Strasbourg’ta 14 direnişçi tam 50 günden beri süresiz dönüşümsüz açlık grevinde. Direnişçilerin aileleri, açlık grevinin yapıldığı yeri ziyaret etti. Eylemcilerden Mustafa Sarıkaya ise Öcalan’ın 20 yıllık esaretinin, Kürtler açısından bir ayıp olduğunu söyledi.

BARIŞ BALSEÇER /  STRASBOURG

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı Leyla Güven’in ardından Fransa’nın Strasbourg kentinde 14 eylemciyle başlayan süresiz dönüşümsüz açlık grevi bugün 50.gününde. Hafta sonu, açlık grevi direnişçilerinin aileleri ziyaret gerçekleştirdi.

Hafta sonunda onlarca Kürdistanlı Strasbourg’daki eylemcileri yalnız bırakmazken, Ayvaz Ece, Yüksel Koç, Kerem Solhan ve Ramazan İmir’in aileleri de Strasbourg’daydı. Ailelerin yanı sıra Almanya’nın Kehl, Heilbronn, Frankfurt ve Lübeck Halk Meclisi ve Kadın Meclisleri üyeleri Strasbourg eylemcilerini ziyaret etti.

Sürece sahip çıkmalıyız

Heilbronn Kürt Halk Meclisi’nden bir grubun gerçekleştirdiği ziyarette söz alan Halk Meclisi Eşbaşkanı Şevket Çelik, eylemcileri selamladı.  Çelik, eylemcilerin moral motivasyonlarının yüksek olduğunu belirtti. Bu durumun kendilerine moral verdiğini söyleyen Çelik, Kürt Halk Önderi üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kırılmasının Kürt halkının özgürlük mücadelesinin önünü açacağını dile getirdi. Şevket Çelik, Kürt halkının her yerde eyleme destek vermesi gerektiğini ifade ederek, eylemlerle sürece destek olma çağrısında bulundu.

Lübeck DKTM adına Alan Ferman ise Leyla Güven öncülüğünde süresiz–dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan dirençilerin kutsal bir mücadele verdiğini söyledi.  Öcalan üzerindeki tecridin kırılması için ortaya konan iradeye, Kürt halkının sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Ferman, tecridin kırılmasının tek yolunun Kürt halkının her yerde ortaya koyacağı direnişle mümkün olduğunu söyledi.

Zafer onları bekliyor

   

Rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan eylemcilerden Yüksel Koç’un eşi Gule Koç, tüm açlık grevi direnişçilerinin yanında oldukları mesajını verdi. Tecridi kırma amacıyla başlayan eylemin başarıya ulaşacağını dile getiren Koç, “Bizler de sesimizi yükseltmeliyiz. Evlerimizden çıkmalı ve direnenlere ses vermeliyiz. Büyük zafer onları bekliyor” diyerek, düşüncelerini dile getirdi.

Yüksel Koç’un kızı Dilan Koç ise babasının durumuyla ilgili kaygılı olduklarını dile getirdi. “Babam kadar diğer eylemcileri de düşünüyorum” diyen Koç, Leyla Güven ve Nasır Yağız’ın durumlarının daha büyük riskler taşıdığını belirtti. Koç, eylemlerin başarıya ulaşması için herkesin elinden geleni yapması gerektiği çağrısında bulundu.

Eylemcilerden Ayvaz Ece’nin ailesi de eylemcilere bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette söz alan Serpil Acar Ece, eşinin eyleminden ve kararlılığından gurur duyduğunu belirterek, Kürt Halk Önderi üzerindeki tecridin kırılması için herkesin sürece destek vermesi çağrısında bulundu.

   

20 yıllık esaret bizim ayıbımız

Ailelere ve ziyaretçilere hitaben söz alan eylemci Mustafa Sarıkaya ise direnişin sonuç almak üzere olduğunu vurgulayarak, Amed’de, Hewlêr’de, Strasbourg’da bedel vermeye hazır olduklarını dile getirdi. “Şu an kendimize Kürt’üz diyorsak bunu Önder Apo’ya borçluyuz” diyen Sarıkaya, 20 yıldır Öcalan’ın esir olduğunu ifade ederek, bunun kendileri için büyük bir ayıp olduğunu dile getirdi.

Kürt kadınının, direniş tarihindeki öncü rolüne atıfta bulunan Mustafa Sarıkaya, “Leyla Güven bir adım attı ve şimdi her tarafı sallıyor” diyerek, kadınların mücadelenin belirleyici gücü olduğunu yineledi. Sarıkaya, “bedeli ne olursa olsun” başarının kazanılacağını ve başarı için fedakarlığın şimdi yapılması gerektiğini söyledi.

AKP-MHP faşizminin en zayıf dönemini yaşadığını dile getiren Sarıkaya, iktidarın bir kişinin konuşmasına bile tahammülü kalmadığını sözlerine ekledi.

Erdoğan’ın sonu yakın

Akabinde eylemcilerden Mehmet Nimet Sevim yaptığı açıklamada halkın bulunduğu her alanda direnişe destek vermesi gerektiğini belirterek, tecridin ancak halkın örgütlü direnişiyle kırılabileceğini dile getirdi. Türk devletinin zayıflığına dikkat çeken Sevim, farklı çevrelerde Erdoğan’ın sonunun nasıl olacağına ilişkin tartışmaların başladığını, faşizmin yıkılma aşamasına geldiğini vurguladı.

Eylemciler Viyan Soran’ı andı

   

Öcalan’a yönelik uluslararası komployu protesto amacıyla 2 Şubat 2006 günü bedenini ateşe veren Viyan Soran, Strasbourg’da tecride karşı bedenlerini açlığa yatıran direnişçileri tarafından anıldı.

Viyan Soran’ın genç yaşta mücadeleye katıldığını söyleyen Başaran, Soran’ın çok kısa zamanda Öcalan’ın felsefesini kavrayarak, pratikleştirdiğini belirtti.

2004 yılının sonuna kadar PKK’yi tasfiye amaçlı ciddi yönelimlerin olduğunu hatırlatan Nurgül Başaran, “Viyan arkadaş bu tasfiyecilik sürecinde kadın duruşunu ortaya koyarak, Önderliğin yanında durarak ve Önderlik anlayışını yaşamsallaştırarak mücadele etti” diye konuştu.

Viyan Soran’ın yaşamı boyunca Öcalan’ı görmek ve Kuzey Kürdistan’a gitmek gibi iki amacının olduğu bilgisini paylaşan Başaran, sözlerine şöyle devam etti: “Fakat güvenlik sebeplerinden dolayı o dönem Kuzey’e gönderilmedi. O da mücadelesine Haftanin’de devam etti. Bu mücadelenin amacı o kadar büyük ki, ne kadar mücadele verirsek verelim, hala o amaca ulaşmak için çok çaba gerekli. Viyan Soran mektuplarında da belirtmişti. Önderlik üzerindeki tecridi kabullenemiyor ve ne olursa olsun bu sürece tanık olmak istemiyordu.”

Vicdani bir eylemdi

“Viyan Soran, Önderliğin esaretinin bir utanç olduğunu dile getiriyor ve ne olursa olsun bunun ortadan kaldırılması gerektiğini dile getiriyordu” diyen Nurgül Başaran, Viyan Soran’ın bu amaçla bedenini ateşe verdiğini vurguladı.

Anmada konuşan bir diğer eylemci Mohammed Ghaderi de, Viyan Soran’ın Öcalan’a yönelik uluslararası komploya karşı kesin duruşuna vurgu yaptı. Ghaderi, Viyan Soran’ın eyleminin bugün kendilerinin tecride karşı yürüttüğü direniş eylemiyle aynı amacı taşıdığını söyledi.

Eylemcilerin sağlık durumu ciddiyetini koruyor

Cuma günü akşama doğru rahatsızlanarak teşhis amaçlı hastaneye kaldırılan eylemcilerden Yüksel Koç ve Kerem Solhan’ın sağlık durumu ise ciddiyetini koruyor. Eylemcilerin sürekli olarak kontrollerini gerçekleştiren Dr. Fahrettin Gülşen, eylemcilerde bazı semptomların erken ortaya çıktığını belirterek, Yüksel Koç, Kerem Solhan ve Gülistan Çiya İke’nin sağlık durumlarının ani komplikasyonlara açık olduğunu belirterek, yüksek risk bulunduğunu dile getirdi.


 

Çocuk korosundan direnişçilere mini konser

http://anfabone.com/03.01.2019_Koma%20Heja%20%C3%87ocuk%20Korosu-Strasbourg-ziyaret_1.mp4 Fransa’ın Moselle iline bağlı Saint Avold şehrinde çalışmalarını sürdüren Koma Heja Çocuk Korosu üyeleri de Strasbourg’daydı. Çocuk korosu üyeleri, açlık grevindeki eylemcilere destek amacıyla Kürdistan devrim şarkılarını seslendirdi.