
Alevilere dönük uygulamalarda ayrımcılık yapıldığı, eşit yurttaşlık kurallarının ihmal edildiği gerekçesiyle AİHM Büyük Dairesi’nde görülen duruşmada, Türkiye’de yaşayan Alevilerin tüm hakların yerine getirilmesi; cemevlerine yasal statü tanınması yönünde karar çıktı. AİHM, Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din özgürlüğü hakkını belirleyen 9’uncu ve ayrımcılığı yasaklayan 14’üncü maddelerinin açık ihlalini tespit etti. Cemevlerinin resmen ibadethane olarak tanınması istenen kararda, devletin dini alanda kamu hizmeti verme yükümlülüğü olmadığı ancak kamu hizmeti verilmesi durumunda bunun tüm dini grupları kapsaması gerektiği belirtildi. Karar, AİHM’nin 17 yargıçlı Büyük Dairesi tarafından alındığı için temyiz yolu kapalı.
İlk karar değil
202 Alevi yurttaş tarafından yapılan başvurunun sonucunda açılan davanın ilk duruşması Haziran 2015’te görülmüştü. Türkiye’de konuyla ilgili 11 yıl önce açılan davada iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından dosya 5 yıl önce AİHM’ye taşınmıştı. Uygulamalarda ayrımcılık yapılmakta olduğu, eşit vatandaşlık kurallarının ihlal edildiği, bütçeden Alevilere de pay ayrılması için AHİM’ye başvurulmuştu. AİHM 18 Aralık 2014’te aldığı bir karar ile davayı Büyük Daire’de tarafların katılımı ile görüşmeye karar verdi. Dava, 3 Haziran 2015 tarihinde Strasbourg’da Büyük Daire’de görülmeye başlamıştı.
AİHM, daha önce din dersi kitaplarında Alevi inancının gereği gibi yer almaması ve cemevlerinin elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenmemesi nedeniyle Türkiye’yi ‘Alevi vatandaşlara ayrımcılık’tan mahkum etmişti.
ANKARA/STRASBOURG