‘Komşularla sıfır sorun’ diyen Erdoğan, neredeyse tüm komşularla sorun yaşıyor. Kardeşim dediği, birlikte ailece tatillere gittiği Esad’la, her ne olduysa birdenbire arayı açtı. "Suriye’ye savaş açma" peşine düştü. Hatta kardeşliğı kan davasına dönüştürüp savaş koşullarını oluşturmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı barış için değil, savaş için dünyayı ikna etme peşine düştü. Şu anda Türkiye’den başka Suriye’ye savaş açmaya çalışan hemen hemen başka ülke yok gibi. Öyle ki yetkileri elinde toplayan Tayyip, Meclis'i hiçe sayıp sormadan, onay almadan savaş çığırtkanlığı yapıyor. Ama asıl kaygıyla izlenmesi gereken; AKP'li milletvekilerinin ve Başbakan’a yandaşlık yapan medyanın bu konudaki duyarsızlığı...
Halk savaş istemiyor. Bunca yıldır olanlara tepki gösteriyor, "savaş ve saldırı naraları" atan iktidara karşı demokratik hakkını kullanıyor. İktidar ne yapıyor? Demokratik hakkını kullananlara karşı vahşi saldırılar düzenliyor, şiddet kullanıyor, imha ediyor. Başkentin göbeğinde herkesin gözü önünde polisin imha amaçlı saldırılarından ve diğer illerdeki protostoculara yapılanlara baktığımızda tam bir vahşet görüyoruz. Gencecik insanların ölümleri ve bu ölenlerin hep Alevi olması en iyimser yorumla, hedeflerin seçilerek yapıldığı ve bir halkı sindirme politikası uygulandığının karinesi olarak görülüyor.
Hakeza Antakya, aylardır acılar içinde yaşıyor. İlkin AKP’nin insanlık dışı savaş hevesi, sınır kapılarında ve Reyhanlı’da patlayan bombalar, onlarca yurttaşımızın ölümü vb. savaş taraftarlığı ve bu taraftarlık nedeniyle İslam'ın en geri en zalim unsurlarına sırf Suriye iktidarı yıkılsın diye silah verildi. Tıpkı 12 Eylül öncesi tosuncukların yetiştirildiği kamplar gibi kamplar kuruldu, adına mülteci kampları kuruldu. Seyyar sınır kapısı açılarak, sivillere kapatılan Ceylanpınar Tigem’i çetelere tahsis etmiş durumda. Çetelerin ana karargahı Tigem içindeki Akçakale Süleyman Şah Dinlenme Tesisleri'nde militan yetiştiriliyor. Bu kamplarda yetiştirilen, adına mülteci denilen Suriyeli muhalifler mezhep çatışmalarına girdi, Antakya’da köylerde mahallerde saldırılar düzenledi ve bu saldırılar halen devam ediyor.
AKP gözünü kulağını kapayarak onlara destek veriyor. Ne adına yapılıyor bütün bunlar? AKP'nin hedeflediği Çağdışı Müslüman Birliği’ne destek vermek adına. Bunu taa başından biliyoruz, hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik’in Suriye’de yaşayanlar 'Alevi’ açıklaması yaptığı ve 'Alevi' olanlara savaş açılmasının meşruluğunu anlattığı konuşmadan...
AKP'nin mantığını anlamak pek zor değil. Bin yüzlü politika, takiyye yapsa da artık ortaya çıkmış durumda. Demokrasiye nasıl baktığını, barışa nasıl baktığını dostlar da düşmanlar da biliyor artık. Bir yandan barış sürecini ben başlattım diyen Erdoğan, komşu ülkelerle kavgaya tutuşmuş durumda. Her yere maydanoz olma çabasında. Barıştan söz eden başbakanın maskesi düştü. "Arjantin’de de olsa Kürt devleti kurulmasına karşıyım” anlayışı halen hüküm sürüyor. Barış diyor kardeşlik diyor, anadile karşı çıkıyor. Kürtlerin Suriye’de özerk olmalarını ve savaşa karşı durmalarını hazmedemiyor. Kürtler olmasa Esad gitse orada yaşayan en başta Alevileri ve diğer halkları kolayca halledebilecek. Kürtlerin buna izin vermemesi Tayyip’i çıldırtıyor. Barışseverliğini de boşa çıkarıyor. Bununla da kalmıyor, Suriyeli muhaliflere ağır silahlar vererek yüzbinlerin kaybına neden olarak insanlık suçu işliyor.
Tayyip Erdoğan, bu savaş suçunu gönüllü işliyor. Ses çıkaranlara da baskı ve şiddet uyguluyor. Arkasından demokratikleşme paketinden söz ediyor. Ne kadar inandırıcılıktan uzak! O nedenledir ki KCK, Erdoğan ile Öcalan’ın anlaştığı konuların yerine getirilmemesi nedeniyle "çekilmeyi" durdurduklarını açıkladı. AKP ölü sevici bir iktidar. Her ne kadar ‘demokratikleşme, barış, şu bu’ dese de, söylemleriyle eylemleri birbirini tutmuyor. Halk da olanlara inanmıyor. Kürt sorununun demokratik çözüm olanağının çoğaltılması, bölgede savaşa karşı barış mücadelesinin etkin bir biçimde yükselmesinin de tek gerçek dayanağı olacaktır. Ayrıca bu dayanak, AKP'nin hedeflediği çağdışı Müslümanlığa da geçit vermeyecektir.
AKP’nin hedeflediği çağdışı Müslümanlık