İstanbul Emniyet Müdürlüğü “mahallelerde güvenliğin sağlanması” iddiasıyla silahlı bekçilerin güneşin batışından doğuşuna kadar görev yapacağını duyurmasından itibaren, binlerce kişi müracaat etmiş ve 700’ü seçilmişti. Uygulama ile yaşam alanlarının sınırlanacağını belirten kadınlar, öz savunmayla sokaklarda olmaya devam edeceklerinin altını çizdi. 

 

En güvenilir yöntem öz savunmadır

AKP zihniyetinin bir sonucu olarak bekçilik uygulamasının devreye konulduğunu belirten Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İstanbul İl Başkanı Pınar Türk, gece bekçileri ile kadınların yaşam alanlarının sınırlandırılmak istendiğini kaydetti. Türk, “Bu uygulama ile kadınlar başta olmak üzere vatandaşların yaşam alanları sınırlandırılmak isteniyor. Netice itibariyle bu uygulamayı doğru bulmuyoruz. Erkek egemen zihniyet değişmediği sürece hiçbir yer güvenli değildir. İşte tam da bu yüzden kadınlar için en güvenilir yöntem olan öz savunmayla sokaklarda olmaya devam edeceğiz” dedi.


‘Kadınlar hedef alınıyor’

Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) Sözcüsü Fadime Çelebi de, “AKP her gün yeni bir yasa ile karşımıza çıkıyor. OHAL bahane edilerek, yeni KHK’lar ile yeni uygulamalar gündeme getiriliyor. Önceki iktidarlar tarafından da uygulanan gece bekçiliği yeniden uygulanmaya çalışılarak kadınlara dönük saldırıların önü açılıyor. Toplumsal erkeklik devlet nezdinde üretilerek yaşamın her alanına yayılmış durumda. Gece bekçiliği uygulaması ile yine kadınlar hedef alınmaktadır” ifadelerine yer verdi.


‘Saldırıların önü açılacak’

Gece bekçileri tarafından sokaklarda olan kadınların keyfi bir şekilde durdurulup ‘ne işin var burada?’ diye sormanın önünün açılacağını söyleyen Çelebi, “Sokaklarda yürüyen kadınlar iktidar tarafından yürürlüğe konulan bekçilik ile hedef haline getirilecek. Gece sokağa çıkan kadınlar keyfi biçimde durdurulacak, kıyafeti gerekçe gösterilip rahatsız edilecek ya da sevgilisi ile dolaşıyorsa saldırının önü açılacak. Bununla birlikte aynı zamanda yaşam tarzımız da denetim altına alınmak istenecek. Eve giriş-çıkış saatlerimizi denetim altına almak demek, ‘ahlak bekçiliği’ demektir” diye belirtti. 


‘Korku yaratılmak isteniyor’

“Biz kadınlar açısından bu uygulama tam olarak ‘ahlak bekçiliği’dir, hedeflenenlerden birisi de korku toplumu yaratmaktır” diyen Çelebi, “Bu uygulama ile infazlar çoğalır, ‘vurun’ diyen devlet aklının sahadaki yansıması bekçilerdir. Tüm toplumda korku yaratılmak istenmektedir. Yaşamımız 24 saat polis ablukası altına alınarak denetlenmek istenmektedir. Ancak tüm bu sistematik baskı karşısında özgürlük talebimizi haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlar bugüne kadar nasıl bu uygulamalara, yasalara, erkek egemen iktidara direndiyse bundan sonrası için de aynı kararlılıkla direnmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.


‘Uygulamanın hükmü yoktur’

Çelebi son olarak, “Bizim için bu uygulamaların hükmü yoktur. Biz kadınlar yine sokaklarda olup mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Gece bekçiliğine karşı gece eylemleri de yapılarak sokakları terk etmeyeceğimizi yinelemeliyiz” dedi. 


 İSTANBUL