AKP kamuoyu önünde bir yandan “silahsızlanma” çağrısı yaparken, silahsızlanmaya varacak yolu kendisi tıkıyor. Sürecin kilometre taşı olarak nitelendirilen Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu’na ilişkin kanun teklifi aylardır Meclis gündemine taşınmıyor. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan Newroz mesajında, “Parlamento üyeleri ve İzleme Heyeti’nden teşkil edilen bir Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu’ndan geçildikten sonra da sözkonusu kongre realize edilir” sözüyle PKK’nin silahlı mücadeleye son verme kararını alacağı kongrenin ancak böyle bir komisyonun kurulması halinde mümkün olabileceğini duyurmuştu. 

Öcalan’ın mesajıyla bir kez daha gündeme gelen Komisyon, çözüm sürecinin başından beri yol haritasında önemli bir başlık olarak yer alıyor. 


HDP’nin teklifi neyi içeriyor?

İmralı heyetinde yer alan HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, geçtiğimiz Ocak ayında verdikleri kanun teklifi ile konuyu Meclis’e taşımıştı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da “Toplumsal Mutabakat Komisyonu ile Ortak Akıl Heyeti” kurulmasına ilişkin yasa önerisi vermişti.

HDP’nin ‘Tarihsel Hakikatler ve Yüzleşme Komisyonu’ kurulmasına ilişkin kanun teklifine göre, komisyonun üyeleri Meclis’te grubu bulunan her partiden ikişer üye ve iki bağımsız milletvekilinden oluşacak. Her siyasi partiden muhakkak bir kadın, bir erkek üye seçilecek.

Öte yandan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de komisyonda yer alacak. Bu kuruluşlar, siyasi tarih ve insan hakları alanında çalışmalar yapmış örgütler arasından belirlenecek.

Komisyonun rolü ‘Öncesi de dâhil edilebilmek üzere; 1980 askeri darbesine giden zemini de kapsayacak şekilde, Türkiye’nin ayırt edici ve minyatür siyasi tarihi olan son 35 yılda yaşanan gelişmelerle ilgili hakikatlerin açığa çıkarılması ve tarihsel bir yüzleşmenin yapılması’ olarak tarif edilmişti. 

Sezgin Tanrıkulu’nun yasa önerisinde ise “Geçmişte Yaşanan İnsan Hakları İhlallerinin Araştırılması“, “Uludere / Roboski Katliamının Araştırılması”, “Faili Meçhul Cinayetlerin ve Kayıpların Araştırılması”, “İşkence ve İşkencecilerin Araştırılması” ve “Gerçekleri Araştırma Komisyonu Kurulması” gibi araştırma komisyonlarının kurulması talep edilmişti. 


Komisyonda bekliyor

Çözüm sürecindeki diğer başlıklarda olduğu gibi AKP Hükümeti, Hakikat Komisyonu’nun kurulmasında da beklenen adımları atmadı. Hem HDP’nin hem CHP’nin konuyla ilgili önerileri Meclis Anayasa Komisyonu’nda bekliyor. 

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Meclis’teki AKP vesayetine dikkat çekerek, “Teklifler ancak AKP istediğinde gündeme gelebiliyor. Halen gündeme alınmış ya da Genel Kurul’a indirilmiş değil” dedi. Amed Newrozu’nda okunan Öcalan’ın mektubunda da belirttiği gibi komisyonun kurulmasına acil olarak ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Buldan, “Bir an önce kurulması gerekiyor ama nasıl bir yol, yöntem izlenecek bize iletilen bir şey yok. Newroz’dan sonra hükümet ile bir görüşme de gerçekleştirmedik. Bu hafta içerisinde bir görüşme yaşanırsa orada tekrar ele alacağız konuyu” dedi.
Buldan sürecin başından bu yana komisyonun kurulması gerektiğini elzem olarak gördüklerinin altını çizerek, “Komisyonun kurulması sürecin pozitif anlamda ilerlemesi yönünde katkı sağlar” diye konuştu.




25 ülkede örneği var


AKP’nin ayak dirediği komisyonun benzerleri bugüne kadar 25 ülkede kuruldu. Bu komisyon ya da kurullar, çatışma süreçlerindeki yaşananların gün ışığına çıkarılması ardından barış süreçlerinin daha sağlam zeminlerde ilerlemesini sağladı. 

Hakikat Adalet Hafıza Merkezi tarafından yayımlanan, Murat Çelikkan’ın derlediği “Hakikat Komisyonları” çalışmasına göre bazı ülkelerdeki komisyon örnekleri şöyle:


Arjantin

Komisyonun adı: Kayıplar Üzerine Ulusal Komisyon. Faaliyet Süresi: Aralık 1983-Eylül 1984 (9 ay) Kapsamı: 1976 ile 1983 yılları arasında yaşanan zorla kaybetmelerini araştırmak. 1976-1983 döneminde, özellikle sol siyasi kimliğe ve Peronist gençlik örgütüne bağlı olduğuna inanılan insanlar, ordu güçleri ile istihbarat birimleri tarafından kaçırıldı, çok ağır işkencelerden geçirildi ve kaybedildi. Bu dönemde kaybedilen insan sayısının 12 ile 30 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Komisyondaki tanıklıkların 1500’ü doğrudan hak ihlallerine maruz kalmış olan mağdurlardan alındı, toplamda kayda geçen tanıklık sayısı ise 7 bindi. Komisyon çalışmaları sonucunda 8 bin 960 kayıp kayda geçti. Üst düzey cunta liderlerinden dokuzu yargılandı, beşi hüküm giydi. Arjantin’deki adalet arayışı hala devam ediyor.


Güney Afrika

Komisyonun Adı: Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu. Faaliyet Süresi: 1995-2002 (Faaliyet süresi 1998’te sona erdikten sonra uzatıldı.) Kapsamı: 1960-1994 yılları arasında Apartheid siyaseti sonucu işlenen insan hakları ihlallerini araştırmak ve toplum nezdinde mahkum edilmesini sağlamak. Komisyona 21 bin mağdur ifade verdi ve bu mağdurlardan 2 bin tanesi halka açık bir biçimde gerçekleştirilen oturumlara katıldı. 


Fas

Komisyonun Adı: Hakkaniyet ve Uzlaşma Komisyonu. Faaliyet Süresi: Aralık 2004 - Kasım 2005 (12 ay) Kapsamı: 1956’dan 1999’a kadar meydana gelmiş olan zorla kaybetmeleri, yasadışı ve keyfi gözaltı ve tutuklamaları araştırmak. Kuruluşunun üçüncü ayında Komisyona yaklaşık 20 bin başvuru geldi. Görev süresinin sonunda Komisyon, 40 bine yakın başvuru almıştı.Komisyon’un raporu, Aralık 2005’te Kral’a sunuldu ve izleyen süreçte halka da açıklandı. 


İrlanda

Komisyonun Adı: Geçmiş Üzerine Danışma Grubu. Faaliyet Süresi: Temmuz-Aralık 1981 (5 ay) Yetki alanı Kuzey İrlanda ve Britanya’nın diğer kısımlarıyla sınırlıydı, ancak 2013 yılının ortasında 2 bin 68 vakayı yeniden soruşturmaya açabildi, bunların 1.713’ü sonuçlandı. Komisyon raporunda 31 farklı tavsiyede bulundu; bunlardan en önemlisi yüzleşme, adalet ve bilgi toplama süreçlerini denetleyecek, uluslararası insan hakları camiasından bir kişi tarafından yönetilecek, iki de ulusal temsilciyle tamamlanacak bir “Miras Komisyonu”nun kurulmasıydı. Ancak rapordaki Kuzey İrlanda’daki çatışma sürecinde hayatını kaybetmiş olanlara tazminat önerisi oldukça tepki topladı. Ve raporun diğer maddeleri geri planda kaldı. 


El Salvador

Komisyonun Adı: El Salvador Hakikat Komisyonu. Faaliyet Süresi: Temmuz 1992-15 Mart 1993 (8 ay) Kapsamı: 1980 yılından sonra gerçekleşmiş olan ağır şiddet eylemlerini araştırmak. Rapora göre, komisyonun belgelediği 22 bin vakanın yüzde 60’ı yasa dışı ve keyfi infazları, yüzde 25’i zorla kaybetmeleri, yüzde 20’si işkenceyi ve kalanlar da birden fazla hak ihlalini içermekteydi. Komisyon raporu aynı zamanda ihlallerin büyük kısmında sorumluluğu olan yetkililerden 40 tanesinin isimlerini açıkladı. 



ZEYNEP KURİŞ/DİHA/ANKARA