İstanbul'da 2011 yılında 'KCK' adı altında gerçekleştirilen operasyon sonucu aralarında BDP'li siyasetçiler, insan hakları savunucuları, yazar, gazeteci ve akademisyenlerin de bulunduğu 118'si tutuklu 205 kişinin yargılandığı davanın 4'üncü duruşmasının 3'üncü oturumu iddianamenin okunmasıyla devam ediyor. Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde bulunan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmayı, yargılananların aileleri, BDP il, ilçe yöneticileri izledi. İddianamede, BDP Siyaset Akademisi'nde görülen "Meşru müdafaa", "Demokratik Konfederalizm", "Anayasal vatandaşlık tanımı", "İnsan hakları" ve "Devlet sistemleri" gibi konuların yeraldığı bölümler okundu. Okunan bölümler arasında Anayasal vatandaşlık tanımının yapıldığı bölümde yer alan, "Türkiye Türklerin değildir. Türkiye'de yaşayan tüm topluluklarındır. Bu anlamda Türkiye Türklerindir demek ayrılıkçı bir yaklaşımdır, oligarşik yapıyı destekliyor. Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye'de yaşayan her grubun kendi anadilini özgürce ifade edebilecek bir form istiyoruz. Bunun eğitiminden ta öğrenimine kadar" gibi konuşmaların savcılık tarafından kalın puntolarla belirgin hale getirilmesi dikkat çekti.
Davada insan hakları dersi
İddianamede insan haklarının anlatıldığı derslerde yer alan şu bölümler okundu: "İnsan hakları denilince din, dil, ulus, cinsiyet, etnik milliyetçilik yapılmayınca sadece insan oldukları için herkesin sahip olması gereken özgürlüklere tanınan güvenceler akla gelmektedir. Bireyin özgürce gelişebilmesi için bu haklar tescil edilmektedir. Yani Çin'de, Japonya'da, Afrika'da, Kürdistan'da nerede olursa olsun insan olmasından kaynaklı haklar ve özgürlükler bunlar. Düşünce inanç, ifade özgürlüğü, örgütlenme toplantı ve gösteri hakkı anadilde eğitim hakkı bu haklara birincil kuşak insan hakları deniliyor. Ekonomik ve sosyal içerikli olanlara ikincil kuşak insan hakları, hakların kültürel varlıklarını özgürce geliştirme yaşamlarını biçimlendirmeye üçüncü ve son kuşak insan hakları denilmekte. Bu haklar üç temel bölüme ayrılmaktadır."
Anlaşılamayan bölümler!
Okunan bölümlerde ara ara yapılan tartışmalar kayda alınmadığı için iddianamede, "Kalabalık gruptan aynı anda uğultu geldiğinden anlaşılamayan konuşmalar geliyor. Kürtçe olabilir" açıklaması yapılması dikkat çekti.
Duruşmaya verilen öğlen arasının ardından iddianamenin okunmasıyla devam edildi.
İSTANBUL