Akil İnsanlar Heyeti’nden Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu, Avukat Levent Korkut ile 78’liler Vakfı Başkanı Celalettin Can, AKP hükümetinin Kobanê‘ye yaklaşımını DİHA’ya değerlendirdi. Gazeteci-Yazar Ali Bayramoğlu, AKP hükümetinin Kobanê ile ilgili açıklamalarının Türkiye’nin resmi pozisyonu ile alakalı olduğunu ifade etti. Bayramoğlu, “Türkiye’nin, PYD, PKK ve benzeri Kürt örgütlerinin, Kuzey Suriye’de oluşan boşlukta yerleşmelerini arzu etmeyen hatta bunu engelleyen bir politikası var. Kobanê kuşatılınca ve uluslararası arenada büyük baskılarla karşılaşınca bu söylemini bir miktar esnetmek zorunda kaldı. Peşmergenin buradan geçişi, bazı insani yardımların yapılması ve Kobanê’ye gönderilen olumlu mesajlar bu esnekliğin sonucu olsa da temel olarak büyük bir değişiklik olduğunu sanmıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın ise aynı sertlikte devam ettiğini vurgulayan Bayramoğlu, “Rojava Kürt siyasi öyküsünde bir kilometre taşı. Hem Kürtlerin bilinci ve farkındalığı hem de Kürt hareketinin dünya tarafından görülmesinden kaynaklı Türkiye de bunu kabul etmek zorunda kalacak” diye konuştu. 



DAİŞ vekalet savaşını kaybetti

78’liler Vakfı Başkanı Celalettin Can, hükümetin Kobanê politikasının başından itibaren yanlış olduğunu vurgulayarak, Kürtlerle olan sorunları ve PKK ile olan savaşını sınır ötesine taşıdığını belirtti. “Güçten düşmüş, belli ölçüde kırılmış ve pazarlık gücünü yitirmiş bir PKK ile karşı karşıya gelmek” amacıyla AKP’nin DAİŞ’i desteklediğinin altını çizen Can, “Kobanê düşmüş ve Rojava da genel durumdan etkilemiş olsaydı AKP için çok daha iyi olacaktı. Bu yüzden AKP IŞİD’i destekledi, ‘düştü düşecek’ dedi. Davutoğlu ‘selam olsun Kobanê’de direnenlere’ dedi. Cumhurbaşkanı da ‘kim inşa edecek şimdi Kobanê’yi’ diyerek hala egemen tavrını sürdüren Kobanê’yi hazmedemeyen bir yaklaşım ortaya koydu” dedi. 

“Haklarını vermek varken Kürtleri sınır ötesine ötelemek ve DAİŞ üzerinden bir vekalet savaşına karar vermek yerine Türkiye’de bu sorunu çözmek gerekiyor” diyen Can, “Kobanê hiçbir şey öğretmediyse AKP’ye bunu öğretmiş olmalıdır. Orada IŞİD AKP’nin vekalet savaşını kaybetti. Kürtler, demokrasi, özgürlükler kazandı” diye belirtti. Kobanê zaferinin Kürtleri ve barışı isteyenlerin elini güçlendirdiğini kaydeden Can, “Türkiye bunu doğru değerlendirmelidir. Seçimlerden önce doğru politikalar uygulayıp bu konuda geçmişte açtığı yaraları sarmanın yollarını geliştirmelidir” çağrısında bulundu. 


Barışa dayalı sistem oluşturulmalı


AKP hükümetinin Kobanê’ye yönelik politikasının uluslararası politikasının bir parçası olduğunu olduğunu vurgulayan Avukat Levent Korkut ise, “Doğrudan Kobanê’ye yönelik özel bir politika olduğunu düşünmüyorum. Uluslararası politikanın bir parçası olarak bunu gündeme getirdi. Fakat bu daha sonra anlaşıldı ki zorluklar içeriyor ve en büyük zorluğu da bizzat Türkiye’deki çözüm sürecine olumsuz etkisi oluyor. Zaman içerisinde bu politikanın değiştirildiğini ya da farklı bir yöne doğru geliştirildiğini söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu. ‘Çözüm süreci’nin sağlıklı bir biçimde ilerlemesi ve bölgede barışa dayalı bir sistemin oluşmasının şu anda en önemli husus olduğunu dile getiren Korkut, Irak, Suriye ve Türkiye’deki inançların ve halkların birbiriyle sağlıklı ilişki kurabildikleri, kendi hak ve özgürlüklerini yaşayabildikleri bir bölge oluşturmanın temel ilke olarak benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ortadoğu’daki bütün olumsuzlukların Türkiye’nin çözüm sürecini de olumsuz yönde etkileyeceğini kaydeden Korkut, “Gerek Türkiye devleti adına hareket edenlerin gerekse Kürt siyaseti adına hareket edenlerin meseleye bu şekilde bakması gerekiyor” dedi. 


 DİHA/İSTANBUL