Türkiye'de devlet mekanizması, kurumlar, siyasi partiler ve siyasetin kendisi tamamen tıkanmış durumdadır. Toplumun ihtiyaçlarına göre değil de, topluma her şeyi üstten dayatan tekçi ulus devlet aygıtının sürekliliği üzerine şekillendirilen siyaset, çıkışsız bir kaos içinde. Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana hep inkar ve imha siyasetine maruz kalan Kürtler ile diğer etnik ve inanç toplulukların sorunlarına çözüm olabileceği algısı yaratan ve 12 yıldır iktidarda olan AKP Hükümeti'nin ise manipülasyonla aynı inkar politikalarını sürdürdüğü netleşmiştir.

Geçtiğimiz yılın Newroz'unda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın inisiyatifiyle başlatılan ve Türkiye halklarında büyük umut yaratan Kürt sorununda Barış ve Çözüm Süreci, AKP Hükümeti tarafından oyalama ve çürütme taktikleriyle geçiştirilmeye çalışılmıştır. Bugün yaşanan tabloda, KCK Yürütme Konseyi'nin önceki gün yayınladığı deklerasyondaki belirlemesiyle, "AKP Hükümeti, demokratikleşme hamlesinin muhatabı olmaktan çıkmıştır."
Tekçi Türk-İslamcı ulus devletin zihin kodlarına taşıyan ve farklı etnik ve inançsal kimlikleri eşit görmeyen CHP, MHP, cemaatler ve düzenin diğer siyasi oluşumları da, ne Kürt sorununu çözebilecek bir ufka ve programa ne de böyle bir irade ve cesarete sahiptirler.
KCK Yürütme Konseyi, bu realiteden yola çıkarak, tüm demokrasi güçlerini sürece müdahil olmaya ve “tüm farklı toplulukların özgünlüğünün ve özgürlüğünün kabul edildiği ve bireysel demokratik hakların güvenceye kavuşturulduğu radikal demokratik bir anayasa yapılarak, devletin yeniden yapılandırılması için mücadele etmeye” çağırıyor. Yani çözüm, Kürt Özgürlük Hareketi'nin esas aldığı alternatif eşitlikçi ve özgürlükçü paradigmada. Bu paradigma, aynı zamanda 26 yıl önce Halepçe'de Kürtlere yapılan katliamın bir daha hiç bir halkın başına gelmemesi için tüm bölge halklarına da en eşitlikçi ve özgürlükçü rotayı gösteriyor.
İç ve dış desteğini yitiren AKP Hükümeti, dağılma sürecine girerken, gözler Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Newroz'da vereceği mesaja ve 30 Mart yerel seçimlerinde ortaya çıkacak siyasi tabloya çevrilmiş durumda...