ZABEL MİRKAN

Adalet Bakanlığı raporlarına göre, Türkiye hapishanelerinde son 13 yılda 2 bin 300 tutsak yaşamını yitirdi. Mevcut durumda ise 620 hasta tutsak var ve bunların 200’ünün hayati tehlikesi bulunmakta. Covid-19 pandemisi sürecinde hasta tutsakların sayısı daha da arttı ve önlem alınmadığı takdirde birçok tutsağın hayati tehlikesi artacak.

Durumu ağır hasta tutsaklardan biri olan 67 yaşında İsmail Yılmaz, 28 Nisan günü geçirdiği beyin kanaması sonrası, tedavisi tamamlanmadan hapishaneye gönderildi. Kandıra 1 No’lu F tipi hapishanede kalan ve 16 yıldır tutuklu olan, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılan 67 yaşındaki İsmail Yılmaz, adeta ölüme terk edilmek istenmektedir.

İsmail Yılmaz; 28 Nisan tarihinde beyin kanaması geçirdiği için hastaneye kaldırılmış, bir gün sonra ameliyat edilmiş ve kafatasına bir dren takılmış; ancak İsmail Yılmaz’ın kalp rahatsızlığı, prostat, görme bozukluğu, yüksek tansiyon, sağ kolunda, elinde ve vücudunun farklı yerlerinde uyuşma gibi birçok kronik hastalıkları da mevcut. Günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayacak durumda değil.

Nüksederse yaşama şansı düşük!

Geçirdiği beyin kanaması sonrası Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırılan Yılmaz, 7 gün süren tedavi neticesinde tekrar hapishaneye gönderildi. Pandemi nedeniyle 14 gün karantinada kalma ihtimali söz konusuydu. Hastane ile yapılan görüşmelerde, raporlarında belirtilen hususlardan bu hastalığın tekrar etme ihtimalinin çok yüksek olduğu görülmüş. Hastalık nüksettiğinde Yılmaz’ın yaşama şansı ise çok düşük. Yılmaz’ın özel bakıma dahi ihtiyacı varken, hapishanede tek başına ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

16 yıldır tutsak

Babasının geçmişte gördüğü ağır işkencelerden dolayı başka hastalıkları olduğunu da belirten kızı Sevinç Yılmaz şunları belirtiyor: “Babam 66 yaşında. 16 yıldır tutuklu. Ağırlaştırılmış müebbet aldı. Kalp rahatsızlığı, prostat, görme bozukluğu, yüksek tansiyon gibi hastalıkları mevcut. Sağ kolunda, elinde ve vücudunun farklı yerlerinde uyuşma ortaya çıktı. Günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayacak durumda değil. Yurt dışında olduğumuz için biz de babamı ziyarete gelemiyoruz, salgın dolayısıyla uçuşlar kapalı. Aklımız hep babamda. Babam bir an önce tahliye edilmeli. Bundan sonra yaşanacaklardan cezaevi idaresi sorumlu olacaktır.”