Seçimlere 18 gün kala AKP, Minbic’de işgal amacını daha yüksek bir sesle gündeme getiriyor. Mike Pompeo - Mevlüt Çavuşoğlu görüşmesinde ABD ve Türkiye’nin Minbic konusunda anlaşma sağladığı duyuruldu. Minbic halkı ise AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin, DAİŞ’in intikamını almak için kenti işgal etmek istediğini belirtiyor. AKP-MHP erken baskın seçiminde elini güçlendirmek için başta Minbic olmak üzere işgal saldırılarını yoğunlaştırmak istiyor. Önceki gün Washington’da bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun görüşmesi ardından ABD ve Türkiye’nin ‘Minbic için yol haritası’ üzerinde anlaştıkları duyuruldu. Görüşme sonrası ortak açıklamada, Türk Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye konusunda oluşturulan Ortak Çalışma Grubu’nun çalışmalarına devam edeceği belirtti. Açıklamada, şöyle denildi: “İki Bakan, Suriye üzerine Ortak Çalışma Grubu’nun, Minbic’te güvenlik ve istikrarın sağlanması için adımların atılmasını da içerecek şekilde, Suriye’de ortak çıkarları ilgilendiren konularda ikili işbirliğimizin geleceğine ilişkin tavsiyelerini değerlendirmiştir. Bakanlar, bu amaçla bir yol haritasını onaylamış ve sahadaki gelişmelerin yakından takip edilmesine ilişkin mutabakatlarını yansıtacak şekilde haritanın uygulanması konusundaki ortak taahhütlerini vurgulamışlardır.” ABD’li yetkililerin ‘Minbic’in güvenliği konusunda’ karşılıklı anlaşma sağlandığı yönünde açıklamaları olsa da, anlaşma hakkında herhangi bir ayrıntı verilmiyor. Daha çok Türk tarafının “YPG’nin kentten çıkartılacağı, Minbic’in güvenliğinin Türk-Amerikan askerleri tarafından sağlanacağı” yönünde ifadeleri var. Türk yetkililerinin “Daha önce kentte bulanan Minbicliler geri dönecek” ifadeleriyle de DAİŞ’i yeniden kente yerleştirmek istedikleri anlaşılıyor. Mevlüt’e göre 10 gün içinde başlayacak Dün de basın mensuplarına konuşan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, çekilmenin ön hazırlığının 10 gün içinde başlayacağını söyledi. ABD’de YPG’ye verdiği silahları çekilme esnasında alacak. Bu çekilme işleminde üçüncü bir ülkenin rolü olmayacak” açıklamasında bulundu. Minbic’te sağlanan mutabakatın Türk-Amerikan ilişkilerinin düzeltilmesi açısında önemli bir adım olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “ABD’nin YPG’yi terör örgütü olarak kabul edeceği izlenimini almadım” dedi. Çavuşoğlu şu hususlara da dikkat çekti: “Genel anlamda siyasi çözüm ve terörle mücadele başta olmak üzere Suriye’de ne yapacağız? PKK ile mücadelede Irak’ta mücadelede neler yapabiliriz? Bunları değerlendirdik. İkili ilişkilerimizde ekonomik konuları değerlendirdik. Çelik ve bakır üzerinde ABD’nin uyguladığı vergi bizleri sektörümüzü rahatsız etti. Biz de karşılık verdiğimiz zaman ABD’nin daha fazla zarar göreceğini söyledik. Bizim ithalatımız ihracattan daha fazla. Genel anlamda da onların lehine bir açık var. Bu yanlış uygulamadan vazgeçmelerini söyledik.” Çiviroğlu: Minbic örnek bir şehir Washington’da gelişmeleri yakından takip eden gazeteci Murat Çiviroğlu ise gelişmeleri Artı Gerçek’e şu şekilde değerlendirdi: “Buradaki farklılık şu. Türkiye medyasında Türk yetkililerin anlattıkları ile Amerikan medyasında ABD’li yetkililerin anlattıkları hiç de aynı şeyler değil. O nedenle baktığımızda görünürde, bir yol haritasından bahsedilse bile bu haritanın içeriğinin ne olduğu, ne kadar süreyi kapsadığı, belli değil. Türk yetkililerin basına yansıyan demeçlerinde sanki her şey somutmuş gibi konuşuluyor. Oysa ABD’de yetkililer somut bir söyleme girmiyorlar. Örneğin Minbic Askeri Meclisi’nin, Minbic Sivil Meclisi’nin, Suriye Demokratik Güçleri’nin bir rolünün olup olmadığına dair bir vurgu da yapılmıyor. Minbic, ABD’nin model olarak gördüğü bir şehir. Yerel güçlerle birlikte IŞİD’den temizlenip kurtarıldı. İstikrarın yeniden sağlanmasıyla birlikte yerel halk büyük oranda geri döndü. Minbic’te şu an normal hayat devam ediyor. Kentin korunmasını üstlenen yerel bir askeri meclis var ve bunların eğitimi de ABD güçleri tarafından sağlanıyor. Yani Minbic, bölgeye model olarak sunulabilecek başarılı bir örnek olarak değerlendiriliyor.” ‘Uluslararası ilişkilerde sürprizler olabilir’ Çiviroğlu, ABD yönetiminin içinde bulunduğu krizi de gözönüne getirerek ihtiyatlı bakılması gereken yönleri ise şöyle özetledi: “Son dönemlerde doğrusu Amerikan yönetiminin nasıl adımlar atacağını kestirebilmek güç olmaya başladı. Bu nedenle açıklamayı klasik olarak değerlendirmek yerine biraz ihtiyat payı da bırakmakta yarar var. Bu görüşmede herhangi bir somut olguya rastlanmıyor. Bugün bile Minbic’teki yerel kaynaklar Koalisyon Güçleri ile ilişkilerinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını ortak çalışmaları sürdürdüklerini belirtiyor. Yine de ABD yönetiminin çok sık karar değiştirebildiğini gözönüne getirirsek yeni sürprizlerle karşılaşabiliriz, demek mümkün.”  HABER MERKEZİ

Minbic halkı: TC, DAİŞ’in intikamını almak istiyor

NEJBÎR OSMAN-AZAD SEFO ANHA/MİNBİC Minbic halkı, Türk devletinin Minbic’i işgal ederek halklar tarafından yenilgiye uğratılan DAİŞ’in intikamını almak istediği belirtti. Kentin güvenliğinin kent halkı tarafından sağılandığını belirten Minbicliler, Türk devletinin yalan iddia ve tehditleri ile bölge halklarını birbirine düşürmeyi amaçladığını vurguladı. ANHA’ya konuşan Husam Reşîd, “Minbic, Minbic halkı tarafından savunuluyor ve yönetiliyor. Minbic Yürütme Meclisi’ne bağlı tüm kurumlar kent halkının ihtiyaçlarını karşılamak için seferberlik ruhuyla çalışma yürütüyor. Türkiye ise Minbic’in DAİŞ çetelerinden özgürleştirilmesinden hemen sonra asılsız iddia ve gerekçeler ile kenti işgal etmek istiyor” dedi. Türk devleti işgal peşinde Minbic Askeri Meclisi’nin kenti DAİŞ çetelerinden özgürleştirmesinin ardından kent halkının yaşam alanlarına döndüğünü ve kentini yönettiğini belirten Ebid Semo El-Mihemed ise “Türkiye iddia ettiği gibi Minbic’i korumayı değil işgali altına almayı amaçlıyor. Bu şekilde de bölgedeki terörü yeşertmek istiyor. Türkiye ayrıca Minbic Askeri Meclisi’nden DAİŞ çetelerinin intikamını almak istiyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin desteklediği terör grupları ile tüm bölge halklarını hedef aldığını belirten Ebdulletîf Mensûr da “Minbic halkı yaşam alanlarını çetelerden temizlemek için yüzlerce şehit verdi. Şehitlerimizin mücadelesini izleyerek kentimizi tekrardan savunuruz” vurgusu yaptı.