Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi önünde tutuklu yakınlarının başlattığı nöbet eyleminde saldırı sonucu gözaltına alınan 16 kişi serbest bırakıldı. Saatlerce polis aracında ve Emniyet’te ters kelepçe ile tutulan tutsak yakınları, doktor muayenesinde de ters kelepçeli halde sağlık kontrollerinin yapıldığını belirtti.

Tutsak aileleri, 9 Nisan’dan bu yana Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde başladıkları nöbet eyleminin 7. gününde polisin sert saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Polis, robokop ve TOMA’ların yanı sıra cezaevinden jandarmalar da takviye olarak saldırıya katıldı. Birçok kişinin darp edildiği eylemde aralarında siyasetçilerin de olduğu 16 kişi ters kelepçelendi, kafalarına basılarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyet’teki işlemlerinin ardından sağlık kontrolleri için Gebze Fatih Devlet Hastanesine götürülen 16 kişi serbest bırakıldı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gebze İlçe binasına geçen tutsak yakınları basın toplantısı düzenledi.

Ters kelepçeyle muayene

 Gözaltına alınanlar adına açıklama yapan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, 7 gündür nöbet eyleminde olan ailelerin Gebze Cezaevi önüne gelerek çocuklarına destek verdiğini hatırlattı. Demir, “Tam bir haftadır polis baskısıyla, gözaltıyla sindirmeye çalışıyorlar. Anneler kamuoyunda ses olmak ve duyarlılık oluşturmak amacıyla buraya gelip nöbet tutuyorlar” dedi. Kendileri de İstanbul’dan ve Gebze’den ailelere dayanışmak üzere geldiklerini belirten Demir, “Fakat ne yazık ki bugün de cezaevi önüne yaklaştırılmadan müdahale ile karşılaştık. Biber gazı, darp ve gözaltının olduğu bir müdahale gerçekleşti. Arkadaşlarımız yaklaşık 7 saat boyunca ters kelepçeyle gerek araçlarda ve ilçe emniyetinde, gerekse de darp raporu almaya gidince doktorun karşısına bile ters kelepçe ile çıkarıldık” şeklinde konuştu.

Her koşulda mücadeleye devam

 Hekimlerin duruma tepkisiz kalmasını eleştiren Demir, hekimlerin itiraz etmeyişi ve ters kelepçeyle kendilerini muayene etmesine karşı çıktıklarını kaydetti. “Ülkenin geldiği nokta budur” diyen Demir, şunları söyledi: “Sesini çıkarmak isteyen, kamuoyunda duyarlılık oluşturmak isteyen, açlık grevlerine ilişkin ses olmak isteyen devrimcilere demokratlara devletin bakış açısı aslında sağlık sektöründe çalışanlara da sirayet ettiğini, aynı bakış açısına sahip olduğunu gösteren çok belirgin bir örnektir. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kalkıncaya kadar cezaevlerinde açlık grevini sürdüren tutsak yoldaşlarımızın yanında olmaya, annelerin yanında olmaya, onlarla dayanışmaya her koşulda devam edeceğiz. Bir gün bu ülkeye özgürlük gelinceye kadar bu mücadelemiz devam edecek.”