıldan fazladır hastaneye götürülmüyor. Sağlık, güvenlik yönünde olumsuz bir durum da ortaya çıkarmakta.” 

Daha fazla sahiplenilmeli

Kişisel, fiziki sağlıkları üzerinde durmadıklarını, Kürdistan halkının özgürlüğüne, özgürlük ruhuna odaklandıklarını vurgulayan İnal, şunları ekledi: "Eğer özgürlük ruhu hasta düşerse fiziki sağlığımız yerinde olsa da pek bir şey olmaz. Kürtler için de dışarıdakiler için de esas ele alınması gereken budur. Bizim açımızdan fiziki sağlıktan önemlisi, direniş ruhunun sağlığı ile ilgilidir. Bu yönüyle değerlendirip sahip çıkmalıyız.”