Adıyaman’daki Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına ilişkin konuşan DAD Adıyaman Şube eşbaşkanı Celal Demirci, “Alevilerin köylerine barajlar yaparak yurttaşları Aydın’a göndermek istiyorlar. Bu, Alevileri Türkleştirme, Sünnileştirme çabasıdır. Bu politikalara karşı mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.

CEBRAİL ARSLAN-HÜSEYİN YAŞAR / PİRHA/ADIYAMAN

Adıyaman’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Belören beldesinde bulunan Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Abdullah Özbay, öğrencilere Menzil tarikatına bağlı Semerkand dergilerini okunması için dağıttı. Kız öğrencilerin erkek öğrencilerle konuşması yasaklandı. Beden eğitimi dersi ise kız öğrencilere tamamen yasaklandı. Bir yandan bu uygulamalara devam edilirken, bir yandan da Alevi köyleri barajlar ve HES’ler nedeniyle boşaltılmaya ve Adıyaman’daki Aleviler aydın’a sürülmek isteniyor. Adıyaman’da Alevilere yönelik gerçekleşen beyaz soykırım uygulamalarına ilişkin konuşan Demokratik Alevi Derneği Adıyaman Şube Eş Başkanı Celal Demirci, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

Baraj ve HES asimilasyon aracı

“Baraj ve HES projeleri, Alevileri asimilasyon politikasının en büyük aracı olarak Dersim, Adıyaman gibi birçok Alevi coğrafyasında hat safhaya ulaşmış durumda.

Maden sahaları ilan etme, acele kamulaştırma, baraj ve HES projeleri, Alevilerin arazilerini elinden alan, Alevileri toprağından çıkartıp zorla göç ettirmeye yönelik hiç durmadan devam eden devlet politikaları arasında yer alıyor.

Yüz yıllardır Alevileri asimile etmek isteyen egemen güçlerin yaptığı bu projelerden birisi de Adıyaman’da baraj yapılacak olan köylerde yaşayan yurttaşlara Aydın’da yer tahsis edilmesi.

Köylüler, baraj yapılması halinde Aydın’a gönderilerek Türk ve Sünni şehirlerde yaşamını sürdürmek zorunda kalacak hale getirilmek isteniyor.”

Barajlarla göçe zorluyorlar

Demirci, konuya ilişkin sözlerini şu şekilde sürdürüyor:

“Ben Adıyaman’daki bütün köyleri hemen hemen gezmişim, birkaç köy hariç, 900 küsür köydür. Hangi köyün Alevi, hangi köyün Sünni olduğunu ben de biliyorum, onlar benden daha iyi biliyorlar. Bu dönemde şunu da gördüm: Israrla bu dönem hazine arazileri satışa çıkarıldı, 2B arazileri satışa çıkarıldı ve Alevi köylerindeki hazine arazilerini Alevilere vermemek gibi zorlaştırıcı uygulama da var. İşte mermer ocakları açıldı, yüzlerce mermer ocağı ya da sahası belirlendi. Birçoğu çalışır duruma geçti, sular kirleniyor. Yapılan iki tane baraj var. Birkaç tane HES var, bu HES’lerle, barajlarla Alevi nüfusu yerinden sökülüyor ama sökülürken bu demografik yapıyı bozmamaya dönük herhangi bir tedbir yok. Mesela Pamukçayı Barajı dedikleri Gökçay’da kurulan baraj altında kalan köylere Aydın’da bir yer tahsis etmeyi düşünüyorlar. Yani Batı’ya gönderip Türkleştirmek, Sünnileştirmek gibi ısrarlı bir çaba var. İşte Gömükan Barajı yapılıyor burada. Tamamı Alevilerin köylerinden oluşan bir bölgede yapılıyor. Bu baraj sahasındaki köylülere de yakın civarda bir saha açılmıyor. Israrla bir taraftan Suriyeliler, Türkiye’ye taşınırken, bir taraftan kimlik, vatandaşlık veriliyor. Benzer bir uygulama Varto’da da var. Alparslan 1, 2, 3, 4, 5 barajlarıyla o bölge de boşaltılmaya çalışıyor.”

Ziyaretgahlarımızı ticarileştiriliyor

Alevi ziyaretgahlarının mesire alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Demirci, şöyle devam etti:

“Mahmud Ensari ziyareti var, Abuzer Gaffari ziyareti var. Gazihan dede-değiştirilmiş Gaziyan dededir özünde- Demir dede var. Buralar mesire alanlarına dönüştürülmüş, belediyenin koruduğu, parayla giriş yapılan yerlere dönüştürüldü. Aslında çocukluğumdan beri ben biliyorum. Kurbanlarımızı götürüp kestiğimiz, adaklarımızı adadığımız, duamızı yaptığımız, zaman zaman cemlerin de yapıldığı mekanlardı. Bizim Alevi gidiyordu. Sünni vatandaşlar da zaman içerisinde gitmeye başladılar buralara. Adıyaman’da Alevi ile Sünni iç içedir zaten. Köyler ayrıdır ama o köyler de yan yanadır. Yoğun bir ilişki içindeler. Hem ticari hem ekonomik, sosyal, siyasal ilişkiler var. Bir sorun da yaşanmadı Adıyaman’da buna ilişkin ama ısrarla Alevilere ait ne varsa ticarileştiren, yabancılaştıran, Alevi’yi oradan uzaklaştıran, orayı Alevinin yeri olmaktan çıkarmaya çalışan bir yaklaşım var.

Bir Zerban Ana ziyaretimiz var, 7 bin yıllık bir geçmişi var. Güzel de bir su var. Bölgedeki tek kadın ziyaretgah. Şimdi orada belediye bir çalışma yapmak istedi. Turizm Bakanlığı’nın projesi varmış. Bir çalışma yapılmasına izin verilmedi. Hala duruyor. Turizm Bakanlığı orayı neye dönüştürecek, bilmiyoruz. Herhalde çok da tutmayacağını düşündükleri için müdahale etmediler. Belediyenin bir çalışma yapmasına da izin verilmedi.

Ziyaretgahlarımız var Adıyaman’da. Bu ziyaretgahlar belediyenin mesire alanlarına dönüştürülüp paralı hale getirildi ve inanç merkezi olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor.”