Emine Ayna’dan nefretinin 7 sebebini açıkladıktan sonra, Ahmet Hakan’ın kesinlikle geri zekalı olmadığına inanıyorum.
Birinci nedeni:
Kürtler’in ava açık bir dünyada yaşamaya mecbur edilmesine ve özellikle de Türkiye tarafından "kettum" edilmesine "gık" demedi;
İkincisi:
"Rauf Denktaş / Mümtaz Soysal çizgisine bin selam sarkıtma mecburiyeti yok…
Emine Ayna yok..." dedikten sonra, kaçacak bir tünel bulamayacağını anlayacak kadar basiretli olduğundan;
Üçüncüsüne gelince:
Ahmet Türk'ten Şerafettin Elçi'ye "dava” uğruna çekmedik çile bırakmamış siyasiler" olarak tanımladıktan sonra, bu aziz Kürt şahsiyetlerini Emine Ayna’ya karşı "kalkan" etme alışkanlığını devam ettiren "rafine bir Türk evladı" olduğundan mı desem?...
Dürdüncüsü daha da önemli:
Dağa taşa tırnağıyla şekil verme çabasında oldukatan sonra, cilalı sözlerden sakınan;
Estetize edilmiş söylevleriyle, hileli virajlar kullanmaktan feragat eden;
"Karşıtlarına" hak ettikleri lütfu atfederek "empatik" davranan   Emine Ayna gibi Paris Komüncüleri’nin mirasının devamını kendisine görev bilen, cesur bir Kürt politikacısına hitap ederken, nezaket icabı ondan nefret ettiğini dünyaya ilan ettiğinden dolayı mı olsa gerek;
Daha daha önemlisi, beşincisi:
Kürtler’in mazlum görüntüsünü, yalvarışlarını, ağıtlarını kanıksamaya uyarlı hafızasını inatçı bir muhafazakar gibi kullanmaktan feragat etmediğinden;
Ve "Diyarbekir’de ağzını her" açandan nefret etmekle mükellef olmaktan bir türlü vazgeçmediğinden;
Belki de altıncısı:
Kin’in fiilen icra edilmesinden taraf olduğu;
"İntikam" söylevlerinin hükmettiği bir dünyaya karşı "söz" söylemekten sakındığı;
Türk’lerin Kürdistan’daki seferlerine (Operasyon mu diyorlar?) karşı duranların, edebi duruşlarında saklı sözlerini "kin…intikam…hırs" olarak tanımlayıp;
Kürtler’i, o eski hikayede: "konuşmayı bilmeyen, sopaya sarılan" tabloya sığdırmak için derin bir çaba içerisinde olduğundan mı desem;
Yedincisine gelince:
Bir milyona yakın düzenli ordusu olan, Kürdistan’a özgü "Özel Ordu" kurma hazılıkları yapan, Ölüm Mangaları'nın (JİTEM'in)  cinayet işledikleri Türkiye’de, Emine Ayna’yı: "sırtını silahlı bir güce" dayamakla tehdit etme nezaketi gösterdiği ve Ayna’yı bu "rafine" buluşuyla belki de yüzüncü kez olduğunu bilmeden yukardakilere "not" ettiği için olsa gerek;
Ve son sekizincisi:
Kürdistan taraftarlarını düşündüğü için;
Yani Emine Ayna’yı anımsadığı için;
Bir yerde, hedef göstererek, "düşman" olarak görse bile, kişilerin isimlerini kullanarak dile getirse bile, tüm bu isim ve betimlemelerin altındaki şifrenin Kürrdistan olduğunu bile bile onları anması, yani karşı taraftakileri yükseltmesinden dolyıdır ki, Ahmet Hakan’ın asla geri zekalı olduğunu düşünmedim, düşünmeyeceğim…
*
Not: Ahmet Hakan 21 Temmuz’da Emine Ayna’dan neden nefret ettiğinin 7 nedenini yazdı. İbreti alem için okunmasını dilemiyorum.