Uluslararası Af Örgütü'nün her yıl dünya çapındaki insan hakları durumun mercek altına alındığı yıllık İnsan Hakları Raporu yayımlandı.Türkiye'ye geniş yer ayrılan raporda, Türkiye'de ifade özgürlüğünün ciddi bir şekilde ihlal edildiği, işkence ve kötü muamelenin de devam ettiği belirtilerek, Pozantı Cezaevi mağduru çocukların durumuna da dikkat çekildi. TMK'ye dayalı yargılamaların eleştirildiği raporda, "KCK davası" adı altında yargılanan Kürt gazetecilere de yer verildi.

Raporda, Türkiye'de insan haklarına yönelik tablo şöyle ifade edildi: "Sınırlı yasal reformlara rağmen ifade özgürlüğü kısıtlı kaldı. Polis barışçıl gösterileri dağıtmak için aşırı güç kullandı. Devlet görevlilerinin gerçekleştirdiği iddia edilen insan hakları ihlalleri ile ilgili soruşturmalar ve kovuşturmalar kusurluydu. Terörle Mücadele Yasası uyarınca adil olmayan yargılamalar devam etti. Bombalı saldırılar sivillerin yaşamına mal oldu. Vicdani ret hakkını tanıma ve cinsel yönelime ya da cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı yasa dışı ilan etme konularında hiçbir ilerleme kaydedilmedi. Türkiye'ye sığınan Suriyeli mülteci sayısı neredeyse 150.000'e ulaştı. Türkiye, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele etmek için daha güçlü yasal koruma yöntemleri benimsedi ancak var olan mekanizmalar iyi bir biçimde uygulanmadı. KCK'ye üye olduğu iddia edilen kişileri hedef alan büyük ölçekli davalar yıl boyunca devam etti.''
KCK üyeliği ile suçlanan 44 gazetecinin davasına da yer verilen raporda, gazetecilere yönelik baskılara da dikkat çekildi.

'İşkence sürüyor'

Af Örgütü raporunda gözaltında işkence ve kötü muamelenin devam ettiği belirtilirken, Hükümetin söz verdiği polis şikayetleri prosedürü gibi diğer bağımsız mekanizmalar kurulmadığı, ulusal İnsan Hakları Kurumu'nun bağımsızlığının ise güvence altında olmadığı vurgulandı. Raporda, özel yetkili mahkemeler de şu ifadelerle eleştirildi: "Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'nde Terörle Mücadele Yasası kapsamında görülen davalar başta olmak üzere, adil olmayan yargılamalar devam etti. Sürüncemeli davalar sırasındaki duruşma öncesi uzun tutukluluk süreleri Temmuz ayında bu konuda kısıtlama getiren yasaya rağmen sorun olarak kalmaya devam etti."

Roboskî eleştirisi

Roboskî Katliamı'na da yer verilen raporda, katliam ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmemesi eleştirilerek, "Şırnak'a bağlı Irak sınırındaki Uludere/Qileban ilçesinin Aralık 2011'de silahlı kuvvetler tarafından bombalanması ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmedi. Silahlı kuvvetler PKK üyelerini hedef aldığını iddia etti, ancak 34 köylüyü öldürdü. Savcılar olayın hemen ardından olay yeri incelemesi yapmadı ve saldırıya şahit olanlarla görüşmedi" denildi. 

ANKARA