Diyarbakır Tabip Odası(DTO) ise tutsaklarda nörolojik rahatsızlıkların oluşmaması için hastanedeki tedavinin, cezaevlerinde de uzman heyetler tarafından devam etmesi gerektiğini belirtti.
BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 68 gün sürdürdüğü açlık grevi eyleminin ardından, tutsakların sağlık durumlarını Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a sordu. Meclis Başkanlığı'na soru önergesi veren Buldan, Akdağ'ın şu sorulara yanıt vermesini istedi: "Açlık grevine katıldığı için tedavi edilmek üzere hastanelere kaldırılan tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır? Açlık grevi sonrasında kalıcı sağlık problemleri olan tutuklu ve hükümlü bulunmakta mıdır? Bu rahatsızlıklar nelerdir? Kalıcı sağlık problemlerinin yaşanmaması için ne gibi önlemler alınmıştır? Tutuklu ve hükümlülere hangi tedavi yöntemleri uygulanmıştır? Hastanede kalış süreleri kaç gündür?"

Tedavi hastanede bitmiyor

DTO Sekreteri aynı zamanda Cezaevi İzleme Komisyonu üyesi olan Dr. Cengiz Günay, uzun süreli açlık grevinde kalan tutsaklarda nörolojik hastalıkların yaşanmaması için uzun süreli ve uzman hekim eşliğinde gerçekleştirilecek tedavinin önemine vurgu yaptı. Dr. Günay, tutsakların durumunun bugün itibariyle genel olarak iyi olduğunu ancak kesin bir şey söylemek için 3 haftaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Diyarbakır E ve D Tipi Cezaevleri'nden Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan 49 tutsaktan 26'sının tedavisinin tamamlandığını ve cezaevine gönderildiklerini belirten Dr. Günay şunları belirtti: "Diyarbakır'da birçok uzmanlık alanından oluşan bir ekip tutsakların ilk muayenesini yaptı. Başlangıçta yaşanan kelepçe krizi Adalet ve Sağlık bakanlığı nezdindeki girişimler sonucu aşıldı. İlk 2 gün tutsaklara sadece damardan beslenme ve vitamin yüklemesi  yapıldı. İkinci gün ardından oral beslenme yani mamaya geçildi. Tutsaklarda nörolojik defisit beklemiyoruz. Ancak tabii bunu söylemek için biraz erken. 3 hafta daha takip ettikten sonra net bir şey söylenebilir. Cezaevindeki tutsaklar için de merkez konseyimizin oluşturduğu diyetisyenlerin de desteklediği programları cezaevindekilere verdik. Ancak bazı yerlerde bu diyetlere uyulmayıp farklı diyetler verildiğini de biliyoruz. Ancak Diyarbakır'da bu diyetlere uyulduğunu biliyoruz."

Bağımsız heyetler izlemeli

Tutsakların hastanelerdeki süreci oluşturdukları Kriz Masası ve Cezaevini İzleme Komitesi ile takip ettiklerini belirten Dr. Günay, tutsakların cezaevine döndükten sonra da durumlarının takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Cezaevi doktorlarının bu konuda desteğe ihtiyacı olduğunun altını çizen Dr. Günay, "Ama cezaevi doktorlarının da uzman desteğine ihtiyaçları var. Bununla ilgili de görüşmelerimiz oldu. Özellikle de başsavcılık ile görüştük. Bir durumda Tabip Odası'nın oluşturduğu bağımsız heyetin içeriye girip duruma müdahale etmesi gerekiyor. Bu noktada bir duruşumuz olacak. Uzman ekiplerin de takip etmesi gerekiyor. Çünkü hala nörolojik sıkıntılar ortaya çıkabilir. Eğer gerekirse her türlü desteği vereceğimizi söyledik. Bu süreci Sağlık Bakanlığı izleyeceğini söyledi. Bunun takipçisi olacağız" dedi.

Bingöl'de 4'üncü günde sevk

Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutsaklar ise açlık grevinin son bulmasından 4 gün sonra hastaneye götürüldü. Açlık grevindeki tutsaklar kelepçe ve ring aracıyla hastaneye götürülmeyi reddettiği için hastaneye götürülmemişti. İHD Bingöl Şube Başkanı Mehmet Can İnce, krizin ancak Çarşamba günü çözüldüğünü ve tutsakların hastaneye sevk edildiğini belirtti. Bingöl Devlet Hastanesi Başhekimi'nin verdiği bilgiye göre, 32 kişilik ilk grup hastanede tetkikleri yapıldıktan sonra cezaevine gönderildi. Perşembe günü ise 11 kişinin kontrolleri yapıldı. Tüm tutsakların durumunun iyi olduğu, hepsinin ağızdan gıda alabildiği, sadece Hanım Çeşme isimli tutsağın aşırı kilo kaybının olduğu, yapılan tetkiklerin sonucuna göre tedavisinin yapılacağı bildirildi.
Batman Bölge Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 14 tutsak ise tedavilerinin sona ermesi ardından dün Batman M Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

HABER MERKEZİ