Koronvirüs yüzünden her gün onlarca can kaybı veren Türkiye’de, bir yandan da baraj, maden sahası, inşaat çalışmaları, ihalelere ara verilmeksizin devam ediliyor. Ekojistler ve hak savunucuları uyarıyor: Toplumun evde oluşunu talan fırsatına çevirmeyin, dağıtılan kaynağı sağlık alanına aktarın.
2019 yılının sonlarından itibaren, tüm dünya ülkelerinin ana gündemini Covid-19 salgını belirliyor. Her geçen gün artan vaka ve ölüm sayılarıyla hayatımızı uzun bir süre meşgul edeceği belli olan salgınla ilgili tüm kaynaklar seferber edilmiş durumdayken Türkiye’de, bir yandan da baraj, maden sahası, inşaat çalışmaları, ihalelere de ara verilmeksizin devam ediliyor. Yeşil Gazete’den Nida Kara’nın haberine göre, doğa tahribatı ile koronavirüsün meydana çıkması ve etkisi arasındaki ilişki sadece bilim insanlarının ilgi alanında olmaktan çoktan çıkmasına rağmen, süregelen söz konusu proje çalışmalarının, ilerleyen yıllarda ülke habitatını, iklimini ve halk sağlığını nasıl etkileyeceği ise salgın koşullarında konuşulamıyor bile.
1- Kanal İstanbul ihalesi
Mart ayında, Kanal İstanbul projesi kapsamında ilk ihale gerçekleşti. Karayolları 1.Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen ihalede, kanalın etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyon projeleri için beş firmadan teklifler alınmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da ihale sonrası “İnanılır gibi değil ama millet can derdindeyken, birilerinin bugün Kanal İstanbul derdinde olması akıl alır gibi değil” demişti.
26 Mart tarihinde konuyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan açıklama da ise, ihaledeki asıl amacın ülke ekonomisini sürdürmek olduğu belirtmişti.
2- Sivrihisar’a ikinci siyanür havuzu
Eskişehir Sivrihisar‘da, TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) yönetimindeki Koza Altın İşletmeleri tarafından yaşam alanlarının yakınına 40 hektar alan içinde 1 milyon 750 bin metreküp kapasiteli atık depolama göleti yapımı için çalışmalar başlatıldı. Çalışmalara bölge sakinleri tarafından tepki gösterildiği belirtilirken, Kaymaz Mahalle Muhtarı Bayram Canigür 12 Mart’ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gönderilen yazının 31 Mart’ta ulaştığını söyleyerek “Koronavirüs ile mücadele döneminde bu yazı bize geç geldi. Sosyal izolasyon nedeniyle mahallemizde yaşayanları doğru dürüst bilgilendiremedik bile” diye konuştu.
3 - Sungurlu Barajı’na ÇED olumlu kararı
3 Nisan tarihinde, İstanbul’un Şile ile Kocaeli’nin Kandıra ilçesi arasında yapılması planlanan Sungurlu Barajı ve HES projesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ‘ÇED Olumlu’ kararı çıktı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından planlanan ve ilk ÇED raporu 10 Haziran 2016 yılında kabul edilen Sungurlu Barajı’na karşı köylüler dava açmış ve İstanbul 11’inci İdare Mahkemesi verilen ‘ÇED Olumlu’ kararını eksik bularak 2018’de iptal etmiş, Danıştay da bu kararı geçen yıl onaylamıştı.
ÇED raporunda yer alan bilgilere göre Sungurlu Barajı için toplam 263 milyon 82 bin lira harcanacak. Baraj inşaatının 1 milyon 691 bin 595 metrekarelik bir orman arazisinin su tutma havzası içerisinde kaldığı belirtildi. ÇED raporuyla ilgili bir rapor hazırlayan Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, proje alanının ekolojik yapısının detaylı incelenmediğine dikkat çekerek “Ekolojik yapının detaylı incelemesi yapılması halinde ekolojik yıkımın etkisi de anlaşılacağından bu çalışmadan özellikle kaçınıldığı anlaşılmaktadır” dedi. Çevre Mühendisleri Odası, barajın ve baraj ile ilgili HES, Beton ve Malzeme Tesislerinin; bölgedeki tarım alanları, ekolojik alanlar ve yerleşim alanlarına etkisinin belirtilmediğini de vurguladı.
4 - Salda Gölü’ne Millet Bahçesi inşaatı, Belediye başkanına silahlı saldırı
Yine Mart ayı ortasında başlayan diğer bir inşaat da, Burdur Yeşilova’daki Salda Gölü’ne yapılması planlanan Millet Bahçesi çalışmalarıydı. Kurulmak istenen 300 bin metrekarelik Millet Bahçesi için ihaleyi alan şirket tarafından göl çevresine konteynerler getirilip beyaz çizgilerle bazı alanlar belirlenmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alanın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilerek, Salda Gölü’nde mescit, otopark, tuvalet, duş, büfe, kafeterya gibi düzenlemeler yapılacağı belirtilmişti.
Başlayan inşaat çalışmalarına ilişkin konuşan Salda Gölüme Dokunma Platformu sözcüsü Gazi Osman Şakar şunları söyledi: “Salda Gölü kapalı bir havza. İçeride pisliği toplayabiliyor, ancak dışarı deşarj edemiyor. Bizim amacımız burada Salda’nın doğal güzelliğini korumak. İktidar her yere para hırsıyla bakıyor. Bu yüzden Salda Gölü’ne de yok etmek istiyorlar. Biz bölgenin doğal güzelliğini korumak için elimizden geleni yapacağız. Proje defalarca değiştirildi, şirket ihaleyi aldıktan sonra da değişti. Şirket bile orada ne yapacağını bilmiyor.”
13 Nisan tarihinde, Salda Gölü’nün tarihi 3.7 milyar yıl öncesine dayanan beyaz kumlarının, ayak basması bile yasak olan kumsala giren iş makinalarıyla taşınmaya başlandığı görüntüleri medyaya yansıda.
Göl çevresine yapılacak Millet Bahçesi inşasına en çok karşı çıkan isimlerden biri olan Yeşilova ilçesi Belediye Başkanı Mümtaz Şenel ve eşi Fatma Şenel, 20 Nisan tarihinde, Koyunlar Çeşme Mahallesi’ndeki evinde saat sabah dört sularında, kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı. Başkan Mümtaz Şenel’in sağ ve sol ayaklarına beş el ateş eden şüpheliler, eşi Fatma Şenel’i de ayağından vurduktan sonra kaçtı.
5 - Bayındır’a kurşun ve çinko ocağı
İzmir Bayındır’ın Sarıyurt Mahallesi’nde Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası’na yıllık 150.000 ton kapasiteli kurşun ve çinko ocağı için ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) başlatılması amacıyla gerekli izin verilmişti. Kurşun ve çinko gibi canlılar için tehlikeli ağır metallerin çıkaracağı ocağın bulunduğu alan, Bayındır’da 57.8 hektarlık Ovacık Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası içinde yer alıyor. Ayrıca 26 Mart’ta 810 hektarlık alanda kurulacak ocak için halkı bilgilendirme toplantısı yapılacağı da belirtilmişti.
Köylüler, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne maden projesinin iptal edilmesi için gönderdiği dilekçede ortaya çıkabilecek zarardan duydukları endişe dile getirdi.
6- Ula’da endüstriyel plantasyon alanı olarak belirlenen ormanda ağaç kesimi
4 Nisan tarihinde, Muğla’nın Ula İlçesi Çıtlık Mahallesi‘nde 30 hektar yetişmiş orman alanının endüstriyel plantasyon alanı olarak belirlenmesinin ardından sabah saatlerinde ağaç kesimine başlanmıştı. Kesilecek ağaçların damgalanma işleminin tamamlanmasının ardından kesim ihalesi yapıldı. Taşkesiği mevkisinde, tespit edilen ağaçların kesimine başlanmasının ardından çevre aktivistleri ve yöre halkı bu duruma tepki göstererek, ağaç katliamının durdurulması için harekete geçti. Gelen tepkiler üzerine, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada ise, kesimlerin durdurulduğu açıkladı.
7 - Saraçoğlu Mahallesi’nde sondaj çalışmaları
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankara’nın merkezinde bulunan Saraçoğlu Mahallesi’nde sondaj çalışmaları başlatıldığını ve buradaki ağaçların kesildiğini açıkladı. Mimarlar, Çevre Şehircilik Bakanı ve Kültür Turizm Bakanı hakkında görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulundu. Saraçoğlu Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Binalarıyla, ağaçlarıyla tescilli kültür varlığı ve kentsel SİT alanı olan Saraçoğlu Mahallesi’nde ağaçlar, kepçelerle devrilmiş parçalanmış. İnsanların sağlık mücadelesinde olduğu böylesi bir dönemde, rant ve talandan vazgeçmeyenler yargı önünde hesap verecekler” dedi. HABER MERKEZİ