Öcalan ile yaptıkları son görüşmeyi değerlendiren BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "Sayın Öcalan silahsız bir şekilde PKK'ye çekilin talimatı verdi şeklindeki bilgi yanlıştır" diye konuştu. Demirtaş, Öcalan'ın bütün inanç ve halklara karşı en küçük bir yönelimin asla kabul edilemeyeceğini ve olası demokratik bir ittifakın bu kesimler olmadan olamayacağının da altını çizdiğini kaydetti.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP'li vekiller Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ile birlikte önceki gün İmralı Adası'nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaptığı toplantının ayrıntılarına ilişkin Nuçe TV'ye konuştu. Demirtaş, Öcalan'ın özellikle Akil İnsanlar Komisyonu, geri çekilme, yasal zemin tartışmalarını izlediğini belirterek, Öcalan'ın kendilerinden önce devlet heyeti ile gerçekleştirdikleri görüşmeyi de aktardığını kaydetti.

Öcalan'dan yeni mektup

Kimi gazete ve televizyonlarda yer alan Öcalan'ın BDP heyetine "geri çekilme ile ilgili" mektup verdiği şeklindeki haberleri yalanlayan Demirtaş, geri çekilme konusunda net bir karara ulaşılmadığını kaydetti. Önümüzdeki hafta geri çekilmeye yönelik gelişmelerin netleşebileceği bilgisini veren Demirtaş, bu konudaki tartışmalara açıklık getirdi: "Sayın Öcalan'ın bizim heyetimize geri çekilmeyle ilgili bazı mesajlar verdiği, bir mektup verdiği ve geri çekilmenin birkaç gün içerisinde başlayacağı, silahsız olacağı şeklinde bazı yayınlar yapılıyor. Öncelikle net olarak belirteyim ki Sayın Öcalan dün yaptığımız görüşmede geri çekilme ile ilgili olarak net bir mesaj iletmemiş, bir mektup da bize teslim etmemiştir. Ancak bu konulara ilişkin bir mektup yazdığını, bu mektubun da bir-iki gün içinde bize ulaşacağını belirtti. Biz bu mektubu bugün yarın almayı bekliyoruz. Detayların bu mektupta olduğunu belirtmişti. Dolayısıyla bu mektup gelmeden, muhataplarına ulaşmadan ve cevabı belki en geç bir hafta içerisinde yeniden İmralı'ya ulaşmadan bütün bu süreçle ilgili durumun kesinleştiği, netleştiği şeklindeki bir açıklama yanlış olur. Biz bu konuda bağlayıcı bir açıklama yapılmasını doğru bulmuyoruz.''
Öcalan'ın 'silahsız çekilin' talimatı vermediğini de açıklayan Demirtaş, ''Bugün itibariyle Sayın Öcalan silahsız bir şekilde PKK'ye çekilin talimatı verdi şeklindeki bilgi yanlıştır" dedi.

Süreç ilerletilmek isteniyor

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Öcalan'ın başlatmış olduğu süreci ilerletme konusunda çaba gösterdiğini ifade ederek, Öcalan'ın tutumunu da ''Süreç tıkandı, kesintiye uğradı gibi bir yaklaşımı da yok. Ama olabildiğince esnek yaklaşımlarla süreci ilerletebilecek bir pozisyonu yakalamaya çalışıyor. Kendi sorumluluğunun farkında ama bütün sorumluluğun kendi omuzları üzerine bu haliyle bırakılmasını da gerçekten haksızlık olarak değerlendiriyor'' sözleriyle dile getirdi.
Öcalan'ın İmralı'daki tutukluluk koşullarını hatırlatan Demirtaş, tecrit koşullarında sergilenen çözüm çabalarına barış sürecini destekleyen tüm kesimlerin saygı göstermesini istedi. Demirtaş her kesimden destek ve katılım beklediklerini ifade ederek, barış sürecindeki tutuma ve kullanılan dile de vurgu yaptı: ''Emeği ile pratiği ile bu süreci derinleştirerek, sahiplenerek süreci ilerletmesi lazım. Kürt tarafı başından beri bu pozisyonunu koruyor. Şimdi Hükümetin ve yanlısı çevrelerin de medyanın da Sayın Öcalan'ın bu fedakar tutumunu bu yaklaşımını görmesi gerekiyor. Hem kullanılan dil hem kendisine yaklaşım, hem de oradaki koşulları itibariyle çok daha ciddi bir yaklaşımın olması kanaatindeyim.''

Akiller sorumlu yaklaşmalı

Demirtaş, açıklanan Akil İnsanlar Komisyonu'na ilişkin de değerlendirmede bulundu. ''Çok içimize sinen de bir liste değil'' diyen Demirtaş, ''Biz yine de bu komisyonun vicdani, ahlaki bir sorumluluğunun olması gerektiğini, isimlerin temsiliyeti niteliğinden öte, bu aşamadan sonra artık kendi geçmiş kimliklerinden sıyrılarak bütün toplumun vicdanını yakalayan bir pozisyon almalarını arzu ediyoruz. Bu komisyonun kurulmuş olması önemlidir. Sanıyorum pratikte çalışmalar başladıkça da belki komisyonda değişiklikler olacaktır. Ama biz de Sayın Öcalan da bu komisyonun kurulmuş olmasını önemsedik. Çalışmalarını pratikte görmek lazım. Peşinen mahkum etmek doğru değil. Bazı isimler rahatsız edici olabilir. Bugüne kadar ortaya koydukları pratikle toplumun vicdanını temsil etmiyor olabilirler diye düşünülebilir. Ama barış sürecinde toplumsal desteği aşabilmek, arabuluculuk yapabilmek gibi görevleri olacak olan bu komisyonun farklı kesimlerden oluşmasında da fayda var'' şeklinde konuştu. Komisyonun şimdiden çalışamaz duruma getirilmesinin doğru olmayacağını vurgulayan Demirtaş, öneriler ve eleştirilerle geliştirilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.

Araştırma Komisyonu önemli  

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Parlamento'da kurulması teklif edilen Araştırma Komisyonu'nun da önemli bir adım olduğunu ifade etti. Demirtaş, verilen önergede kuruluş gerekçesinin yetersiz ifade edildiğine işaret ederek, eleştirilerini şöyle açıkladı: ''Komisyonun kuruluş gerekçesi son derece yetersizdir. Dili üslubu sürece uygun değil. Ortada bir terör sorunu değil, bir Kürt sorunu var. Demokratikleşme sorunu var. Komisyonun kuruluş amacı terör sorunu ve bundan kaynaklı bir sorunları çözme şeklinde tariflenmiş. Ki biz bu tarife asla katılmıyoruz. Bugüne kadar sorunu asla terör sorunu olarak tanımlamadık. Bundan sonra da tanımlamayacağız. Fakat yine de bir meselenin Parlamento'ya taşınması ve Parlamento'da bir komisyonun kurulmasının oluşturulmasını çok önemsiyoruz."

'Mücadeleyi derinleştirmek zorundayız'

AKP'den bir beklenti içerisinde olmaktan ziyade, mücadele ile süreç içerisinde bütün bu gelişmeleri daha derinlikli hale getirmenin kendilerine bağlı olduğunun altını çizen Demirtaş, "Daha önce de belirttik oturup izleme süreçleri değil, rehavet süreçleri de değil. Mücadelenin başka bir biçimidir. Sayın Öcalan Newroz'daki mesajında altını çizerek belirtmişti. Bu bir son değil başka bir başlangıçtır herkesin bu çerçeveden bakması lazım. Sanki AKP demokratik bir devrim yapacak ve altın tepsi içerisinde bize sunacakmış da bunu yapmadığı için biz hayal kırıklığı yaşayacakmışız gibi bir ruh haline giren çevrelerin buna dikkat etmesi lazım. AKP devrimci, ilerici bir parti değildir. Bizler mücadele ile bu noktaya geldik. Bundan sonra da hak ve özgürlükler konusunda ilerlemek istiyorsak, bütün kesimlerin, Alevisi, solcusu, kadını, erkeği, genci, yaşlısı, işçisi, köylüsü, Kürdü, Türkü, Ermenisi kim varsa hep birlikte hak ve özgürlükler için mücadeleyi yükseltmek derinleştirmek zorundayız. Yoksa AKP'den beklemek ve bu müzakerenin doğal bir sonucu olarak özgürlüklerin geleceğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Demokratik eylemi, büyütmek ve halkın üzerine düşen görevi öncüler olarak bu süreci örgütleyecek olanlar olarak bizler yürütmek zorundayız. Sayın Öcalan da temel yaklaşım budur."

'Tüm halk ve inançlar içinde olacak'

Öcalan'ın Alevi kesimlerine ilişkin görüşlerini de hatırlatan Demirtaş, Alevi kesimlerin Newroz mesajı sonrasındaki kaygılarına yönelik açıklamalarda bulunduğunu belirterek, şöyle aktardı: ''Alevi halkına, toplumuna özel selamlarını sevgilerini iletti. Bütün Alevilerin böyle düşünmediğini, bu mesajı böyle algılamadığını bildiğini; ama yine de bir tek kişi de yanlış anlamışsa bundan üzüntü duyacağını belirtti. Alevi kültürüne inancına saygısının sonsuz olduğunu, Kürt hareketinin de özgürlük hareketinin de Alevi inancının özgürlüğü için bugüne kadar uğradıkları soykırım ve katliamların hesabını sorulması için çok yoğun mücadele ettiğini kaydetti. Bundan sonra da asla Alevi halkına veya diğer inançlara, Ermeni halkına, Süryani halkına en küçük bir yönelimin, onların hak ve özgürlüklerini elinden alacak en küçük bir yönelimin asla kabul edilemeyeceğini ve olası demokratik bir ittifakın bu kesimler olmadan olamayacağının altını çizdi. Ucuz ve kara propagandalara hiç kimsenin kanmaması gerektiğini, kendisinin bugüne kadar nasıl mücadele yürüttüyse de bundan sonra da son nefesine kadar aynı şekilde yürüteceğini, hiç kimsenin bu sürece güvensiz yaklaşmaması gerektiğini vurguladı.''

BRÜKSEL