İçişleri Bakanlığı'nın çatışmada yaşamını yitiren askerlerin tazminat paralarını ve kullanılan askeri malzemelerin bedelini HPG'lilerin ailelerinden almak için mahkemelere yaptığı başvurularda, mahkemeler skandal kararlara imza atıyor. Yaşamını yitiren HPG'lilerin, birinci dereceden yakınlarına açılan davalarda, ailelerin acılarına yeni acılar ekleniyor. Ancak benzer bir durumda 2009 yılında karara bağlanan bir davada, mahkeme İçişleri Bakanlığı'nı haksız bularak davanın reddine karar vermişti. Bakanlığın, Van'da, 29 Mayıs 2007 tarihinde, Muradiye ilçesinin Açıkyol mevkisinde çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren HPG'li Ayhan Örkmez (Serhıldan Pala), Tahir Oğuz (Tahir) ve Hakim Yıldız'ın (Tirej) aileleri hakkında Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı dava, 2009 yılında ailelerin lehine karara bağlandı. Karar, 2011 yılında Yargıtay tarafından da onaylandı. Mahkeme, "Zarara sebebiyet verenlerin reşit olduğu", "Çocukların ve aleyhlerine dava açılan anne ve babaların ekonomik-sosyal durumlarının düşük bulunduğu", "Davalılara zarara sebebiyet veren muristen intikal eden herhangi bir mal bulunmadığı" hükmüne vararak, davanın reddine karar vermişti. Emsal teşkil eden karara rağmen mahkemeler bunun aksine karar vermeye devam ediyor. Türkiye'deki hukuk sistemini ve HPG'lilerin ailelerine kesilen tazminat cezalarını Av. Cüneyt Caniş, değerlendirdi.

18 yaşını dolduran her bireyin kendi yaptığı fiilden sorumlu olduğunu dile getiren Caniş, şunları söyledi: "Adana, Mersin, Diyarbakır, Van gibi birçok ilde HPG'lilerin ailelerine açılan birçok davada eylemlerden sorumlu tutularak, ağır tazminat cezalarıyla cezalandırılıyorlar. Ailelere çocuklarından geçen herhangi bir mal varlığı olmamasına rağmen ailelerin mirasçı olması gerekçe gösterilerek, vahim kararlara imza atılıyor. HPG'lilerin ailelerinden tazminat istenmesi aslında ikinci kez ailelere mağdur etme ve travma yaşatma şeklini açığa çıkıyor."

Bağımsız ve tarafsız yargı yok

Mahkemelerin verdiği kararlarla, "Ben sizin çocuğunuzu öldürdüm, ama bunla yetinmiyorum size kan kusturacağım" demek istediğini söyleyen Caniş, "Bu kararlar toplumdan öç almanın devamı niteliğinde kararlardır. Bu kararlara karşı direk bir tutum sergilenmesi gerekiyor. Meclis'te bu konuda yasal düzenleme için çok acil çalışmanın başlatılması gerekiyor" dedi. Türkiye'de bağımsız ve tarafsız bir yargının olmadığını ifade eden Caniş, şu değerlendirmede bulundu: "Siyasal atmosferin öyle ya da böyle etkilediği yargıdan bahsediyoruz. Mahkemeler eksik kalmış öç alma meselesine girerek, denk kararlar verme gayreti içine giriyor."

Ailelerine tekrar tekrar acı

Şimdiye kadar Türkiye'de HPG'lilerin ailelerine açılan yüzlerce dava içerisinde sadece bir tanesinin ailenin lehine bağlandığını belirten Caniş, şunları ifade etti: "2008 yılında Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar yerinde ve olması gereken bir karardır. Mahkeme yaşamını yitiren HPG'linin 18 yaşını geçtiğini, ailelerinin yaşanan mağduriyetten sorumlu tutulamayacağını ve ailelerinden kendilerine kalan miras olmamasında kaynaklı reddetti. Yerel mahkemenin verdiği kararı, Yargıtay da onayladı. Bu nedenle mahkemelerin emsal olarak bu kararları örnek alması gerekiyor. Mevcut verdiği kararları gözden geçirip, reddetmesi gerekirken, birçok yerde haksız ve ailelerini tekrar tekrar acı çektirerek, malvarlığına da İçişleri Bakanlığı'nın talebi üzerine el konuluyor. Yargıtay'ın ret olarak verdiği bu emsal kararın mahkemelerce göz önüne alınması ve bu davaların hepsinin reddedilmesi gerekiyor."


HÜLYA EMEÇ/DİHA/VAN