Yaşananlarda HDP'yi sorumlu tutan ve "gereken yapılacak, bedelini ödeyeceksiniz" tehditleri savuran, terör estiren devlet güçlerini her fırsatta "tebrik eden" hükümet, bununla da yetinmeyip polisin yetkilerini arttırıyor.


Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ise 10 Ekim'de yaptığı konuşmada Kobanê'ye destek eylemlerine katılanları 'vandallıkla' suçlamış, Meclis'e polisin yetkilerini genişleten yeni bir düzenleme için talimat vermişti. Erdoğan, "İnşallah Salı'dan (dün) sonra yeni yasal düzenlemeleri gerçekleştirecek sokakları bu vandallardan süratle temizleyecektir" demişti. Gezi'de terör estiren polisi "kahraman" ilan eden, Kobanê serhildanına ilişkin de "Polis ve askerin kalkanla müdahele etmesi yeterli değil, artık ne gerekiyorsa onu yapacaklar" diyen Erdoğan, polisin öldürme yetkisini yasal güvenceye alacaklarını da duyurmuş oldu.

Öldürme yetkisi veriyor

Meclis Genel Kurulu'nda dün görüşülmesi beklenen yeni düzenlemenin yasalaşması halinde polis, molotof kullanan göstericiye doğrudan ateş edebilecek. Yine sokak eylemlerinde gözaltına alınanlara yönelik suç tanımları genişletilip ceza oranları yükseltilecek, eylemlere katılanların, 'polise mukavemet' gösterenlerin tutuklu yargılanmalarının önü açılacak.

Hukukçular tepkili

Tartışma yaratan yeni düzenlemeye hukukçular ise tepkili. Bu yasa tasarısıyla birlikte polis şiddetinin kat be kat artacağına dikkat çeken hukukçular, bunun aynı zamanda sivil bir sıkıyönetim uygulaması hazırlığı olduğuna işaret etti. DİHA'ya konuşan Hukukçu Erdal Doğan, tasarının yasallaşması halinde Türkiye'nin iç savaşa gitme ihtimalinin doğabileceğine dikkat çekti.

Yasa ne içeriyor?
Yeni yasal düzenlemede yer alan maddeler ise şöyle sıralanıyor:

* Molotof kokteyli 'silah' olarak tanımlanacak ve kullananlara 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Aynı şekilde havai fişeklerin saldırı amacıyla kullanılmasına da 3 yıla kadar hapis cezası getirilecek.
* Molotofun ateşli silah olarak değerlendirilmesi durumunda polis, molotof kullanan göstericiye doğrudan ateş edebilecek.
* Düzenlemeyle, polise mukavemet ve kamu malına zarar vermenin cezaları da artırılacak. Türk Ceza Yasası’nın “Mala zarar vermenin nitelikli halleri” başlıklı 152’nci maddesiyle, “Görevi yaptırmamak için direnme” başlıklı 265’inci maddesi yeniden düzenlenecek. Bu maddelerde öngörülen cezalar artırılacak. Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla “cebir veya tehdit” kullananlara verilen hapis cezasının da artırılması düşünülüyor.
* Yeni düzenlemeyle toplumsal olaylar ve eylemler sırasında, kimliği gizlemek için yüzün örtülmesi halinde de daha fazla ceza verilmesi planlanıyor. Pakete, ceza sınırı 2 yılın altında olan suçlarda tutuklama yapılamaması nedeniyle, suçun tekerrürü halinde tutuklamaya olanak sağlayacak hüküm konulacak. Böylece eylemlere katılanların tutuklu yargılanmalarının önü açılacak.
* Hükümet tutuklama ile ilgili düzenleme için, Gezi eylemlerinin ardından bu süreyi 1 yıla indirmeyi planlamış, ancak tepkiler üzerine vazgeçmişti. Düzenleme, sürenin 1 yıl ile sınırlandırılması ya da tamamen kaldırılması biçiminde olacak. Bir başka formüle göre ise, tutuklama ile ilgili süre sınırı aşağı çekilmeden Ceza Muhakemeleri Yasası’nın tutuklama için sayılan katalog suçlarının kapsamı genişletilecek.