AKP’deki çözülmeyi ortaya çıkarın şeyin 8 Haziran’da devreye konulan darbeye karşı gösterilen direniş olduğunu belirten HDP Eşbaşkanı Demirtaş, “Bu direnişin giderek ayrılığı, ayrışmayı ve kendi içlerindeki çelişkiyi derinleştirmesi beklenen bir durumdu. Kongreden sonra toparlanma yoluna gideceklerdir ama dikiş tutmaz. AKP’de bu haliyle çözülme başlamıştır. Erdoğan iktidarı şu andan itibaren tümüyle tasfiye sürecine girmiştir” diye konuştu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AKP içerisinde Ahmet Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından tasfiye edilmesi, HDP’li milletvekillerinin “dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla” demokratik siyasetin tasfiye edilmesi ve yine geçtiğimiz hafta ABD’de gerçekleştirdiği temaslara ilişkin DİHA’dan Hayri Demir’in sorularını yanıtladı. 

Demirtaş, Davutoğlu’nun kaçınılmaz sonla karşılaştığını ve şunları yapmadığı için bypass edildiğini söyledi: “Erdoğan’a göre dokunulmazlıkların şu ana kadar kaldırılması gerekiyordu. Davutoğlu’nun her yerde başkanlık sistemini savunması ve bunun kampanyasını yürütmesi gerekiyordu. Anayasa değişikliğinin hazırlığının şimdiye kadar tamamlanması ve parlamentoya getirilmesi gerekiyordu.”


Çözülmeyi başlatan direniştir

AKP’nin aleni bir yarılma sürecinden geçtiğini, artık AKP içerisindeki tek adam yönetimine ve sistemine karşı olanların sesinin daha yüksek çıkma ihtimali olduğunu belirten Demirtaş, şöyle devam etti: “Bütün bunları ortaya çıkaran şey direniştir. Kürt özgürlük hareketi, HDP, sivil toplum örgütleri, Alevi örgütleri, sol ve sosyalist kesimler uzun süredir Erdoğan darbesine karşı bir direniş geliştiriyorlar. Bu direnişin giderek ayrılığı, ayrışmayı ve kendi içlerindeki çelişkiyi derinleştirmesi beklenen bir durumdu. Kongreden sonra toparlanma yoluna gideceklerdir ama dikiş tutmaz. AKP’de bu haliyle çözülme başlamıştır. Erdoğan iktidarı şu andan itibaren tümüyle tasfiye sürecine girmiştir.”


Darbe 8 Haziran’da başladı

Kukla olan Davutoğlu’na bir darbe yapılmadığını; 8 Haziran’la birlikte başlayan ve Davutoğlu’nun da desteklediği bir darbe sürecinden bahsettiklerinin altını çizen Demirtaş, “Erdoğan darbesi 8 Haziran’da aleni bir şekilde başladı ve halen devam ediyor. Bunun sadece aşamalarını izliyoruz. Darbe süreci henüz tamamlanmış değil. Dokunulmazlıklar da bu darbe sürecinin bir parçasıdır” diye konuştu. 


HDP’siz Meclis tasarımı

Erken seçim olasılığının yüksekliğine işaret eden Demirtaş, iradesiz başbakan atanmasının ardından yaşanabilecekleri şöyle sıraladı: “Bütün süreci de kontrol altına alarak, hızlı bir şekilde erken seçime gidebilir. Oradan 330 milletvekilini bulup, arzu ettiği Anayasa değişikliğini referandum da yapabilir. CHP ilkesiz bir siyasetle AKP’yi besliyor; MHP zaten AKP’nin yedeğinde. Direnen bir tek HDP kalıyor. HDP ve MHP’yi baraj altında bırakmak istiyor. Zaten dokunulmazlıklarımızı erken bir şekilde kaldırmalarının nedeni de erken seçim ihtimalidir. Kampanya yürütemez bir duruma getirip HDP’yi baraj altında bırakmaya çalışacaklar. Araştırmalar gösteriyor ki biz halen barajın üzerindeyiz. Oylarımız da giderek artıyor. Biz erken seçimi  göğüsleyebilecek, barajı aşacak bir iradeye ve güce de sahibiyiz. Biz her türlü olasılığa karşı tedbirimizi alacağız.”


Kimseye boyun eğmeyiz

Genel Kurul’daki dokunulmazlık oylaması konusunda tutumlarının ne olması gerektiğini tartışmaya devam ettiklerini belirten Demirtaş, “Hayır” oyu ya da “boykot”a önümüzdeki günlerde değerlendireceklerini ama “Evet” oyunun az çıkması için Genel Kurul’a sesleneceklerini söyledi. Demirtaş, CHP, MHP ve AKP’den de bu konuda çok sayıda fire çıkacağını vurguladı. Demirtaş, “HDP’nin Meclis’ten dışlanması halinde biz kimseye boyun eğmeyiz, halkımızla tartışır kararlarımızı alır ve çalışmalarımızı bir Meclis çatısı altında yürütürüz… Bize karşı atılan her adımda biz de yeni adımlarla ve planlamalarla adımlar atacağız” dedi. 


YPG’siz Minbic operasyonu

ABD ve Avrupa’daki temaslarını hatırlatan Demirtaş, Kürt sorununda müzakereye dönüş, karşılıklı ateşkes ilan edilmesi, mümkünse bunun uluslararası gözlemciler ve arabulucular nezaretinde yapılmasının makul görüldüğünü ama AKP’nin blokajının tam olarak aşılamadığını söyledi. AKP yönetimindeki devletin Rojava’ya yaklaşımının son derece düşmanca olmasının ABD’yi zorladığını kaydeden Demirtaş, “DAİŞ’e karşı etkili mücadele eden PYD ile işbirliği yapmaya devam edecekler” diye konuştu. 

Demirtaş, bir süredir gündemde olan Minbic operasyonu konusundaki izlenimlerini de paylaştı: “Görünen o ki Amerikalılar, oradaki bazı Arap unsurlar ve Türk özel kuvvetlerinden bazı ortak birliklerle birlikte ortak Minbic operasyon yapılabilir. Bunun hazırlıkları yapılıyor gibi görünüyor. PYD’yi dışta tutan bir Minbic operasyonu hazırlıkları… Bazı Arap grupların bu çerçevede Türkiye’ye davet edildiği ve toplantılar yapıldığı, yine bunların MİT koordinesinde Türk özel birlikleri ile birlikte operasyona hazırlandığı ve tekrar sahaya gönderileceği Amerika’nın da bunun onayını verdiği şeklinde bir durum söz konusu. Umuyorum ki Türkiye böyle tehlikeli bir yaklaşım içerisine girmez. AKP ve Erdoğan bu çılgınlığı yapmaktan çekinmiyor.”


 HABER MERKEZİ