- 34.Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne katılan Kürtler, Rêber Apo’nun arkasında olduklarını ve şehitlerin mirasına sahip çıkarak mücadeleyi daha da büyütecekleri sözünü verdi.
- Rêber Apo, Avrupa’da sürgünde yaşayan Kürtlerin topraklarına geri dönerek Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne katkıda bulunmalarının temel görev olduğunu vurgulayarak, “Önümüzde daha zorlu bir mücadele var” dedi.
- HSM Komutanlık üyesi Murat Karayılan, Kürdistani örgütlere, “Gelin ortak bir strateji oluşturalım ve bu tarihi, önemli süreci ulusal demokratik birlikle taçlandıralım” çağrısını yaptı.
ZAHİT EKİNCİ/FİLİZ ZEYREK/ARAT ARARAT
Almanya’nın Dortmund kentinde 34.Uluslararası Kürt Kültür Festivali düzenlendi. Kürdistan’ın dört parçasından Avrupa’ya sürgün edilen Kürtler, 5 Eylül Cumartesi günü boyunlarına kesk, sor û zer şallar dolayarak ve fistanlar giyerek sabahın ilk saatlerinde alanı doldurdu.
Bu yılki festival, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde şehit düşen gerillalara adandığı için önceki yıllara göre farklıydı. Bakur, Rojava, Avrupa ve Türkiye’nin farklı kentlerinde taziyelerin kurulmasıyla eşzamanlı olarak düzenlenen festival, şehitlerin yarattığı değerler ve miras üzerinden geleceği inşa etmeye adandı. Alana gelen herkes aynı bilinç ve duygusal yoğunluktaydı. 34.Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne katılanlar gazetemize konuştu:
Axîn Güler: Festivale Kassel şehrinden geliyorum ve stantta arkadaşlarımın yükünü hafifletmek istiyorum. Yaşanan bunca şehadetin sorumluluğunu bilerek ve yaşayarak Önderliğimizin atmış olduğu adımları ve süreci sahiplenmek gerekiyor. Tüm şehit ailelerine başsağlığı diliyorum.
Şeyhmus Akbaş: Ben de stantta arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Bir gün öncesinden gelerek hazırlıklarımızı yapıyoruz. Yoruluyoruz ama mücadele ve halka hizmet etme bilinci, tüm yorgunluğumuzu alıyor.
Simon: Ben Sol Parti’de aktif çalışma yürütüyorum. Arkadaşların önerisi ile geldim. Çok güzel sıcak bir ortam. Birlik var. Burada olmaktan mutluyum. İlk kez geliyorum. Kürtlerin bir araya gelip kültürlerine sahip çıkmaları önemli.
Şervan Akar: Kültürümüzü bir gün de olsa yaşamaya geldim. Türkülerimizi dinlemeye, halay çekmeye geldim. Hep birlikte bir gün geçirmeye geldim. Çok iyi bir ortam var. Umutlu güzel insanları bir arada görüyorum. Herkes samimi, arkadaşça. Kendi insanlarımın içinde olmak çok güzel.
***
Herkes katkıda bulunmalı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Dortmund’da düzenlenen 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne mesaj gönderdi. İmralı Sekretaryası Üyesi Veysi Aktaş’ın okuduğu mesajda Rêber Apo’nun “Yeni bir dönemin eşiğindeyiz” vurgusu öne çıktı.
Rêber Apo’nun mesajından öne çıkan başlıklar şöyle: “Sürgüne gönderilmiş ya da yasadışı ilan edilmişlerin topraklarına geri dönmesi, demokratik siyaset yapabilmesi ve kendi geleceğinin kurulmasına katılabilmesi önümüzdeki temel görevlerden biridir. Bunu özgürlükten vazgeçmek olarak görmek doğru değildir. Böyle bir yaklaşım, yaşanan tarihsel deneyimin ve bugün önümüzde duran ihtiyaçların doğru okunmadığını gösterir. Aksine, burada söz konusu olan, kendi tarihsel deneyimini değerlendiren, şiddet ve savaş yerine demokratik siyasetin gücünü esas alan barışçı bir dönüşümdür. Bundan sonra daha fazla siyasete, daha fazla örgütlenmeye ve daha güçlü bir demokratik mücadeleye ihtiyaç var.
Bugün Avrupa'daki gençlere, Türkiye ve Ortadoğu'daki bütün demokratik güçlere ve mücadele eden herkese söylenmesi gereken şey şudur; önümüzde daha kolay değil, daha zorlu bir mücadele var.
Demokratik mücadele alanı genişlemeli
Fakat bu mücadele artık esas olarak silahların değil; siyasetin, örgütlenmenin, kültürün, ekonominin ve toplumsal dayanışmanın mücadelesidir. Bir dönemi geride bırakırken demokratik mücadelenin alanı genişlemelidir. En güçlü savunma örgütlü toplumdur. Kendi sorunlarını çözebilen, kendi kurumlarını oluşturabilen, kendi kültürünü yaşatabilen ve demokratik siyaset yapabilen bir toplum, kendi geleceğini de daha güçlü biçimde savunabilir.
Avrupa dahil olmalı
Avrupa'nın bu sürece yalnızca dışarıdan bakan bir gözlemci olarak yaklaşmaması gerektiğine inanıyorum. Avrupa'nın tarihsel deneyimi, savaşların ve ulus-devlet merkezli çatışmaların ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Ama aynı tarih, farklı kimliklerin ve halkların demokratik hukuk içinde bir arada yaşayabileceği modellerin de mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Öncelikle güven yaratılmalıdır
Bugün ihtiyacımız olan şey halkların ve inançların birbirinden ayrılması değil; kendi özgürlüklerini ve kimliklerini koruyarak demokratik bir biçimde birlikte yaşayabilmeleridir. Geliştirdiğimiz sürecin niteliğine ve teorik boyutlarına dair elbette eleştiri ve itirazlar olabilir. Ancak bu durum yan yana gelmemizin ve omuz omuza mücadele yürütmemizin önünde bariyer oluşturmamalıdır. Eleştirilerle yeni dönenim eksikliklerini hep beraber tamamlayalım.
Bunun için öncelikle güven yaratılmalıdır. Güven olmadan hiçbir demokratik dönüşüm kalıcı hale gelemez. Bu nedenle siyasi ve hukuki düzenlemelerin geciktirilmemesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması ve sürecin bütün taraflarının kendisini güvende hissedebileceği koşulların oluşturulması gerekiyor.”
***
Ortak strateji şarttır
Halk Savunma Merkezi (HSM) Komutanlık üyesi Murat Karayılan, 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’ne gönderdiği görüntülü mesajda, festivalin şehitlere adandığına dikkat çekti. Rêber Apo’nun bu dönemi “bir mücadele dönemi” olarak tanımladığına işaret eden Karayılan, “Hepimiz bu dönemi bir mücadele süreci olarak ele almalıyız” dedi.
“Kürdistan özgürlük mücadelesinin başarıya ulaşması için 53 yıldır sağlam bir temel inşa edildi. Bunların hiçbiri kolay olmadı; emekle, fedakarlıkla ve direnişle gerçekleşti. Bütün halkımızın direnişiyle ve Avrupa'daki Kürtlerin emeğiyle bu kazanımlar gerçekleşti” diyen Karayılan, şu önemli vurguları yaptı:
“Bir halkın yok olmaması ve başarıya ulaşması için iki temel husus gereklidir; birincisi stratejiyi oluşturmak, yani stratejik liderlik, ikincisi ise kendi kahramanlarını yaratmaktır.
Kahramanlarını yaratmış, stratejisini oluşturmuş hiçbir toplum yenilmez. Bugün bu iki unsur da mevcuttur. Bizler Önder Apo'nun Kürt halkı için geliştirdiği perspektif doğrultusunda ve kahramanların oluşturduğu zemin üzerinde mücadeleyi daha da büyütebilir ve başarıya ulaştırabiliriz.
Kürdistani örgütlere çağrı
Bugün tüm dünyada ve özellikle Orta Doğu bölgesinde bir kriz, savaş ve önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Kürt halkı bölgede güçlü ve önemli bir halktır. Ancak şu anda stratejisiz ve dağınıktır. Bölgede bir irade olabilmesi, komşu halklar gibi kendi topraklarında özgürce yaşayabilmesi için kesinlikle ortak bir strateji sahibi olması ve birliğini sağlaması gerekmektedir. Bundan dolayı Önder Apo demokratik birliğin şart olduğunu belirtmektedir. Ben de Hareketimiz adına tüm Kürdistani örgütlere çağrıda bulunuyorum; Gelin ortak bir strateji oluşturalım ve bu tarihi, önemli süreci ulusal demokratik birlikle taçlandıralım. Bütün halkımızın beklentisi budur. Biz Hareket olarak bu konuda üzerimize düşen her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız.
Saygıdeğer yurtseverler, değerli halkımız, Avrupa'daki halkımız; Bugüne kadar mücadelemizde çok büyük emeğiniz oldu. Ancak bundan sonra daha fazla katılmalısınız. Bilinmelidir ki, Önder Apo bu yeni süreci başarılı olmamız ve kitlemizi daha da büyütmemiz için başlatmıştır. Bundan dolayı tüm halkımızın, özellikle de Avrupa'daki ve yurt dışındaki halkımızın bu yeni dönemde maddi ve manevi desteğini daha da güçlendirmesi gerekir. Mücadelemiz bu dönemden sonra daha da büyüyecektir.
Örgütlenin, mücadele yerinizi alın
Sizler Avrupa ve tüm dünyada Önder Apo'nun fikir ve felsefesinin öncüsü olabilir, onu her yerde temsil edebilirsiniz. Ancak bunun için önce kendinizi örgütlemeniz gerekir. Demokratik komünlerde kendinizi örgütleyin, irade haline gelin. Nerede olursanız olun; ama tek başınıza kalmayın. Örgütlenin, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yerinizi alın. Eğer böyle yaparsanız bu tarihi dönemde daha büyük bir rol oynayabilirsiniz.”