Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Amed il binasında basın toplantısı düzenledi. DBP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek’in açıklama yaptığı toplantıya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Siirt Milletvekili Besime Konca, HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, DBP, HDP, belediye eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Toplantının yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe “Ji darbeya AKP’yê re na”, “AKP’nin darbesine hayır” yazılı pankartlar asıldı.

Amed iki kez kayyum gördü

DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, “Bugün yaşananlar darbedir. Başka söze gerek yok” dedi. Amed’in tarihinde iki kez kayyum gördüğünü hatırlatan Yüksek, “Biri 12 Eylül’de Kenan Evren döneminde, şimdi de AKP ve Erdoğan döneminde. O zaman Amed belediyesine bir albay atadılar. Bugün de Ankara’dan bir kaymakam gönderip yönetmek istiyorlar. İki dönemde anlayış da amaç da aynıdır” dedi. 

12 Eylül uygulamalarıyla bugün yaşananları karşılaştırarak “Bu dönemi de darbe dönemi olarak nitelendiriyoruz” diyen Yüksek, şöyle devam etti: “Darbeye karşı duracağız. ‘AKP’nin darbesine hayır’ sloganıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

Darbeye karşı direneceğiz 

Bu darbe sürecini de 7 Haziran’dan sonra ele alıyoruz. Son bir yılda 2 bin 700 üyemiz tutuklandı. 27 belediyemize el konulmuştur. Bu darbe değil de nedir? AKP ve Erdoğan ’Halk tarafından seçildim’ diyor. Ve ‘Kimse vesayet kuramaz’ diyor. Dün de Binali Yıldırım, ‘2003’ten bu yana darbecilere karşıyız. Daha müsaade etmeyeceğiz darbelere’ diyor. Amed halkının seçtiği Gültan Kışanak ve Fırat Anlı hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandı. Bu darbe değil midir? Bunu da herkes görmeli ve bilmelidir. Biz AKP’nin darbesine karşı direnişimizi yükselteceğiz. Bu bizim kaderimiz olamaz. Bunu asla kabul etmeyeceğiz.”

PM ve MYK alınan kararları hatırlatan Yüksek, “AKP’nin darbesini bizim kaderimiz olarak görmeyeceğiz ve direneceğiz” dedi.

Kayyumları tanımayacağız 

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, AKP’nin halkın iradesini zorla teslim almaya çalıştığını söyledi, “Asıl darbenin ikinci ayağı da DBP’li belediyelerine el koyarak devam ettirmek istiyor. Buna karşı durmak da hepimizin görevdir. Buna göre kendimizi konumlandırırsak kazanacak olan bizler olacağız” diye konuştu. Kayyumları tanımayacaklarını belirten Tuncel, “Onlar kendilerini kandırıp zafer kazanmış gibi hissedebilirler. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Kayyum atanan yerlerde kayyumu tanımayacağız ama halkımızın yanından da ayrılmayacağız” dedi.

Bir kişi kalsak da…

Tuncel, şunları söyledi: “Evlerde sokaklarda, tarlada, fabrikada olacağız. Ev çalışması, halk buluşması yapacağız. Demokrasi güçleriyle, sağlık, eğitim, basın emekçileriyle birlikte çalışacağız. Kürt ulusal birliği her alanda sağlamak için yan yana duracağız. Kürdistan’da savaş sürdükçe Türkiye’de demokrasi ortadan kaldırılıyor. Demokratik Özerklik istiyoruz diye bölücülükle suçlanıyoruz. Sen de başkanlık istiyorsun. Dün Mardin bugün Elazığ’da ev baskınları oldu. Bir aya yakındır arkadaşlarımız gözaltına alındı. Gözaltına aldınız diye çalışmayacak mıyız? Bir kişi de kalsak çalışmaya devam edeceğiz.”

Her gün eylem

Açıklama ardından toplantıya katılanlar belediye önünde yapılan proteste eylemine katıldı. Burada da bir konuşma yapan Sebahat Tuncel, AKP darbesine karşı alanları terk etmeyeceklerini söyledi. Tuncel, “Biz darbeleri ve darbecileri iyi tanıyoruz. Bütün darbecilerin sonu aynıdır. Kenan Evren öldüğünde halk arkasından lanet okudu. Biz darbeye karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz. Her gün saat 11.00-13.00 arası belediye önünde toplanmaya devam edeceğiz. Biz yöneticilerden oluşan bir hareket değiliz. Halk hareketiyiz. Biz gideriz, başka arkadaşlarımız gelir.” 


DBP’nin izleyeceği YOLAKP’nin darbesine hayır!

Son bir yılda 2 bin 700 üyesi tutuklanan 27 belediyesine el konulan DBP, “AKP’nin darbesine hayır. AKP’nin darbesini bizim kaderimiz olarak görmeyeceğiz ve direneceğiz” dedi. 

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Amed il binasında basın toplantısı düzenledi. DBP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek’in açıklama yaptığı toplantıya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Siirt Milletvekili Besime Konca, HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, DBP, HDP, belediye eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Toplantının yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe “Ji darbeya AKP’yê re na”, “AKP’nin darbesine hayır” yazılı pankartlar asıldı.

Amed iki kez kayyum gördü

DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, “Bugün yaşananlar darbedir. Başka söze gerek yok” dedi. Amed’in tarihinde iki kez kayyum gördüğünü hatırlatan Yüksek, “Biri 12 Eylül’de Kenan Evren döneminde, şimdi de AKP ve Erdoğan döneminde. O zaman Amed belediyesine bir albay atadılar. Bugün de Ankara’dan bir kaymakam gönderip yönetmek istiyorlar. İki dönemde anlayış da amaç da aynıdır” dedi. 

12 Eylül uygulamalarıyla bugün yaşananları karşılaştırarak “Bu dönemi de darbe dönemi olarak nitelendiriyoruz” diyen Yüksek, şöyle devam etti: “Darbeye karşı duracağız. ‘AKP’nin darbesine hayır’ sloganıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

Darbeye karşı direneceğiz 

Bu darbe sürecini de 7 Haziran’dan sonra ele alıyoruz. Son bir yılda 2 bin 700 üyemiz tutuklandı. 27 belediyemize el konulmuştur. Bu darbe değil de nedir? AKP ve Erdoğan ’Halk tarafından seçildim’ diyor. Ve ‘Kimse vesayet kuramaz’ diyor. Dün de Binali Yıldırım, ‘2003’ten bu yana darbecilere karşıyız. Daha müsaade etmeyeceğiz darbelere’ diyor. Amed halkının seçtiği Gültan Kışanak ve Fırat Anlı hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandı. Bu darbe değil midir? Bunu da herkes görmeli ve bilmelidir. Biz AKP’nin darbesine karşı direnişimizi yükselteceğiz. Bu bizim kaderimiz olamaz. Bunu asla kabul etmeyeceğiz.”

PM ve MYK alınan kararları hatırlatan Yüksek, “AKP’nin darbesini bizim kaderimiz olarak görmeyeceğiz ve direneceğiz” dedi.

Kayyumları tanımayacağız 

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, AKP’nin halkın iradesini zorla teslim almaya çalıştığını söyledi, “Asıl darbenin ikinci ayağı da DBP’li belediyelerine el koyarak devam ettirmek istiyor. Buna karşı durmak da hepimizin görevdir. Buna göre kendimizi konumlandırırsak kazanacak olan bizler olacağız” diye konuştu. Kayyumları tanımayacaklarını belirten Tuncel, “Onlar kendilerini kandırıp zafer kazanmış gibi hissedebilirler. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Kayyum atanan yerlerde kayyumu tanımayacağız ama halkımızın yanından da ayrılmayacağız” dedi.

Bir kişi kalsak da…

Tuncel, şunları söyledi: “Evlerde sokaklarda, tarlada, fabrikada olacağız. Ev çalışması, halk buluşması yapacağız. Demokrasi güçleriyle, sağlık, eğitim, basın emekçileriyle birlikte çalışacağız. Kürt ulusal birliği her alanda sağlamak için yan yana duracağız. Kürdistan’da savaş sürdükçe Türkiye’de demokrasi ortadan kaldırılıyor. Demokratik Özerklik istiyoruz diye bölücülükle suçlanıyoruz. Sen de başkanlık istiyorsun. Dün Mardin bugün Elazığ’da ev baskınları oldu. Bir aya yakındır arkadaşlarımız gözaltına alındı. Gözaltına aldınız diye çalışmayacak mıyız? Bir kişi de kalsak çalışmaya devam edeceğiz.”


Her gün eylem

Açıklama ardından toplantıya katılanlar belediye önünde yapılan proteste eylemine katıldı. Burada da bir konuşma yapan Sebahat Tuncel, AKP darbesine karşı alanları terk etmeyeceklerini söyledi. Tuncel, “Biz darbeleri ve darbecileri iyi tanıyoruz. Bütün darbecilerin sonu aynıdır. Kenan Evren öldüğünde halk arkasından lanet okudu. Biz darbeye karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz. Her gün saat 11.00-13.00 arası belediye önünde toplanmaya devam edeceğiz. Biz yöneticilerden oluşan bir hareket değiliz. Halk hareketiyiz. Biz gideriz, başka arkadaşlarımız gelir.” n AMED 


DBP’nin izleyeceği YOL

30 Ekim’de PM, 31 Ekim’de de MYK toplantısını gerçekleştiren DBP’nin aldığı kararlar şöyle: 

* AKP son bir yılda bir strateji yürüttü bu da Türkiye siyasetini bölmek ve ortadan kaldırmaktı.

* Birlikte direnmeliyiz. Bu saldırılar tüm Kürt halkına dönük bir saldırıdır ve bunun görülmesi gerekir. 4 parça Kürdistan’da görülmesi gerekir.  

* Türkiye’deki demokratik güçler bu saldırılar sadece Kürtlere karşı yapılacağını zannetti ama bunu görmelerinde geç kaldılar. Ama yine de güçlerimizi birleştirip bu darbeye karşı durabiliriz. 

* 2 bin 700 üyemiz tutuklandı. Bu da bizi bölmek ve parçalamak. Biz de buna karşı birleşip, örgütleneceğiz. Örgütlenme olmadığı taktirde eksik kalır. Örgütlenme konusunda seferberlik ilan ettik ve çalışmalarımızı yürüteceğiz. 

*Yine halk ile partimiz arasındaki ilişkiyi kesmek istiyorlar. Biz de buna karşı halk toplantıları, ev ev gezip yeni bir aşamaya geçeceğiz. Halkımızı ziyaret edip sorunların çözümünü birlikte bulacağız. Eksik kaldığımız yönlerimizi de tamamlayacağız. Halkımıza sonuna kadar güveniyoruz. Bu çerçevede çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

* Kürt halkının birliği için tüm siyaset yürütenlere sesleniyorum. Kürt halkının birliği ve AKP’nin darbesine karşı birlikte siyaset yürütelim. AKP’nin kirli oyunlarına karşı Kürt ittifaklarımızı güçlendirelim. Türkiye’de de birliğimizi kuralım. 

* Kürt ve demokratik Türkiye siyasetini güçlendirmek istiyoruz. Kürt halkını yalnız bırakmak istiyorlar. Gün birlik olma, ittifak kurma günüdür. 

* Bundan sonra bu süreci yeni bir süreç olarak değerlendireceğiz. DBP, HDP ve tüm siyasi bileşenler olarak birlik olacağız. Bundan sonra yürütülen çalışmalarımızı direnişle büyüteceğiz. ‘AKP’nin darbesine hayır’ sloganıyla büyük bir mücadele yürüteceğiz. Bunu bir kampanyanın da başlangıcı olarak kabul edip, miting, halk buluşmaları, toplantılarla AKP’nin darbesinin karşısında duracağız. 

* AKP’nin darbesini bizim kaderimiz olarak görmeyeceğiz ve direneceğiz. 


AMED