
OHAL’i ikinci kez uzatan, çıkardığı onlarca KHK’yle onbinlerce kişiyi tutuklayan, ihraç eden, gazetecileri, akademisyenleri rehin alan Türkiye en son çıkardığı KHK ile Türkiye’nin AKPM’de ‘’acil“ gündemle ele alınmasından kıl payı kurtuldu. Türkiye’nin tekrar denetim sürecine dahil edilip edilmeyeceği ise bahar ve yaz oturumlarına kaldı.
Türkiye’nin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi‘ne (AKPM), 14 Aralık 2016’da verilen bir önergeyle ‘Türkiye’deki demokratik kurumların işleyişi’ üzerine Meclis’in acilen toplantıya çağrılması öngörülmüştü. Önergenin gerekçesinde, Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL altında alınan önlemlerin kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı olduğu belirtilerek, bunun Konseyin temel ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Türkiye’nin ‘’denetime’’ alınması istenmişti. Türkiye zaten daha önce bir denetim atlatmış ve ‘’diyalog’’ aşamasına alınmıştı.
Ankara’nın hilesi AKPM’de tuttu
Ankara Pazar gecesi KHK’leri ile Pazartesi günü Strasbourg’da Türkiye konusunun AKPM’de acil gündemle ele alınmasını durdurdu. Türkiye’nin tartışmayı önlemek için çıkardığı ‘’gözaltı süresini düşürme, gözaltında avukatla görüşme hakkını tanıma ve AYM ile AİHM yolunu açan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurmasını‘’ öngören yeni Kanun Hükmündeki Kararnameleri, önergenin reddedilmesinde etkili oldu.
Bahar veya yaz oturumuna kaldı
Yapılan oylamada üçte iki çoğunluk sağlanmadığı için Perşembe günkü oturumda Türkiye’nin tartışılması reddedildi. Oylamaya 181 parlamenter katılırken bunlardan 94’ü oturum yapılması yönünde oy kullandı. 68 parlamenter oturum yapılmaması yönünde oy kullanırken 19 parlamenter de çekimser kalmayı tercih etti. Bu karar ile Türkiye tekrar denetim sürecine dahil edilip edilmeyeceğine yönelik tehlikeyi şimdilik atlattı. Kararın bahar veya yaz oturumunda ele alınması bekleniyor. Ancak Türkiye ile ilgili kaygılar hâlâ komisyonlarda ele alınmaya devam edecek.
AKPM töhmet altındadır
HDP’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve AKPM Üyesi Hişyar Özsoy, “Bu tartışmanın ertelenmiş olması, en başta AKPM’nin kendi temel ilke ve değerlerine sırt döndüğü ve şaibeli oylamaların olduğu bir kurum imajını veriyor. Böylelikle de üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeyen bir kurum olması hasebiyle töhmet altındadır ve güvenilirliği zedelenmiştir” eleştirisinde bulundu.
Şaibeli ‘hayır’ oyu
AKPM’nin en etkin komisyonları olarak kabul gören Denetim (Monitoring) ve Politik İşler Komisyonu ile Türkiye raportörleri de Türkiye’deki anti demokratik uygulamalar karşısında çok ciddi derecede endişeleri olduğundan bu oturumda acil gündem maddesiyle görüşülmesini istemişlerdi. Ancak AKPM İcra Bürosu’nda yapılan toplantıdaki oylamada da 13 karşı 14 oyla ret kararı çıkmıştı. AKP iktidarının etkisinde kalındığı izlenimi veren oylamada, Denetim (Monitoring) Komisyonu Başkanı Cezar Florin Preda’nın komisyon üyelerince kendisine verilen yetkinin tersini kullanması dikkat çekti. Preda’nın Monitoring Komisyonu’nun Türkiye’deki durumun acil gündemle görüşülmesi talebine rağmen İcra Bürosu’ndaki oylamada ‘hayır’ oyu kullanması şaibeli bulunuyor. .
Ankara’ya boyun eğmeyin
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) oturumlarında HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı ve AKPM üyesi Hişyar Özsoy, gazeteci-yazar Ahmet Nesin, gazeteci Fehim Işık ve Fatih Polat birer konuşma yaptı.
Toplantı, AKPM Sol Grubu’nun organize ettiği Cizre, Şırnak gibi öz yönetim direnişinin olduğu birçok kente yönelik Türk devletinin saldırılarının konu edinildiği bir belgeselin gösterimi ile başladı. Türk devletinin uygulamalarını, “Tam anlamıyla sivilleri hedef alan, savaş ve insanlık suçu” olarak nitelendiren HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, HDP eşbaşkanları da dahil, milletvekillerinin tutuklanmasını da hatırlatarak, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumların işlenen suçlar karşısında gözlerini kapayarak suç ortağı olmaması gerektiğini söyledi. Sarıyıldız, Ankara rejiminin şantajlarına, göçmenler vb. gibi nedenlerden dolayı boyun eğilmemesi çağrısında bulundu.
Asıl darbeyi Erdoğan yaptı
Gazeteci-yazar Ahmet Nesin ise aydın, yazar ve gazetecilerin rejim tarafından sistematik ve artan bir şekilde hedef alındığını örnekleriyle anlatarak, “Erdoğan darbeyi önleme numarası yapıp, asıl darbeyi kendisi yaptı ve bugün de Anayasa değişimi diyerek, bunu her sahada pekiştiriyor” diye konuştu. Gazeteci Fehim Işık, devletin bütün erklerinin bir kişide bütünleştiği bir rejim ile karşı karşıya olduklarını söyleyere, buna en fazla AKPM ve Avrupa kurumlarının itiraz etmesi gerektiğini vurguladı. Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve gazeteci Fatih Polat da Türkiye’de şu anda 148 gazetecinin cezaevinde olduğunu ve basının hiç de görülmemiş bir baskı cenderesinde tutulduğunu kaydetti.
AKPM rolünü oynamadı
Toplantının moderatörlüğünü yapan HDP Bingöl Milletvekili Hiyşar Özsoy ise Erdoğan’ın bütün erklerin yetkisini elinde toparlama girişimi olan başkanlığa gidişatına HDP olarak karşı çıkmış olduklarından dolayı, sistematik bir cezalandırmaya maruz kaldıklarını dile getirdi. Özsoy, “AKPM, 2004’te Türkiye’nin önüne 12 maddelik bir ödev listesi koydu. Bu geçen zaman içinde AKP iktidarı bunları yerine getirmek değil, daha da kötüleşen bir uygulama içinde oldu. Başta AKPM olmak üzere AK kurumları buna gerekli itirazı ve tepkiyi göstermekten uzak kaldı” eleştirisinde bulundu.
STRASBOURG