
Mersin'de ikamet eden ve 2006 yılından bu yana varlığını kanıtlamaya çalışan Ahmet Kösanoğlu (52) adlı yurttaşın başına gelenler, Aziz Nesin'in "Yaşar, ne yaşar ne yaşamaz" öyküsünü anımsatıyor. Kösanoğlu'nun varlık mücadelesi 1981 yılında İstanbul'da askerlik yaptığı sırada başlıyor. Henüz 3 aylık asker iken "PKK üyesi olmak" iddiasıyla gözaltına alınan Kösanoğlu daha sonra PKK ana davasında yargılanarak idam cezasına çarptırılıyor. 9 yıl Diyarbakır, bir yıl Antep ve 5 yıl da Amasya cezaevlerinde kaldıktan sonra çıkarılan af yasası ile cezası 15 yıla indirilen Kösanoğlu, 1996 yılında özgürlüğüne kavuşuvabiliyor.
Uzun süren tutukluluğu ardından Mersin'e yerleşen ve bir daha askere gitmeme kararı alan Kösanoğlu'nun bu kez de varlığını kanıtlama mücadelesi başlıyor. Evlenen ve 5 çocuğu olan Kösanoğlu, 2006 yılında en küçük çocuğuna kimlik çıkarmak için Mersin Nüfus Müdürlüğü'ne gittiğinde 2004 yılında vatandaşlıktan çıkarıldığını öğreniyor ve bu yüzden de herhangi bir işlem yapamıyor. Askerlik yapmadığı için vatandaşlıktan çıkarıldığını öğrenen Kösanoğlu, "Oysa ki ben 2004 yılından önce kimlik ve ehliyetimi almıştım. Fakat 2006 yılından sonra vatandaşlık numaram olmadığı için hiç bir işlem yapamıyordum'' dedi.
'Hiçbir yerde görünmüyorum'
Vatandaşlık numarası olmadığı için hiçbir şey yapamadığını, bu nedenle bir kez daha başvuru yapmak zorunda kaldığını söyleyen Kösanoğlu, kendisine bu sefer de "Sen başka bir ülkenin vatandaşı olmadığın için oturma izni veremeyiz" cevabı ile karşı karşıya kaldığını ifade etti. "Ben de 'Peki nereye gideyim? Yurtdışına çıkmam mı gerekiyor? Başka bir ülkenin vatandaşı mı olayım?'' şeklinde tepkisini dile getiren Kösanoğlu, ''Nereye gidersem gideyim bütün kapılar yüzüme kapanıyor. Çünkü vatandaşlığım yok ve ben Türkiye'de görünmüyorum. Aynı zamanda yokum ben. Dünyada vatandaşlığım olmadığı için, hiçbir yerde görünmüyorum" diye konuştu.
Vatansızlar servisi kabul etmedi
Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarından dolayı Kenan Evren'in yargılandığı davaya da müdahil olduğunu ve mağduriyetinden dolayı İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini belirten Kösanoğlu, Adli Tıp Kurumu'na gidiş gelişlerinin karşılanması için Mersin Cumhuriyet Savcısı tarafından bir hesap numarasının istendiğini, ancak vatandaşlık numarasının olmamasından dolayı kendisine hesap açılmadığını ifade etti. Bunun üzerine Mersin Nüfus Müdürlüğü'nün kendisini "vatansızlar" servisine gönderdiğini belirten Kösanoğlu, "Vatansızlar servisine gittim, Onlar da bana 'Sen hiçbir ülkeye giriş yapmadığın için sana oturma izni veremeyiz' dediler. Vatansızlar servisi bile beni kabul etmedi" dedi.
Vatandaşlığını tekrar alabilmek için İçişleri Bakanlığı'na ikinci kez başvurduğunu ve dosyasının hala bakanlıkta olduğunu söyleyen Kösanoğlu, Türkiye yasalarında 5 yıl kesintisiz Türkiye'de yaşayanlara dahi vatandaşlık verildiği halde vatandaşlığını geri alamadığını kaydetti.
'Suç işlersem Türkiye'deyim!'
Yıllardır aynı yerde ikamet ettiğini belirten Kösanoğlu, "Oturduğum yeri hiç değiştirmedim. Adresim aynı adres. Telefonlarım dinlendi. Aslında işlerine geldiğinde ben Türkiye'deyim. Herhangi bir suç işlediğimde ben Türkiye'deyim. Benimle ilgili benim zararıma olan bir durum olduğunda ben Türkiye'deyim; ama benim yararıma olan durumlarda ben Türkiye'de görünmüyorum" dedi.
MEHMET EMİN DEMİR / DİHA/MERSİN