- Saksonya-Anhalt seçimleri, aşırı sağcı AfD için 'büyük zafer' Merz'in CDU'su için ağır hezimet oldu. AfD, BSW ile koalisyon ortaklığına hazırlanırken, büyük baskı altında olan Merz, partisi içinde kriz görüşmeleri yapıyor.
- Nazi rejiminin yıkılması, 1949'da Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulmasından yıllar sonra, ilk kez bir eyalette aşırı sağcı bir parti, hükümeti kurma yetkisini elde etti. Holoskost’tan kurtulan Yahudiler ise sonuçtan endişeli.
TİJDA YAĞMUR
Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde, 6 Eylül’de yapılan parlamento seçimleri ülkede siyasi dengeleri sarsacak bir tablo ortaya çıkardı. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 44,4’lük oy oranıyla açık ara birinci parti oldu ve bir eyalet seçiminde şimdiye kadarki en yüksek oy oranına ulaştı. Böylece 2021 seçimlerinde aldığı yüzde 20,8’lik oy oranını iki katından fazla artırdı. Bu sonuç, aşırı sağın yükselişinin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Ayrıca bugüne kadar Saksonya-Anhalt'ta bu kadar yüksek oy almayı başaran bir başka parti de olmadı.
Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokratlar (CDU) ise ağır bir seçim yenilgisi ile sarsıldı. Eyalet Başbakanı Sven Schulze’nin liderliğindeki CDU yüzde 18,4’te kaldı. 20 yılı aşkın bir süredir, farklı koalisyon ortakları ile iktidarın büyük ortağı olarak Saksonya-Anhalt eyaletini yöneten CDU, 2021 seçimlerinde eski Başbakan Reiner Haseloff döneminde yüzde 37,1 oy almıştı. Ancak bu seçimlerde çöktü. Oysa CDU lideri Merz, geçen sene Mayıs ayında başbakanlığı üstlenirken iddialı konuşmuş, AfD'yi zayıflatacaklarını söylemişti.
Üçüncü sırayı, yüzde 9,3 oy oranıyla Sosyal Demokrat Parti (SPD), dördüncü sırayı da yüzde 8,7 ile Yeşiller izledi. Her iki parti de 2021 seçimlerine kıyasla oylarını artırmış görünüyor. Sosyal Demokrat Parti, bir önceki seçimlerde yüzde 8,6 oy almıştı. Yeşiller Partisi ise 2021 seçimlerinde yüzde 5,9 oy oranıyla, yüzde 5'lik barajı kıl payı geçebilmişti. Oy oranı gerileyenler arasında yer alan Sol Parti (Die Linke) ise yüzde 8,6 oy oranıyla beşinci sırada yer alıyor.
BSW yeni ortak olabilir
Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) partisinin yüzde 5,3 ile barajı aşması ve beş sandalye kazanması olası koalisyon senaryolarını alt üst edebilir. Çünkü AfD’nin birinci parti çıkması hükümeti kurması için yeterli sandalye sayısına ulaştığı anlamına gelmiyor. Bu noktada BSW kilit bir faktör haline geldi.
BSW’nin başbakan adayı Claudia Wittig, AfD ile bazı konularda iş birliğine açık olduklarını belirterek, AfD’nin seçim başarısının ardından partinin hükümetten tamamen dışlanmasının demokratik olmayacağını savundu. Olası AfD ve BSW ortaklığında 44 sandalye mutlak çoğunluk elde edilmiş olacak.
AfD: Ülkede tarih yazdık
AfD, Saksonya-Anhalt'ın başkenti Magdeburg'deki seçim merkezinde, seçim sonuçlarının ekrana yansıtılmasıyla birlikte, galibiyetini kutladı. Almanya'nın ilk AfD'li eyalet başbakanı olmak için aylardır yoğun bir seçim kampanyası yürüten Saksonya-Anhalt'taki liste başı adayı Ulrich Siegmund'u ilk olarak, AfD Eşbaşkanları Tino Chrupalla ve Alice Weidel tebrik etti.
Siegmund, seçim sonucundan duyduğu memnuniyeti "Hedeflediğimizi başardık, bu ülkede tarih yazdık" sözleriyle dile getirirken, "seçmenlerin verdikleri oylarla, artık Almanya'da siyasi bir dönüşümün kaçınılmaz olduğu mesajını verdiklerini, bunun federal hükümetin görev yaptığı Berlin'e de verilmiş bir mesaj olduğunu" söyledi. "2026 vizyonumuz gerçek oldu" diyen Siegmund, "Ülkemizi geri alacağız. Ve buna Saksonya-Anhalt ile başlıyoruz" dedi. Bir hükümet kurulamaması durumunda yeniden seçime gidilmek zorunda kalınacağına işaret eden AfD'li siyasetçi, "O zaman yeniden seçim yapılır ve biz de yüzde 50 hatta 55 oy alırız" diyerek de meydan okudu.
AfD'nin Eşbaşkanı Alice Weidel ise "sansasyonel" ve "tarihi galibiyet" olarak nitelendirdiği seçim sonucunun şüpheye yer olmayacak kadar net olduğuna işaret ederek, seçmenin hükümeti kurma görevini AfD'ye verdiğini kaydetti. Aşırı sağcı partinin diğer Eşbaşkanı Chrupalla da "Ulrich Siegmund, Saksonya-Anhalt'in yeni başbakanı olacak" açıklamasını yaptı. Chrupalla, Almanya'nın CDU'lu Başbakanı Merz'in, AfD'yi zayıflatma iddiasıyla iktidara geldiğini anımsatarak, asıl kendilerinin CDU'nun oy oranlarını yarıya indirmeyi başardıklarını kaydetti. AfD, bu eyalette tek başına iktidara gelmesi durumunda, bu Almanya'nın yakın tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturacak.
Merz, Birliği batırdı
Seçim, Merz için önemli bir sınav niteliğindeydi. Kamuoyu araştırma şirketi Infratest dimap'ın yaptığı bir ankete göre, Merz'e verilen destek yüzde 9'a düştü. Seçim sonuçlarına ilişkin ilk değerlendirmeyi yalnızca birkaç haftadır görevde olan Genel Sekreter Franziska Hoppermann üstlendi. Hoppermann, "Bu bizim için her açıdan çok ağır bir sonuç ve Hristiyan Demokratlar olarak bizi de derinden etkiliyor" dedi. CDU Meclis Grup Başkanı Thorsten Frei ise sonuçları bir "dönüm noktası" olarak nitelendirdi.
Siyasi kulislerde, seçim hezimetinin CDU merkezinde deprem etkisi yarattığı, CDU lideri Merz'in koltuğunun sallantıda olduğu konuşuluyor. Saksonya-Anhalt Başbakanı ve CDU'nun seçimlerdeki liste başı adayı Sven Schulze, AfD'yi seçim başarısından ötürü tebrik etti. Schulze, "Demokrasi budur. CDU olarak seçim sonucuyla başa çıkacağız, başa çıkmak zorundayız" dedi. Seçim sonucundan Başbakan Merz'in de sorumlu olup olmadığı sorusuna Schulze, "Halk bize net bir mesaj gönderdi ve bu mesaj Saksonya-Anhalt'ın ötesine de uzanıyor" yanıtını vermekle yetindi.
Saksonya-Anhalt’ta neler oluyor?
Saksonya-Anhalt, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesinden önce Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde yer alan bir eyalet. Bu eyalet, Almanya'nın "yeni eyaletleri" ve "Doğu eyaletleri" olarak anılan beş eyaletinden biri. Yalnızca 2 milyon 120 bin nüfuslu bu eyaletin aslında siyasi ya da ekonomik bir ağırlığı bulunmuyor.
AfD adayı Ulrich Siegmund, seçmenlerine "Alman kültürüne yabancı" göçü durdurmayı vaat ederken, çalışmayan, entegre olmayan göçmenleri ülkelerine geri göndermek için bir "sınır dışı görev gücü" kuracaklarını söylüyor. Öte yandan, eyaletteki dışlanmış ve yoksulluk da aşırı sağcı partinin bu durumu kullanmasına gerekçe oldu. Yapılan bir kamuoyu anketine göre, AfD'ye oy verenlerin yüzde 65'i ekonomik durumlarının kötü olduğunu, yüzde 89'u ise alım gücünün olmadığını söylüyor. Ayrıca işçilerin yüzde 61'i AfD'ye oy verdi.
Baskıyı arttıracak
Siyaset bilimci Petra Dobner, Doğu ile Batı arasındaki farklılığın sadece devletler arasında değil, uluslararası toplumda da hissedildiğine dikkat çekti. ARD’ye konuşan Dobner, “Yaşam gerçeklikleri de farklıydı; kimileri seyahat edebiliyordu, kimileri edemiyordu. Siyasi ve toplumsal söylemde alt-üst ilişkisi vardı” dedi.
CDU’nun çöküşüne değinen Dobner, “İnsanlar sadece eyalet için oy vermekle kalmaz, aynı zamanda federal hükümete de bir mesaj vermek gerektiğini düşünür” ifadelerini kullandı. Dobner, şu uyarıyı yaptı: “AfD’nin ülkeyi ne ölçüde değiştirebileceği zamanla anlaşılacak. Önümüzdeki haftalarda ve aylarda kesinlikle bazı gelişmeler göreceğiz. Okullara, kültüre ve benzeri alanlara büyük bir baskı uygulanacak.”
***
Holoskost’tan kurtulanlar korkuyor
AfD’nin seçimleri kazanmasıyla kiliseler ve Yahudi örgütleri endişeli. Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, sonuçlar karışında dehşete düştüğünü söyledi. Konsey’in eski başkanı Charlotte Knobloch de ülkesini tanımadığını belirtti. “Almanya'da aşırı sağcıların bu şekilde yeniden seçimleri kazanması, en kötü kabuslarımda bile hayal edemeyeceğim bir şeydi” diyen 93 yaşındaki Knobloch, Holokost’tan kurtulanlardan.
ARD’ye konuşan Knobloch, “Bu sonuç “ülkemizdeki demokrasinin yapısının artık işlevini yerine getirmediğinin bir işaretidir ve bu beni korkutuyor.” Uluslararası Auschwitz Komitesi Başkanı Eva Umlauf da korkudan bahsetti. Münih’te konuşan 83 yaşındaki Auschwitz kurtulanı, bir Alman eyalet parlamentosunda bir kez daha aşırı sağcı bir partinin en güçlü grup olarak yer alacağını, “Holokost’tan kurtulanlar olarak bunun asla mümkün olabileceğini düşünmemiştik” dedi.
Protestan Eyalet Piskoposu Friedrich Kramer, “Bununla yüzleşmek zorunda kalacağız. Bu durum, toplumun derinliklerinde bir yarık olduğunu çok net bir şekilde gösteriyor” derken, Magdeburg Katolik Piskoposu Gerhard Feige ise önyargıların, ayrımcılığın ve kişisel çıkarların artmasına karşı uyarıda bulundu.
***
Siegmund’un neo-Nazi bağları
AfD’nin galibiyeti, partinin neo-Nazizmle işbirliği bağlarını bir kez daha gündeme getirdi. Bunun merkezinde ise daha önce Almanya dışında pek tanınmayan Ulrich Siegmund bulunuyor.
Siegmund, 35 yaşında. AfD’ye katılmadan önce CDU’nun gençlik kolunda beş yıl faaliyet gösterdi; 2014 yılında ise aşırı sağa geçti. 2016 yılında Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi’ne girdi ve Ağustos 2022’den bu yana eyalet meclisindeki AfD milletvekili grubunun eşbaşkanlığını yürütüyor. 2026 yılının başlarında, eyalet kongresinde yüzde 98,3 oy oranıyla parti başkanlığına seçildi.
Siegmund, Kasım 2023’te, Potsdam’daki bir otelde düzenlenen ve tesisin ana süiti kendisine ayrılmış olan Avrupa aşırı sağının gizli bir toplantısında konuşmacı olarak yer aldığında dikkat çekti. Orada, Avusturya Kimlikçi Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Avusturyalı ideolog Martin Sellner, “kitlesel sınır dışı etme” planını ortaya koydu. Siegmund toplantıda kentsel manzaranın “çok kısa bir süre içinde” değişmesi gerektiğini ve Saksonya-Anhalt’taki yabancıların hayatının “mümkün olduğunca tatsız” hale getirilmesi gerektiğini savundu.
Bu ifşa, Ocak 2024’te ona Eyalet Parlamentosu Sosyal İşler Komisyonu başkanlığınından ayrılmasına mal oldu. Siegmund görevinden üçte iki çoğunlukla uzaklaştırıldı. Ancak Siegmund, söylemlerinden ya da Sellner’den hiçbir zaman uzaklaşmadı. Siegmund’un parlamento grubundaki en yakın iki yardımcısı, 2009 yılında Almanya’da yasaklanan bir neo-Nazi gençlik örgütü olan Heimattreue Deutsche Jugend’den geliyor. Avukatı Laurens Nothdurft, bu örgütün ikinci federal lideriydi; Sözcüsü Patrick Harr ise aynı zamanda örgütün üyesiydi.
Araştırmacı yayın organı Correctiv, Siegmund’un siyasi formülünü “herkesin kendini özdeşleştirebileceği tamamen normal bir adam” olarak özetliyor; bu formül, daha sonra yavaş yavaş daha radikal bir söylemi ortaya koymak için kullanılıyor.