9 Ocak 2013'de Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in Paris'te katledilmesi ardından suskunluğunu koruyan Fransa, Kürt halkının cinayetin faillerinin bulunmasına yönelik adalet arayışını yasakladı.

'Adalet istiyoruz', 'Suskunluğunuz ortaklığınızdan mı' sloganı ile düzenlenen eylemlerin 17 Şubat'tan bu yana yasak olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine Kürt kurumları Valilikle bir görüşme yaptılar. Ancak Fransız yetkilileri, her Çarşamba günü Kürdistan Kültür Sanat Akademisi önünden başlayan ve katliamın yaşandığı Kürdistan Enformasyon Bürosu önünde sona eren eylemle ilgili bu hafta yapılan izin başvurusunu “büro ve çevre sakinlerinin rahatsız olduğu” iddiasıyla reddetti. Fransız yetkililer bundan böyle de bina önünde eyleme izin verilmeyeceğini Kürdistan Kültür Sanat Akademisi yönetimine iletti.
Akademi yöneticilerinin yürüyüşün bir dernek aktivitesi olmadığı, Kürt halkının kendi iradesiyle gerçekleştirdiği demokratik bir eylem olduğu ve katliam aydınlatılana kadar bu eylemin devam edeceğini belirtmelerine rağmen Fransız yetkililer, özellikle büro önündeki oturma eylemine izin verilmeyeceğini belirtti. Kürtler, geçtiğimiz hafta eylemlerini valiliğin bu yasağına rağmen gerçekleştirmişti. Yine Kürt gençleri de hafta sonu 147 Nolu bina önünde yaptıkları eylemde polisin engelliyle karşılaşmıştı.
Paris'te yaşayan Kürtler, Kürdistan Enformasyon Bürosu önünde olacaklarını belirterek, yasak kararına karşı eylemlerini daha yükselteceklerini belirttiler.

Fransa sadece sustu
11 Ocak 2014'te katliamın birinci yıldönümü için onbinler Paris’e aktı. Ardından internet ortamında katil zanlısının ses kaydı, MIT’le ilişkili olduğuna dair belgeler yayınlanmaya başlandı. Bu gelişmeler karşısında da Fransız yetkilileri sessizliklerini bozmadı.  
Katliamın gerçekleştirildiği ilk günden itibaren Kürt halkının dile getirdiği adalet çağrısı karşısında Fransa susmayı tercih ederek, "İlgili birimlerimiz çalışıyor" açıklaması dışında katliamın aydınlatılmasına ilişkin hiçbir bilgi verilmedi. Fransa'nın sorumsuz yaklaşımına karşı Kürtler ve dostları bugüne kadar  İçişleri, Adalet Bakanlığı ve Başbakanlı'ğa ''Adalet istiyoruz'' talebiyle binlerce kart gönderdi. İlgili mercilerden sayısız kez randevu talebinde bulununan Kürt kurumlarının bu istemleri de her defasında reddedildi.  


SELMA AKKAYA/PARİS