AKP yönetimindeki Türk devleti, kuşatma ve saldırılarını, siyasi soykırım operasyonlarını, Suriye’deki çetelerine desteğini sürdürürken hem dış ilişkilerini Kürtlere karşı savaşa göre yeniden onarıyor hem de içeride “PKK sıkıştı, görüşme talep ediyor” şeklinde yoğun psikolojik savaş bombardımanı yapıyor. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Türk medyasına yansıyan bu argümanları yalanladı. 

Türk devlet merkezinin kalemşorlarından Abdulkadir Selvi, dünkü köşesinde KCK’nin 7 defa hükümete mesaj göndererek, görüşme talebinde bulunduğunu, ancak devletin kararlı bir şekilde operasyonlara devam ettiğini yazdı. Selvi, KCK’nin kent savaşlarında yenildiğini, kırsalda da etkili olamadığını, halk desteğini yitirdiğini ve nefes almak istediğini, ancak devletin gerillanın tamamen çekilip silah bırakmasını ve Türkiye’ye karşı mücadeleden vazgeçmesini önşart koyduğunu ileri sürdü. Selvi’nin yazdıklarının benzerleri son 10 gündür özellikle AKP medyasında işleniyor. 

Selvi’nin “Avrup akanadından 3 mesaj geldi” iddiasıyla birlikte hepsini KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar’a sorduk. 


AKP hükümetinin tavrı ortada

Genel tabloya işaret eden Aydar, Öcalan’ın üzerindeki tecritin devam ettiğini; saldırı, operasyon ve katliamlarla birlikte kentlerin yakılıp yıkıldığını; siyasi soykırımın kesintisiz sürdüğünü hatırlattı. Gazetecilerin, gazetelerin yorum ve iddialarına değil, Türk hükümetine ve pratiğine baktıklarını kaydeden Aydar, KCK’nin de bütün bunları boşa çıkarmak ve mücadeleyi her yerde yükseltmeye konsantre olduğunu söyledi. 


Psikolojik savaş hamleleri

Savaşın tek başına silahlarla yürütülmediğini; propaganda ve psikolojik boyutunun olduğunu ifade eden Aydar, Kürt Özgürlük Hareketi’nin 40 yıllık ilerleme ve yükseliş grafiğine; toplumsal destek ve nüfuzuna bakıldığında nasıl bir halk hareketi olduğunun çok net görüleceğini vurguladı. Halk desteği olmadan bir gün bile savaşılamayacağının altını çizen Aydar, Kürdistan halkının elbette yoğun ve yaygın savaş dönemlerinde zaman zaman zorlandığını, ancak öfke ve tepkinin Türk devletine yönelik olduğunun altını çizdi.


Kürt tarafının tavrı net

Kürt Özgürlük Hareketi’nin bütün bileşenleriyle birlikte savaş barış tavrının gayet açık olduğunu, bunun gizli saklı bir yönünün de bulunmadığını belirten Aydar, savaşta ısrar etmediklerini ama mutlak çözüme ve barışa gitmeyen sürece karşı olduklarını söyledi. Aydar, “Şu anda gündemimizde her düzeyde mücadeleyi yükseltme var. Bizim ve bütün demokrasi güçlerinin şimdiki başlıca görevi saldırgan hükümete karşı birlik olmak ve mücadeleyi yükseltmektir” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, müzakere şartlarının çok açık olduğunu tekrarladı:

*  Kürt tarafından bir muhatap sorunu yok. Kürt Özgürlük Hareketi ve bileşenleri muhataptır. Başmüzakereci ve belirleyici de Başkan Apo’dur.

* Başkan Apo’nun şartlarının bu konumuna uygun hale getirilmesi; özgürlük, güvenlik ve sağlık koşullarının buna göre düzenlenmesi gerekiyor.

*  Tarafsız arabulucu ya da kolaylaştırıcı; her yönüyle iş yapabilecek üçüncü bir tarafında olması gerekiyor. 

* Askeri ve polisiye operasyonların tamamen durdurulması; ehin alınan tüm siyasetçilerin bırakılması. 

* Müzakere masasında ana/temel konular görüşülür.


Kimse manevralara kanmasın

Masayı deviren ve savaşı başlatanın Kürtler olmadığını hatırlatan Aydar, masayı devirip topyekün savaş başlatanın Erdoğan liderliğindeki Türk hükümeti/devleti olduğunu vurguladı. Şimdi kendi kendilerine farazi çözüm senaryoları üzerinden yayınlar yapan AKP’nin sıkışmışlığının görülmesini isteyen Aydar, şunları söyledi: “Yürüyen bir çözüm süreci veya masa yok. Devletin şartları nedir, olmayan masaya gelmiş de değil. Kendi elini güçlendirmeye yönelik manevralar yapıyor olabilirler. Yani onlar sıkışıyorlar. Herkes böyle görmeli ve kanmamalı.”


RAMAZAN MARANKOZ / HABER MERKEZİ