
İsrail ile askeri anlaşmalarını sonlandırdığını savunan Erdoğan ve AKP Hükümeti, Netanyahu yönetimiyle ticari-askeri ilişkilerini gizliden gizliye artırarak sürdürüyor. AKP Hükümeti, "Kamikaze-Katil" olarak adlandırılan ve suikast saldırıları düzenleyebilen İsrail üretimi silahlı İnsansız Hava Aracı "K1"i almak için Brüksel'de gizli görüşmeler yürütüyor.
Erdoğan’ın 2009 tarihindeki Davos zirvesinde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e yaptığı "One Minute" çıkışı sonrasında gerginleşen Türkiye-İsrail ilişkileri, 2010 Mayıs'ında AKP’ye yakınlığıyla bilinen İHH (İnsani Yardım Vakfı) adlı kuruluşunun 'Gazze’ye yardım' adı altında organize ettiği Mavi Marmara gemisine İsrail'in kanlı baskı yapmasıyla kopma noktasına gelmişti. En azından Erdoğan ile AKP Hükümeti'nin açıklamalarına göre böyleydi. Basında çıkan aksi yöndeki haberlere karşılık ise Türkiye Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü 23 Temmuz 2014 tarihinde "Türkiye’nin İsrail ile enerji ve savunma anlaşması yoktur" diye bir açıklama yapmak zorunda kalmıştı.
Ancak ortaya çıkan gerçekler, bu açıklamanın kamuoyunu aldatmaya dönük bir propagandadan ibaret olduğunu gösteriyor.
Brüksel'de gizli pazarlık
İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa’ya düzenledikleri baskın sonrasında "İsrail'e "savaş ilan edecekmiş" gibi davranan Erdoğan’ın bu çıkışının tamamen sahte ve hedef şaşırtma amaçlı olduğu ortaya çıktı. Zira Erdoğan'ın sözkonusu açıklamayı yaptığı saatlerde, Türk Savunma Bakanlığı yetkilileri, İsrail üretimi silahlı İnsansız Hava Aracı "K1"'i almak için aracı firmayla Brüksel’de bir otelde gizli pazarlık yapıyorlardı.
Sessiz sedasız bitirmek istiyorlar
İsminin açıklanmasını istemeyen üçüncü bir ülke diplomatı, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin İsviçreli bir firma üzerinden İsrail İHA’sı K1’i almak için görüşmeler yaptığını söyledi. Görüşmelerin epeyce ilerlediğini belirten kaynak, tarafların sessiz bir şekilde bu işi halletmek istediklerini de belirtti.
Çok sayıda K1 alınacak
Aynı kaynak, Türkiye’nin ilk etapta 6 silahlı İHA K1 almak istediğini bildiğini, ama görüşmelerde bu rakamın 10'u geçtiğini öğrendiğini de ekledi.
Bu görüşmelerde İsrail’i temsilen birilerinin olup olmadığını bilmediğini belirten kaynak, İsviçreli firma ile Türkiye arasında K1 için yapılan görüşmelerin ne zaman sonlanacağına ve devir teslim işinin zamanlamasına ilişkin net bir bilgiye sahip olmadığını da belirtti.
Yeni savaş konseptiyle ilişkili
5 Ağustos tarihli Zaman Gazetesi, AKP’nin o günlerdeki arayışını şöyle yazmıştı: "Yerli insansız hava aracı ANKA'nın henüz envantere girmemesi ve silahlandırılmasının yıllar süreceği iddiaları askeri endişelendiriyor. Yerli sistemleri kullanmak isteyen komuta kademesi proje gecikince ABD, Çin ya da İsrail gibi ülkelerden hazır alım seçeneklerini gündeme aldı."
Aynı haberde "Silahlı İHA'lar için en gelişmiş ve operasyonel sistem ABD'ye ait Predator ve Reaper'lar. İsrail de Hermes isimli silahlı İHA'sıyla öne çıkıyor. Fakat İsrail ile ilişkiler gözönüne alındığında, seçenekler arasında İsrail'in olmayacağı belirtiliyor" deniyordu.
Silahlı İnsansız Hava Araçları konusunda üçüncü bir seçenek ise Çin görülüyordu. Çünkü Çin’in CH-3 ismiyle bilinen yeni silahlı İnsansız Hava Aracı, piyasaya henüz çıkmış olmasına karşın Nijerya’da Boko Haram Örgütü'ne karşı kullanılıyor.
Ama Türkiye’nin ilk tercihi ABD Predatorlerini satın almaktı. Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Pentagon’dan, Erdoğan ise doğrudan Obama’dan istekte bulunmuş, fakat ABD Kongresi silahlı İHA’ların Türkiye’ye satışına onay vermemişti. O günlerde basına yansıyan haberlerde "Türkiye’nin öncelikli tercihinin ABD’den İHA almak olduğunu, bunun gerçekleşmemesi halinde, başka seçenekler üzerinde duracağı" da yer almıştı. İşte bu "seçenek" de bugün gündeme gelen İsrail İHA’sı.
Neden K1 isteniyor?
K1 ismi verilen silahlı İHA, ilk kez geçtiğimiz Temmuz ayında Paris’te yapılan Hava Şovu'nda (fuar) alıcı karşısına çıkmıştı. Bu yeni silah, o gün basında çıkan haberlerde şöyle tanıtılmıştı: "Yavne’deki Aeronautics Defense Systems isimli hava savunma sistemleri şirketi "Kamikaze-Katil (K1)" adında ve sadece bir yırtıcı kuşun ağırlığına sahip yeni nesil bir İHA (drone) üretti. Bu İHA’nın istihbarat toplamaktan ziyade intihar bombası olarak kullanılabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor. Üzerinde 2.5 kilogramlık savaş başlığı ve 25 metrelik menzile dağılabilecek 4 bin adet tungsten parçası bulunuyor. Havada 3 saate yakın kalabilen K1’lerin, ‘terörist’ hücrelerine nokta operasyonu için özel tasarlandığı belirtildi. Manevra kabiliyeti yüksek olan İHA ayrıca havada kolayca infilak ettirilebiliyor. Havada tespit edilmesi ve vurulması çok zor."
Kent savaşına mı hazırlık?
İsrail, K1 adlı silahlı İHA’yı Gazze Şeridi'nde kullanarak testten geçirdi. K1, hareket kabiliyeti, özel tasarımı ve hafifliği nedeniyle kent savaşlarında rahat kullanılabilecek özellikte bir silah. Tek tek kişileri hedef alabilmektedir, "suikast silahı" denmesi de bu özelliğinden geliyor. Ayrıca kendini imha etme özelliğine sahip olduğu için intihar bombası olarak kullanılabilir.
Bu durumda akla Türk devleti, "kent savaşına hazırlık mı yapıyor?" sorusu geliyor. Zira son aylarda Türk devleti, HDP'nin yoğun oy aldığı ve öz yönetimlerini ilan eden Kürt kentlerini ağır bir ablukada tutuyor.
Ancak onlarca zırhlı araç ve hava desteğiyle günlerce süren sokağa çıkma yasaklarına karşın, devlet güçleri direnişin yükseldiği Cizre ve Silvan gibi yerlerde birçok semte girememiş ve istediği sonucu alamamıştı.
Erdoğan ile Türk devletinin savaşı sürdürmekteki ısrarcı tavrı göz önüne alındığında "Acaba İsrail yapımı silahlı İHA K1, Kürt kentlerinde sivillere karşı mı kullanılacak?" sorusu içinde taşıdığı endişeyle birlikte gündeme geliyor.
HAYRİ ARGAV