Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Hasankeyf’in korunmasına ilişkin davayı reddetti. Kararla AİHM büyük bir kültürel, ekolojik ve sosyal yıkıma neden olacak olan Ilısu Projesi’ni durduracak sorumluluğu kendisinde görmeyerek, Hasankeyf ve bulunduğu Dicle Vadisi gibi üstün evrensel değere sahip alanları kurtaracak adımı atmaktan çekindi.

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Projesi tarafından su altında bırakılmayla karşı karşıya olan 12 bin yıllık antik kent Hasankeyf davasında AİHM kararını dün açıkladı. AİHM kendisini bireylerin kültürel mirasa erişim hakkı konusunda yetkili bulmadı ve beş arkeolog ve kültürel miras uzmanının başvurusunu reddetti. AİHM kararını yazılı bir açıklamayla kınayan Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, kararla Hasankeyf ve Dicle Vadisinde kırımın derinleşeceğini vurguladı.

Kültürel miras davalarına örnek olabilirdi

"AİHM sorumluluktan kaçıyor" denilen açıklamada şunlara değinildi: "Hasankeyf’in sular altında bırakılmaması yönünde geçici de olsa bir karar alınsaydı, bu yeni tartışmalar yaratacaktı ve Avrupa Konseyi üyelerini kültürel mirasa erişim konusunda adım atmaya zorlayacaktı. Bununla birlikte Türk hükümetini yüksek düzeyde çevresel ve sosyal standartları yerine getirmeye zorlayabilirdi. Yine başka kültürel miras davalarına da örnek olabilirdi. Bir bütünen yaşam, kültür, insanlık için ileriki kuşaklara umut verebilecek bir karar alınması mümkündü ancak bu önemli konuda fırsat bugün kaçırıldı. Halbuki bireylerin ve toplumların kültürel mirasa erişimin bir temel insan hakkı olduğunu belirten UNESCO konvansiyonu ve son yıllarda kabul edilen diğer uluslararası konvansiyonları temel alarak olumlu bir karar alabilirdi AİHM. 'Kalkınma ve enerji ihtiyacı' gibi sıradanlaşan ve baskılama aracı olarak kullanılan taleplerle insanlığın binlerce yılda biriktirdiklerini yok etme sürecinin sürmesine de, devam deniliyor aynı zamanda bu kararla."

Böylesi bir karar 13 yıl sonra alındı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi için yapılan tüm başvurulardan olumsuz sonuç alındığı belirtilen açıklamada, AİHM'in başvurudan 13 yıl sonra karar vermesine de tepki gösterildi: "Yine eleştirilmesi gereken bir nokta AİHM’in böylesi bir kararı 13 yıl sonra almasıdır. Ilısu Projesinin inşaatı son aşamasına geldikten sonra kararın alınması sadece ihmalkarlık mı yoksa bilinçli bir hesap mı? Türkiye’den onlarca sivil toplum kuruluşunun Hasankeyf ve Dicle Vadisinin içinde yaşayan 100 bin insanla birlikte neden korunması gerektiği yönde AİHM'e gönderilen argüman ve belgeler hiç okundu mu? Ayrıca Ilısu Projesinde son 20 yılda açılan tüm farklı davalardan Hasankeyf ve Dicle Vadisi için olumsuz sonuç aldığımızı da burda belirtelim."

Mücadeleye devam edeceğini duyuran Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, "Doğa ve kültürsüz yaşama asla hayır" dedi. 

 

 HABER MERKEZİ