Türk Hükümeti'nin demokratik çözüm sürecinin ciddiyetinden uzak yaklaşımlarının kabul edilemez olduğunu kaydeden BDP Grup Başkanvekili İdris baluken, takvimden kaçmalarının nedeninin de seçim sathına kurban etme hevesinden kaynaklandığını söyledi. Bununla da yetinmeyen AKP'nin Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi arasında sorun varmış havası yaratarak, acemi bir oyun sergilemeye çalıştığını vurgulayan Baluken, 1 Eylül ve 15 Ekim tarihlerinin öneminin altını çizerek, AKP'yi siyasi intihar konusunda uyardı.

Kürt tarafı, çözüm sürecinin ilerlemesi için Türk Hükümeti'nin üzerine düşenleri yapmasını; bu çerçevede önerileri dikkate alarak hazırlaması gereken reform paketini açıklamasını bekliyor. Ancak AKP Hükümeti, klasik oyalama manevraları ve basit oyunlarla çatışmasızlık üzerinden bir kilitlemeyi sürdürmek niyetinde. Rojava'ya çeteleri salarak, Kürtleri meşgul etme, olası Suriye müdahalesi veya Mısır'daki gelişmeleri Türkiye gündeminin önceliği yaparak yerel seçimlere taşıma derdinde. Dün itibariyle AKP Hükümeti, 1 Eylül tarihini pas geçti. 1 Eylül'de miting ve yürüyüşler yaparak, taleplerini meydanlarda haykıran BDP'nin Grup Başkanvekili İdris Baluken, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Görüşmede olumsuz izlenim

5 Mayıs itibariyle başlayan ikinci aşamayla birlikte Türk Hükümeti'ne; tüm demokratik, ilerici ve özgürlükçü kesimlere demokratikleşme paketinde nelerin olması gerektiyle ilgili görüş ve önerileri sunduklarını hatırlatan İdris Baluken, "Fakat geçen hafta içerisinde yetkililer ile yaptığımız görūşmede demokratikleşme paketi ile ilgili net bir yol haritalarının; kamuoyundaki beklentileri karşılayacak bir dūzenlemeye dair çalışmalarının olmadığını gördūk" dedi.
Resmi olarak Meclis erken toplantıya çağrılmadıkça net bir yargıya varmak istemediklerinin altını çizen Baluken, "Bizler yine de AKP Hükümeti'nin bir siyasi intihar gerçekleştirmeden demokratikleşme paketini açıklamasını bekliyoruz" diye konuştu.

Yol haritasını takvimlendirme

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Bir yol haritası var ama burada bir takvimlendirme ve tarih söz konusu değil" sözlerine karşılık Eşbaşkan Demirtaş'ın İmralı'da tarihin de konuşulduğunu açıklaması arasındaki çelişkinin nedenini sorduğumuz Baluken, şu bilgileri paylaştı: "Sürecin aşamalarının tarihlerle periyodlandırılması ilk günden beri müzakere edilmiştir. Çünkü;
-  süreç hassastır,
-  Türkiye’nin önünde bu kadar bölgesel sorun var,
-  üç seçim de kapıya dayanmış,
- Ortadoğu'da siyasal konjonktūr 24 saatte ciddi değişikliklere uğrama potansiyeline sahiptir.
Dolayısıyla yol haritasının belirli sürelere bağlanması zaruridir; seçimlere ya da başka politik gelişmelere kurban edilmemesi hedeflenmiştir."
Baluken, AKP temsilcilerinin sürecin ciddiyetini ve küresel-bölgesel politikaların seyrini anlayamadıklarını savunarak, bu konudaki hassasiyeti defalarca aktardıklarını söyledi. Sürecin ilerlemesi için ciddiyetsiz yaklaşımların bir kenara bırakılmasını salık veren BDP Grup Başkanvekili Baluken, taktik oyunların da altını çizdi.

Öcalan ile çelişki

Türk Başbakan ve başdanışmanının, örgütün Öcalan'ı dinlemediği manipülasyonunu pompaladığını hatırlattığımız Baluken, bu konudaki arayışların beyhudeliğine vurgu yaptı: "AKP’lilerin bilinçli nifak açıklamaları, taktik oyunları devreye koyması beklenen bir durumdu. PKK ve Sayın Öcalan arasındaki ilişkiye dair yorum yapanların realiteyle bağları yoktur. Onlar sadece kendi hayallerini gerçek sanarak avunuyorlar. Hareketi ve Kürt halkını uzaktan yakından tanıyanlar bilirler ki, böyle bir tartışma veya gündem hiçbir zaman söz konusu bile olmamıştır. Dolayısıyla bu yönlü açıklamalar siyasi manevra ve sürece ciddiyetsiz yaklaşımdan başka bir anlama gelmiyor."

Anadilde eğitim hakkı

Türk Başbakan Erdoğan'ın özellikle anadilde eğitim hakkıyla ilgili açıklamalarının, demokratik çözüm sürecinin ikinci aşamasının ruhuna uygun olmadığını belirten BDP Grup Başkanvekili Baluken, beklentilerle karşılaştırarak şöyle izah etti: "Anadilde eğitim hakkını tartışmaya bile açmak kendi başına bir sorundur. Demokratikleşme esas derdimiz ise mevcut seçim barajının değişmesi elzemdir. Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılması, TCK’da anti demokratik maddelerin ayıklanması, Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması, Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu'nun demokratikleştirilmesi, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, yer adlarının iadesi, köye dönüşün sağlanması, basın özgürlüğü, cezaevlerinde bulunan onbine yakın siyasi düşünce suçlusunun özgürlüklerine kavuşması gibi detaylandırabileceğimiz pek çok hususta yasal düzenlemeler yapılması önerilerimiz ve tekliflerimizdir. Yine anayasada vatandaşlık tanımının değiştirilmesi, anadil önündeki engellerin kaldırılması, katı merkeziyetçi bir yönetim yerine adem-i merkeziyetçi yerinden yönetim anlayışının esas alınması, inanç özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması ülkenin demokratikleşmesi için mutlaka anayasal güvence altına alınması da ikinci aşamada ortaya koyduğumuz teklif ve önerilerdir.  
Bu önerilere yönelik kapsayıcı olmayan her yaklaşım bizler için eksik ve yetersiz yaklaşımdır. Dolayısıyla açık bir şekilde daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük adını taşıyan bu düzenlemelerin yapılması demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi adına kaçınılmazdır."

Mekansal özneler

Ayrıca Öcalan ile görüşmelere getirilen sınırlamaların kaldırılmasının önemine işared eden İdris Baluken, şu konunun altını da özellikle çizdi: "Geçiş döneminde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birinin yıllardır süren çatışmalı sürecin mekansal öznelerini yeniden canlandırmamaktır. Yani kalekol yapımları ve HES yapımları bir an önce durdurulmalı, bu fırsatçı tavrından vazgeçmelidir."

Açıklanmazsa veya yetersizse

Paket açıklanmaz ya da beklentileri karşılamazsa BDP'nin nelere yapabileceği konusunda BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, demokratik mücadeleye işaret ediyor. Demokratik haklarını kullanarak AKP Hükümeti'ni bu adımları atmaya zorlayacaklarını; gerekirse ev ev dolaşarak kamuoyu yaratacaklarını, gerekirse de büyük eylemsellikler ortaya koyacaklarını belirten Baluken, Meclis’in erken açılması gerektiğini ekledi.

9 ayda gelinen nokta
Barış sürecinde 9 ayda gelinen noktayı BDP'nin nasıl değerlendirdiği sorusuna karşılık İdris Baluken, öncelikle Kürt tarafının fedekarlık ve kararlılığını teslim etti. Hükümet'in tavrının bir çıkmaza sürüklediğini tekrarlayan Baluken, "Başta hükümet olmak üzere Türkiye’deki tüm kesimler ve bireylere demokratik çözüm sürecinin kilit bir noktada durduğunu ifade ediyor, herkesi bu süreci demokrasi ve özgürlükten taraf desteklemeye davet ediyoruz" dedi.



ARZU YILDIZ/HABER MERKEZİ