
Taksim Dayanışma'sının Taksim'de buluşma çağrısı üzerine Osmanbey Metro çıkışında biraraya gelerek Taksim'e yürümek isteyen direnişçiler polis saldırısına maruz kaldı. Polisin gaz bombası, sapan, ses bombası, plastik mermi ve tazyikli su ile yaptığı saldırılar saatlerce devam etti. Direnişçiler polise taş ve şişelerle saldırılara karşılık verdi. Direnişçiler Halaskargazi Caddesi üzerindeki MOBESE kameraları ve direklerini söktü. Kaldırım taşları ve çöp konteynerleriyle yola barikat kuran direnişçilere polis de gaz bombası, tazyikli su ve taşlarla saldırdı. Mecidiyeköy'e Gezi Parkı saldırısında getirilen jandarmaya ait TOMA'lar önceki gece de iş başındaydı. TOMA'lar kitleye tazyikli su sıkarak, saldırılarda polisle ortak çalıştı. Beşiktaş ve Sıraselviler Caddesi üzerinden Taksim'e çıkmak isteyen direnişçiler de polisin sınır tanımayan saldırılarına karşı direnişe geçti. Gaz bombaları ve tazyikli suyla gerçekleşen saldırılar ardından Sıraselviler Caddesi'nde çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı.
AKP'liler sokaklara salındı
Türk Başbakanı Erdoğan'ın Kazlıçeşme mitingindeki tehditleri ardından AKP'liler de saldırılar için meydana çıktı. Satır ve bıçaklarla İstanbul sokaklarında yürüyüşe geçen AKP'li gruplar, polis ve TOMA'ların korumasında direnişçi avına çıktı. İstiklal Caddesi'ndeki polis saldırısından kaçan direnişçiler Kasımpaşa'dan Şişhane'ye çıkan eli bıçaklı ve sopalı grubun saldırısına uğradı. Yaralanan göstericilerden bazıları CHP'nin Şişhane'deki ilçe binasına sığındı. AKP'li grup, CHP il binasına da taşlarla saldırarak, camları kırdı.
Sınırsız saldırı
İstanbul'un farklı noktalarında polis ve göstericiler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Galata Köprüsü'nde toplanarak, yolu trafiğe kapatan kitleye polis saldırdı. Gaz bombalarından çocuklar da etkilendi. Direnişçiler Okmeydanı Piyalepaşa Caddesi'ne de barikat kurarak yolu trafiğe kapattı. Polis saldırısı nedeniyle çatışmalar saatlerce sürdü. Diğer bir grup ise Kağıthane TEM Otoyolu Nurtepe Bağlantı Yolu’nu trafiğe kapattı. Polisin gaz bombalı saldırısı nedeniyle şiddetli çatışmalar yaşandı. Kadıköy'de de polis saldırısına karşı barikat kuran direnişçilere polis gaz bombalarıyla saldırdı. Şişli Pangaltı'daki protesto eylemine yönelik polis saldırısında Murat Çahan isimli bir kişi gaz bombasıyla gözünden yaralandı.
İMC editörü gözaltına alındı
Saldırılar sırasında görüntü almak isteyen birçok gazeteci polis tarafından keyfi olarak engellendi ve gözaltına alındı. Polis, gaz bombalarından etkilenerek yol üzerinde bulunan binalara sığınmaya çalışan göstericiler de gözaltına alındı. Protesto gösterilerini görüntülemek ve haber yapmak amacıyla Şişli'de bulunan İMC Televizyonu Editörü Gökhan Biçici darp edilip, dakikalarca yerde sürüklenerek gözaltına alındı. Biçici'nin darp esnasında yaralandığı ve elleri kelepçeli vaziyette 4 saati aşkın bir süre polis aracında bekletildiği öğrenildi.
İHD'nin açıklamasına göre gözaltına alınanlardan bazılarının isimleri şöyle: Serkan Genç, Kadir Turgut, İbrahim Yeşilbaş, Yasin Emde Özcan, Mehmet Dermancıoğlu Vural, Mehmet Tevfik Yılmaz, Ayşe Yenici, Eren Menteş, Arda Aras, İbrahim Taranoğlu, Pelin Öztekin, Serdal Genç, Mehmet Alma, Enis Akın, Gökhan Biçici (IMC TV), Alev Cansu Ovalı, Aslı Vuslateri.
Gezi Parkı polis ablukasında
Gezi Parkı ve Taksim meydanındaki polis ablukası dün de devam etti. Çevrecilerin 19 gün boyunca koruduğu, çadırlarını kurup komünlerini oluşturduğu Gezi Parkı'na giren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekipler park içindeki eşyaları kepçelerle kamyonlara yükleyerek İnönü Stadı'nın arkasındaki boş alana yığdı. Oyun parklarını söken işçiler, çiçek dikmeye başladı. Yine parkın duvarları da tazyikli su ile yıkandı. Polis parka gazetecilerin dışında kimseyi almazken, Taksim Meydanı ise trafiğe açıldı. Meydanda ve AKM önünde onlarca otobüs ile polislerin bekleyişi devam ederken, polis Cumhuriyet Anıtı önünde insanların beklemesine izin vermedi. Osmanbey metro durağı ise kapatıldı.
Ankara'da gece boyu çatışma
Günlerdir protesto gösterileri dinmediği Ankara'da önceki gece de şiddetli çatışmalar yaşandı. Polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük için düzenlenen anmaya polisin saldırısı ile başlayan eylemler gece boyunca sürdü. Ankara’nın Kızılay Meydanı’nda başlayan olaylarda sık sık hükümet ve AKP karşıtı sloganlar atıldı. Kızılay’da polisin saldırısı sırasında, Sakarya Caddesi’nde kimi barlara da gaz bombası atıldı. Kafe ve barlarda mahsur kalan yurttaşlar, dışarı çıktıklarında ise gözaltına alındı.
Kuğulu Park, Kennedy Caddesi ve Tunalı Hilmi Caddesi bölgesinde toplanan çok sayıda kişi gece boyu eylemlerini sürdürürken, çevik kuvvet polisleri, Tunalı Hilmi Caddesi’nde “Vatan sana canım feda” ve “Kırmızı beyaz” sloganlarıyla yürüdü. Tunali Hilmi ve Kennedy caddelerindeki saldırılarda çatışmalar yaşandı. Gece geç saatlere kadar süren eylemlerde 100'ü aşkın kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin yaralandığı, biri çocuk olmak üzere 5 kişinin durumunun ağır olduğu belirtildi.
Adana savaş alanına döndü
Polisin Gezi Parkı eylemcilerine yönelik saldırılarının protesto edildiği Adana'da, binlerce gösterici ile polis arasında başlayan çatışmalar gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Atatürk Parkı'nda biraraya gelen binlerce kişi, günboyu devam eden polis saldırılarına rağmen Atatürk Caddesi'nin birçok noktasında barikatlar kurdu. İrili ufaklı ateşlerin yakıldığı barikatlarda, her renkten ve görüşten yurttaşın kendi rengi ile hükümet aleyhine slogan attığı görüldü. Protesto gösterilerinin başladığı ilk günlerde, alanda yükselen "Hepimiz Atatürk'ün askerleriyiz" sloganının neredeyse hiç atılmaması dikkat çekti. Özelikle bozkurt işareti yapan ve Atatürk ile Türk bayrağı taşıyanların "Kahrolsun faşizm" sloganı attığı görüldü. Binlerce kişi polis barikatına rağmen Turgut Özal Bulvarı istikametine doğru yürüyüşler düzenledi. Polis göstericilere biber gazı karışımı tazyikli su ile saldırırken, göstericiler de taşlarla karşılık verdi. Polis saldırılarına tepki gösteren bazı yurttaşlar evlerin balkon ve pencerelerinden polise saksılar attı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden çatışmalarda onlarca kişi gözaltına alındı.
Binler sokakta
Polis saldırısı ve hükümete karşı diğer illerde de halk sokaklara çıktı. Dersim, Hatay, Eskişehir, Edirne, Samsun, Ordu, Bursa, Muğla, Çanakkale, Mersin ve Tarsus İlçesi, Kocaeli, Rize'nin Fındıklı İlçesi'nde yürüyüşler düzenlendi. Konya'da basın açıklaması yapmak isteyen bir gruba ise AKP'liler saldırdı.
HABER MERKEZİ
Yüzlerce yaralı gözaltında
Gezi Parkı eylemleri sonucunda İstanbul'da 400'den fazla kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
Gezi Parkı direnişine polis başlayan ve iki gündür devam eden eylemlerde polis saldırıları sonucu onlarca kişi yaralanırken, yüzlerce kişinin ise gözaltında olduğu öğrenildi. İstanbul Barosu avukatlarından İlknur Alcan, baro tarafından oluşturulan kriz masasına gelen ihbarlarda şu ana kadar 400'ün üzerinde kişinin gözaltında olduğunu bilgisinin kendilerine ulaştığını söyledi. Alcan, polis tarafından gözaltına alınan kişilerin baro tarafından oluşturulan kriz masasına işkence gördükleri şeklinde mesajlar attığını belirtti.
Darp edilmeyen yok
Gözaltına alınanlarla görüşen Özgürlükçü Hukukçular Derneği'nden Avukat Ramazan Demir ise gözaltında tutulan birçok kişinin yaralı olduğunu belirterek, "Neredeyse darp edilmeden alınan yok" diye konuştu. Demir, gözaltında bulunanlarla görüşmek için karakol ve emniyete giden avukatlara polis tarafından zorluk çıkarıldığını da sözlerine ekledi.
Önceki gün gerçekleşen operasyonlarda, aralarında Çarşı Grubu üyeleri ile saldırılarda yaralananları tedavi eden iki doktor ve 3 hemşirenin de bulunduğu 22 kişi evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorgulaması süren 22 kişi hakkında, “Şiddet eylemlerini organize etmek, kanunsuz eyleme çağrıda bulunmak" suçlamasıyla işlem yapıldığı belirtildi. Bu kişilerin 4 gün boyunca sorgulanacağı öğrenildi.
İstanbul Barosu, gözaltına alınan ve şu ana kadar tespit edilebilen kişi sayısını 441 olarak açıkladı. ÇHD Ankara Şubesi kentte tespit edilebilen gözaltı sayısının 116 olduğunu kaydetti. Eskişehir’de ise polis saldırıları ardından yaklaşık 30 kişi gözaltına alındı.
İHD'den acil açıklama
İHD İstanbul Şubesi, Gezi Parkı direnişinde gözaltına alınanlara ve direnişte yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla "acil" kodu ile yazılı açıklama yaptı. Televizyon ve internet sitelerinde yayınlanan kamera görüntülerinden, kişisel tanıklıklardan, derneklerine ve çeşitli kurumlardan yapılan başvurulardan edindikleri bilgilere göre, İstanbul'da bin civarında kişinin polis tarafından gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, "Yakalanan bu kişilerin yasal mevzuat uyarınca derhal nöbetçi savcıya bildirilmesi, savcının ya gözaltı kararı alması ya da bu kişileri serbest bırakması gerekmektedir" denildi.
Uluslararası Af Örgütü de gözaltına alınanların önemli bir kısmı için gerekli gözaltı uygulamasının yapılmadığını ve yerlerinin belli olmadığını duyurdu.
TSK de devreye girebilir
İçişleri bakanı Muammer Güler çoğunluğu İstanbul ve Adana'da olmak üzere, gözaltındaki kişi sayısının 393 olduğunu söyledi. Güler ayrıca, toplumsal olaylarda polisin yeterli olmaması halinde jandarma komando ve asayiş birliklerini görevlendirme yetkisi olduğunu belirterek, ancak bu iki gücün yetersiz kalması halinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden kuvvet talebinde bulunulabileceğini ifade etti.
AK'den Gezi açıklaması
Avrupa Konseyi, orantısız polis şiddeti ve biber gazı kullanımına dikkat çekerek Türkiye'ye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını hatırlattı.
Türkiye Barolar Birliği (TTB) Türkiye genelindeki polis şiddetine karşı Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne çağrıda bulunmuştu. Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, kararları Türkiye için bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin üst organı konumunda. Konseyin internet sitesine de konulan açıklamada Genel Sekreter, "Gelişmeleri yakından takip ediyorum. Şiddetin daha da artması engellenmeli" dedi. Toplanma özgürlüğünün kısıtlanması konusunda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin standartlarına dikkat çekildi, "Kısıtlamalar yasalara ve demokratik bir toplumun ihtiyaçlarına uygun olmalı" denildi. Açıklamada biber gazı kullanımına dair endişeler de yer aldı, "Güvenlik güçlerinin müdahalesi orantılı olmak zorundadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birkaç kararında, hastanelerde kapalı alanlarda göz yaşartıcı gaz kullanımının gereksiz ve orantısız olduğu sonucuna varmıştır" denildi.
Zapatista’dan direnişe destekZapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu 2. Komutanı Marcos, Taksim direnişini selamladı, “heyecan duyuyoruz" dedi.
Subcomandante Marcos, Taksim Gezi Parkı'na başlayan ve ülke genelinde süren direnişe destek mesajı yayınladı. Subcomandante Marcos'un yayınladığı mesaja şöyle:
"Tüm Dünya Vatandaşlarına,
Kardeşler, Kadınlar, Erkekler, Evsizler, Yoksullar…
Zapatalar kaç kişidir diye sormuşlardı bizlere ve biz, hakları, özgürlükleri, kendi gelecekleri için mücadele verilen her yerde yüz binler olduğumuzu söylemiştik. Şimdi bugün, buradan binlerce kilometre öteden duyuyoruz ki; Anadolu topraklarında, Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Lazların, Çerkezlerin ve sayamadığım diğer halkların anayurdunda onurlu yaşamak isteyen yüzleri maskeli yüz binler sokaklarda özgürlük diye haykırıyor. Yıllardır Kürt kardeşlerinin onurlu bir yaşam mücadelesinde olduğu gibi. Mücadeleye başladığımız günden bu yana, yalnız olmadığımızı, milyonlar olduğumuzu ve her gün çoğaldığımızı biliyorduk. Bugün bir toprak da daha çoğaldığımızı görüyoruz. Hükümetlerinin on yıllardır süren baskıcı yönetimine karşı onurlarını savunmak için Türkiye halklarının sokaklarda isyanda olduğunu, Ya Basta! diye haykırdığını işitiyoruz. Tarih boyunca efendilerin başkenti olmuş büyük İstanbul bugün isyanın başkentine dönüşmekte, ezilenlerin sesine ortak olmakta. Büyük İstanbul’un sokakları bugün kadınların, çocukların, erkeklerin, eşcinsellerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Hıristiyanların, Müslümanların başkentine dönüştüğünü; on yıllardır kendi hükümetlerince aşağılananların, bastırılanların, yok sayılanların bugün artık buradayım dediğini görüyoruz. Heyecan duyuyoruz!
İsteğimiz hiçbir zaman yeni bir iktidar, yeni bir yönetim, yeni bir hükümet, yeni bir başkan olmadı. Sadece saygı bekledik. Özgürlük, demokrasi ve adalet isteğimize saygı göstermesini bekledik hükümetlerden. Türkiye halkı da günlerdir süren direnişinde aynısını istiyor ve talep ediyor. Şu an iktidardaki hükümetten başlamak üzere, iktidara gelecek tüm hükümetlerden sadece özgürlük, demokrasi ve adalet isteğine saygı! Bunu göstermediğiniz takdirde, hakların ve özgürlüklerin sahibi olan bizler, size karşı her zaman direneceğiz, saygılı olmayı öğreninceye kadar sokaklarda savaşacağız. Yeni bir şey, fazla bir şey değil sadece haklarımıza saygı duymanızı bekliyoruz. Çünkü bizler nasıl yaşamak istediğimizi biliyor, nasıl yönetmek ve yönetilmek istediğimizi çok iyi biliyoruz. Kendimizi yönetmek ve hakkımızda kendimiz karar vermek istiyoruz.
Ve bizler buradan, onurlu bir yaşam için mücadele eden Türkiye halklarına dostça selamlarımızı iletiyor ve isyanın ateşinin Chiapas’ı ısıttığını belirtmek istiyoruz. Tarihi geçmişten ve gelecekten kurtarıp şimdiye taşıyanlarla dayanışmayla.
Lakandon Ormanları - Subcomandate Marcos"