
ABD'de birer gün arayla iki siyahinin polis tarafından öldürülmesini protesto etmek için Dallas'ta düzenlenen gösteriye keskin nişancılar ateş açtı.
Çarşamba akşamı yaşanan saldırıda iki keskin nişancının 11 polisi hedef aldığı belirtildi. Beş polisin hayatını kaybettiği saldırıda, altısının yaralandığı bildirildi. Bir sivil de bu esnada yaraladı.
Çatıdan ateş açtılar
Görgü tanıkları saldırının, kalabalığın dağılmaya başladığı esnada gerçekleştiğini söyledi. Bir görgü tanığı, "Kurşunlar çatıdan geldi" dedi.
3 kişi gözaltında
Dallas kentindeki Belo Garden Park’ta meydana gelen olayın ardından polis, üç şüphelinin gözaltına alındığını, silahlı bir kişinin de garajda sıkıştırıldığını bildirdi. Polis garajdaki şüphelinin bir tüfekle ateş açtığını ve "şehrin her yanına bomba yerleştirdiğini" iddia ettiğini söyledi. ABD medyası, saldırganın kendisini öldürdüğünü bildirirken, polis kaynakları ise baskıya girdiğimiz saatlerde henüz bu bilgiyi doğrulamamıştı.
Siyah Güç Örgütü üstlendi
Polisleri hedefleyen saldırıyı Siyah Güç Siyasi Örgütü isimli bir grup üstlendi. Grup Facebook hesabından yaptığı açıklamada, polislere yönelik saldırıları sürdüreceklerini belirterek, siyahilere ise şu çağrıyı yaptı: "Silahınızı alın ve baskıya karşı global mücadelemize katılın.“
2 siyahinin öldürülmesi fitili yaktı
Salı günü Afro-Amerikalı Alton Sterling'in, çarşamba günü de Philando Castile'nin polis kurşunuyla hayatını kaybetmesi protestoların fitilini yaktı. 32 yaşındaki Castile'nin Minnesota'da öldürüldüğü anları kameraya çeken kız arkadaşının internette paylaştığı video, milyonlarca kez izlendi ve büyük tepki çekti. Videoda, genç adamın polisin talebi üzerine ehliyetini almak için uzandığı sırada vurulduğu görülüyor.
Beş çocuk babası 37 yaşındaki Alton Sterling de Castile'den sadece bir gün önce polis tarafından öldürülmüştü. Louisiana'ya bağlı Baton Rouge'da meydana gelen cinayete ilişkin görüntülerde polisin siyahi adamı yere yatırarak, üst üste ateş açtığı görülüyor.
Protestolar tüm ülkeye yayıldı
Silahsız siyahilerin polislerce öldürülmesini protesto edenler, Dallas'ın yanı sıra, New York, Chicago ve Washington dahil birçok eyalette gösteri düzenledi.
Sırada hangimiz var?
Protestocular, polisin uyguladığı ırkçılığa tepki gösterdi, ellerinde tuttukları "Sırada hangimiz var?" ve "Tek suçumuz siyah olmak" yazılı pankartla slogan attı.
Olayın ardından Minnesota Valiliği önünde yapılan protestoya katılan Castile'nin kız arkadaşı Diamond 'Lavish' Reynolds cinayeti işleyen beyaz polisin hak ettiği cezayı alması için de sonuna kadar mücadele edeceğini söyledi.
Vali: Cinayetler ırkçı motivasyonlu
Minnesota Valisi Mark Dayton da cinayetin ardında ırkçı sebepler olduğunu belirterek "Sürücü ya da yolcu beyaz olsaydı bu olay gerçekleşir miydi? Sanmam. Yüzleşmek zorundayım, Minnesota olarak yüzleşme zorundayız. Bu tür ırkçılık hala aramızda" dedi.
HABER MERKEZİ
Polis en çok siyahileri öldürüyor!
ABD polisinin özellikle siyahileri hedef aldığı öldürme vakaları artık sistematik bir hal aldı. Sivillere yönelik şiddeti her geçen gün artıran ABD polisi, günde üçten fazla kişinin ölümüne neden oluyor. Büyük tepki toplayan son iki cinayet ile birlikte, ülkede 2016’da öldürülen sivil sayısı 561’e dayandı.
The Guardian gazetesi etnik köken, eyalet ve günlerine göre ABD polisinin sivillere yönelik şiddetini gösteren bir veri tabanı hazırladı. Bu verilere göre Amerikan polisi bu yılın ilk yarısında 561 kişiyi öldürdü. Öldürülenlerin etnik kökeni arasında 292 beyaz ilk sırada yer alırken 135 siyahi, 84 Latin, 51 diğer ırklar listede sıralandı. Polisin en çok kişiyi öldürdüğü yerler arasında Mexico başta gelirken, Colorado ve Georgia ikinci ve üçüncü sıraya yerleşti. Öldürülen her üç silahsız Amerikan vatandaşından birisi siyahiydi.
Geçen yıl 925 sivil öldürüldü
2015 yılında ABD polisi tarafından öldürülen Amerikan vatandaşların sayısı 925'ti. ABD vatandaşının kendi polisi tarafından öldürülmesi, terör saldırısında ölme riskinden 58 kat daha fazla.
Siyahilere yönelik polis şiddeti
ABD'de polisin siyahlara yönelik şiddeti devam eden bir sorun. Son iki yılda da çok sayıda sivil polis tarafından vurularak öldürüldü. Tüm bu cinayetlerin ortak özelliği ise vuranların beyaz polis; ölenlerin ise silahsız siyahiler olması. 2014 yılında siyahi Amerikalı Eric Garner 19 Temmuz'da New York'un Staten Island bölgesinde kaçak sigara sattığı iddiasıyla gözaltına alınırken, polis Daniel Pantaleo tarafından boğazı sıkılarak öldürülmüştü. Bir başka siyahi Amerikalı, 18 yaşındaki Michael Brown, 9 Ağustos'ta St. Louis'in Ferguson bölgesinde polis Darren Wilson tarafından öldürülmüştü. Kurulan jüri, polis memuru Wilson'un "kendisine verilen yetkiler dahilinde hareket ettiğine ve cezai yargılamaya gerek görülmediğine" karar vermişti. Bunun üzerine ülke çapında protesto gösterileri düzenlenmişti. 28 yaşındaki Akai Gurley, New York'un Brooklyn bölgesinde polis Peter Liang tarafından 20 Kasım gecesi vurulmuş, olayın kazayla olduğu öne sürülmüştü.
2 saniyede vurulmuştu!
22 Kasım 2014'te de Tamir Rice adlı 12 yaşındaki bir başka siyahi çocuk Cleveland'da parkta oyuncak silahla oynarken polis tarafından vurularak öldürülmüştü.
Polisler, çocuğun elindeki oyuncak tabancayı gerçek sandıklarını ileri sürmüşlerdi. Ancak video görüntülerinde polisin siyahi çocuğa hiçbir uyarı yapmayarak 2 saniye içinde ateş ettiklerinin ortaya çıkması cinayetin ırkçı saikle yapıldığını dair yorumları güçlendirmişti.
Cezasızlık öfkeye neden oluyor
Ancak 12 yaşındaki siyahi çocuğu oyun oynarken öldüren beyaz polis de dahil hiçbir polis işledikleri cinayetlerden dolayı ceza almadı.
Katil polislerin aklanması özellikle de siyahiler arasında büyük bir öfke ve tepkiyle karşılandı.
Katil polisleri durdurun
Polisin siyahlara yönelik artan şiddeti "Black Lives Matter" (Siyahların Hayatları Önemli) hareketini başlattı. Protestolarda "Hands up, dont shoot" (Eller yukarı, ateş etme), "Katil polisleri durdurun" ve "Sıradaki ben miyim?" sloganları atıldı.
Siyahiler adalet istiyor
Polislerin tüm bu cinayetleri ırkçı motivasyonla işlediğini vurgulayan mağdur aileler de "adalet" istediklerini belirtiyor.
Obama döneminde cinayetler arttı!
Son yıllarda yüzlerce siyahinin polis kurşunuyla öldürülmesi nedeniyle ABD Başkanı Barack Obama "kaygılanmayız" dedi. Ancak Obama da başkanlığı döneminde cinayetleri önlemek için gerekli adımları atmadı.
NATO zirvesi için geldiği Polonya'da yaptığı açıklamada Obama, tüm ABD'lilerin polis şiddeti karşısında öfke duyması gerektiğini çünkü bu şiddet olaylarının temelinde uzun yıllardır süren ırkçılık meselesinin yattığını söyledi. Obama polislere yönelik saldırıyı için ise 'Vahşi ve aşağılık bir eylem' dedi. Obama buna karşın polis teşkilatındaki reformların ise yavaş ilerlediği eleştirisinde bulundu.
Cezasızlık politikası sürüyor
Ancak ABD'nin ilk siyahi başkanı döneminde de polis cinayetlerini önlemek için gerekli yasal değişikliklerin hiçbiri yapılmadı ve cezasızlık politikası devam etti. ABD'deki araştırmalar polislerin benzer onlarca vakada hiçbir soruşturmaya tabi tutulmadığını ortaya koyuyor.
Adalet sisteminde siyahilere ayrımcılık yapıldığına, siyahileri vuran polislerin hem amirleri hem de yargı mensuplarınca korunduğuna dair sivil toplum örgütlerince ortaya çıkarılan pek çok veri de bunu doğruluyor.
Rusya: Irkçılık sorunu ciddiyetle ele alınmalı
Rusya Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Ombudsmanı Konstantin Dolgov da Dallas'taki trajik olayların çok sayıda siyahiyi öldüren ABD polisine ceza uygulanmamasının doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti.
Twitter hesabından açıklama yapan Dolgov, "Bu yeni şiddet patlaması, ABD hükümetini ülkedeki ırkçılık sorununu ciddi olarak ele almaya itmelidir" mesajını paylaştı.