Son iki yılda ölümler arttı
UNCHR’nin son raporuna göre, sadece 2014 yılında Akdeniz’de 3500 mülteci boğularak can verdi, 2015 yılında ise 3771 mülteci. 2016 yılının başından Mayıs sonuna kadar ise rakamlar büyük bir artış sergiledi.
Henüz yazın başı olmasına karşın şimdiye kadar 2814 mülteci Akdeniz’de yaşamını yitirdi. BM, yılın henüz ilk beş ayında ölü sayısının bu seviyeye ulaşmasının ürkütücü olduğunu ifade etti.
Yüzlerce kişiden umut kesildi
Geçtiğimiz hafta Akdeniz’de Girit açıklarında batan ve 320 kişinin kayıp olduğu teknede bulunan mültecilerden umudun kesildiği açıklandı. Raporda, hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun Afrika üzerinden İtalya’ya geçmek isteyenlerden oluştuğu ve faciaların önlenmesinin acil olarak ele alınmasının zorunlu olduğu belirtildi.
AB ve Türkiye trajediden sorumlu
Ölümlerin artmasında Ortadoğu ile Suriye'deki savaşın sona ermesi için çaba vermek yerine mültecileri engellemeye dönük politikalar izleyen Avrupa Birliği ile Türkiye'nin payı büyük. AB ile Türkiye, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun deyimiyle uzun bir 'Kayseri pazarlığı' sonucu mültecilerin Avrupa'ya gidişini önlemek gayesinde uzlaştı.
Anlaşma hukuka aykırı
BM, Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Doktorlar, Uluslararası Göç Örgütü gibi konuyla doğrudan ilgili örgütlerin hemen hemen tamamı anlaşmanın uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu açıkladı ve taraf olmayı reddetti.
Anlaşmayla Türkiye, AB sınırlarının "paralı bekçisi" haline gelirken mülteciler ise Ege yerine daha tehlikeli olmasına rağmen Akdeniz'e yöneldi. Akdeniz'de deniz dalgalı, rüzgarlar sert ve yolculuk daha uzun. İnsan kaçakçıları kar hırsıyla teknelere kapasitelerinin hayli üzerinde insan alıyorlar. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ise felaketler kaçınılmaz hale geliyor.
Buna rağmen BM, veriler açıklamaktan, AB sınırlarını korumaktan, Türkiye ise mültecileri pazarlık konusu etmekten başka bir şey yapmıyor.
HABER MERKEZİ