İsviçre Gündemi
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) insan yaşamının korunmasına ilişkin bir kaç alıntı.
„… çevresel tehlikelere karşı korunma: devletler kişilerin sağlığını korumak için gerekli her türlü tedbiri almalı ve her türlü çevresel tehlikeyi önlemelidir.“
„… iade ve sınırdışı: Mahkeme bir kişinin, diğer bir ükeye iadesi veya sınır dışı edilmesi sırasında kötü muameleyle karşılaşabileceği tehlikesi dolayısıyla Madde 3’ün ihlal edildiği kanaatine varabilir.“
„… mahkumları korumak: devletler cezaevlerinde bulunan kişilerin hayatlarını korumak için gerekli tedbirleri almalıdır.“
„Bir ülke kendisine yapılan iltica başvurusunu sonuçlandırmadan, bir kişiyi ikinci bir ülkeye iade edemez.“
İsviçre devleti açlık grevinde olan ve ölüm sınırına gelen Metin Aydın’ı Almanya’ya iade etti. Karar skandallarla dolu. Ne İsviçre yasaları, ne suçluların iadesi koşulları, ne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi.. hiç birine uymadı. Metin Aydın’ın „ölebileceği“ korkusu ve sorumluluğunu Almanya’ya atma telaşıyla iadeyi yüzüne gözüne bulaştırarak, skandallar zinciri içinde boğuldu.
Dava Anayasa Mahkemesi’ndeydi. Metin Aydın ölüm sınırında iken birden karar çıktı. Belliki mahkemeye elini çabuk tutması, Metin Aydın ölmeden karar verilmesi istenmişti. Hemen karar verildi. Aynı gün sabahın 7’sinde açlık grevindeki Aydın ölüm sınırında olduğuna bakılmaksızın, üstelik „seni Basel’a götürüyoruz“ yalanıyla ve üstelik avukatına hiç bir bilgi verilmeden Almanya’ya iade edildi.
Avukat Marchel Bossaned hala olayın şokunda. Yılların avukatı ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını, konuşacak durumda olmadığını söylüyor, ama bir kaç cümlesi her şeyi anlatmaya yetiyor.
„Avukatı olarak bana hiç bir bilgi verilmedi. Bu benim şahsımda hukuka saygısızlıktır. Hukuk kurallarını hiçe saymaktır. Metin Aydın’a yalan söylenerek „Basel“a sevki yapılacağı söylenmiştir. Bu ölüm sınırındaki Metin şahsında insan yaşamına saygısızlıktır.“
Biz de ekleyelim. Bu günlerce yürüyen, gösteri düzenleyen, imza kampanyaları sürdüren, Adalet bakanlığına başvuran Kürtlere de saygısızlıktı.
Bu dava AİHM’e gitmeli, ki gider, Metin Aydın davayı kazanabilir. İsviçre eleştiri alır, para ödeyebilir. Ya da kazanır vs.vs. Bütün bunları göze de almıştır.
İsviçre’den bu denli hukuksuzluğu beklemeyen, en karamsar haliyle ölüm sınırındaki bir Kürt gencinin hiç olmazsa sağlık durumu iyileştiğinde iade edebileceğini düşünen Kürtlerin yaşadığı şok, ülkeye, insan haklarına, İsviçre demokrasisine duyduğu güvensizliği nasıl tamir edecek?
İsviçre Metin Aydın’ı insan yaşamına saygıyı hiçe sayarak, hukuk kurallarını çiğneyerek, iltica başvurusunu yok sayarak iade etti, ama bu ülkedeki Kürtleri de kaybetti. Bu dava bitmedi, aksine büyüdü.
AİHS-Metin Aydın-skandal iade