Avrupa Komisyonu'nun raporunda Türkiye’de nefret söyleminin son dönemlerde arttığı belirtildi. ECRI, devletin en üst kademelerinde görev yapan bazı siyasiler ve toplumda yakından tanınan ünlü şahsiyetlerin "giderek artan biçimde nefret söylemi yaydığı" görüşünde. Raporda "kaygı verici" olarak tanımlanan bu duruma örnek olarak Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in geçtiğimiz yıllarda TV ya da sosyal medyada kullandıkları bazı ifadeler gösterildi. Nefret söyleminin 2015 yılındaki seçim kampanyalarında "zirve yaptığı" ve bu tür söylemlerin “toplumda mevcut bölünmeleri daha da arttırdığı" not edildi.

Nefret suçu cezasız bırakılıyor

Nefret söyleminin medya aracılığıyla yayılan olumsuz etkisinin sosyal bütünlüğe zarar verdiği vurgulanan raporda şöyle dendi:"Bu retoriğe karşı resmi güçlü bir tepki yok. Birçok nefret konuşması cezasız bırakılıyor. Nefret söylemine karşı var olan yasaların korunmasız grupları susturmak için kullanıldığı sonucuna varmak mümkün. Birçok medya kurumu etik kurallarına uymuyor ve nefret söylemini yayıyor. Türkiye ırkçı ve homofobik şiddetle ilgili data toplamıyor."

Nefret söylemi ihbar edilmiyor

Rapora göre, Türkiye’de nefret söylemlerinin büyük çoğunluğu polis ya da yargıya ihbar edilmiyor, ihbar edilenlerin çoğunluğu cezalandırılmıyor.
ECRI, nefret söylemiyle etkin mücadele için öncelikli olarak siyasi liderlerin ve tüm seviyelerdeki resmi görevlilerin nefret söylemleri kullanmaktan vazgeçmeleri gerektiğini belirtti. Bu uyarı nefret söylemleri raporda yer alan Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı da kapsıyor.

Aleviler, Sünni İslam eğitime zorlanıyor

Komisyon ayrıca Türkiye’de dini eğitimde ayrımcılığın devam ettiği ve bu konuda birçok ihlalin bulunduğunu vurgularken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına karşı Alevilerin, Sünni İslam temelli dini eğitime zorlandığını belirtti.

LGBT’lere yönelik ayrımcılık sürüyor

Raporda Türkiye’den LGBT bireylere yönelik ayrımcılığın sürdüğüne de işaret edildi. Türkiye’nin bir eylem planı hazırlaması gerektiği de vurgulandı: "Ancak önde gelen siyasiler LGBT sorunlarına sempatik yaklaşmıyor."

Ankara'ya tavsiyeler

Raporda Ankara’ya bir dizi tavsiyede de bulunuldu. Bunlar arasında ayrımcılığın yasaklanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 12 numaralı protokolün onaylanması, ayrımcılıkla mücadeleyi kapsayan yasal mevzuatın ve İnsan Hakları Kurumu bağımsızlığının ECRI normlarıyla uyumlu hale getirilmesi de yer aldı.