DİREN YURTSEVER MA/ANKARA AKP kurucularından Ahmet Faruk Ünsal, Danıştay’ın ‘öğrenci andı’ kararını geriye dönüş olarak yorumladı ve “AKP’nin karara tepkisi samimi değil” dedi. Danıştay 8’inci Dairesi, 1933’ten itibaren ilköğretim okullarında her sabah okutulan ‘öğrenci andı’nı kaldıran yönetmelik hükmünü 5 yıl sonra iptal etti. AKP kurucularından ve eski milletvekili Ahmet Faruk Ünsal, konuyu değerlendirdi. Ünsal, bir süre Genel Başkanı olduğu MAZLUMDER’in andın kaldırılması için birçok girişimde bulunduğunu hatırlatarak, “Andın kaldırılması bizim başvurumuz üzerine alınmış bir karardı. Şu anda gelinen nokta itibariyle maalesef büyük bir geriye gidişi ifade ediyor” dedi.  Sembolik adımdı Ünsal, andın kaldırılmasını Kürt sorununun çözümüne dair atılan önemli sembolik bir adım olarak gördüklerini belirterek, şunları söyledi: “Çözüm sürecinin 2015 Haziran seçimlerinde AKP’ye politik olarak yaramadığı anlaşılıyor. Çözüm sürecinin rafa kaldırılmasında, AKP’nin çözüm sürecinin kendisine dönük bir faydasının olmadığını da görmüş olması da önemli bir faktör. O süreçten sonra zaten AKP hızla hem söylem düzeyinde hem de kadrolaşma düzeyinde adeta MHP’nin rehine durumuna düştü. Biz başvuruda bulunduk. Kampanyayı büyük ölçüde bizim derneğimiz yürütmüştü. Ama maalesef hükümet çözüm sürecini de rafa kaldırdı ve artık bırakın gerçek adımları, sembolik adımları bile atmaktan yana değil.” Cin şişeden çıktı  Gelinen aşamayı “cin şişeden çıktı” benzetmesiyle açıklayan Ünsal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu saatten sonra getirilen Andımızın ne kendisini Türk milliyetçisi olarak niteleyenler tarafından psikolojik torpil getireceğine ne de kendisini Türk görmeyenler tarafından anlam ifade edeceğini söyleyebilirim. Kitleler açısından ve devletin politik yönelimi bakımından meseleye bakmak lazım. Bu şekilde görüyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti kendisini maalesef Türk etnik unsuru üzerinden tanımlamaya devam etmekte. Yaşananlardan herhangi bir ders almamış. Kürtlerin de artık bunu ciddiye alınır yargısal tasarruf olarak gördüklerini düşünmüyorum.” Küçüğü kadrolaştı Ünsal, AKP’nin Danıştay kararına verdiği tepkiyi samimi bulmadığını da ekledi. Ünsal, “İktidarın büyük koalisyon ortağı AKP, yargıda, İçişleri bürokrasisinde ve özellikle güvenlik bürokrasisinde küçük ortak MHP’nin kadrolaşmasına izin verdi. Dolayısıyla AKP’nin MHP’nin siyasi beklentilerine uygun kararla yargıda karşılaşmasına şaşkınlık duyması, samimiyetten uzak geliyor. Nihayetinde AKP’nin eliyle MHP’li kadrolaşma var. MHP’lilere AKP eliyle verilmiş bir imkandır. İktidarın büyük ortağı, küçük ortağını yargıda kadrolaşmasını sağlayarak bu ve benzeri kararların yollarını açtığını düşünüyorum. O yüzden samimi değil” şeklinde konuştu. CHP’nin tavrına dikkat Konuya dair CHP’yi de eleştiren Ünsal, “CHP’den bir ses çıkmamış olması dikkat edilmesi gereken ayrı bir konu. Toplumun beklentilerine uygun bir devlet pratiğinin çıkmasına dönük bir baskısı olması gerekiyordu. Ama CHP sessiz kalarak maalesef müzahiri kurtarmaya çalışıyor” ifadelerine yer verdi.  
 

Türkçü-İslamcı ittifaktan seçim oyunu

Yerel seçim stratejisinin ayaklarından biri daha oluşturuldu. AKP ile MHP infaz düzenlemesi ve öğrenci andı üzerinde anlaşmayarak yerel seçimlerde ittifak etmeyeceklerini duyurdu. Böylece AKP, hem içindeki Kürtleri cesaretlendirip hem de çeperdekileri ikna ederek yerel seçimlerde istediğini almaya çalışacak. MHP ise ortağıyla birlikte kurduğu oyunda zaten çok iddialı olmadığı yerel seçimlerde İyi Parti ve CHP’ye gidecek milliyetçi oyları da çekmiş olacak. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında ilk olarak AKP ile aralarında krize neden olan ‘infaz düzenlemesi’ne dair konuştu. Tekliflerinin “af” niteliğinde olmadığını vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi: “Biz teklifimizi sunduk. Söz ve karar sırası TBMM’nindir. Kendi göbek bağımızı kendimiz kesmeye hazırız. İttifak, yok sayılması, tez ve önermelerinin görmezden gelinmesiyle ayakta kalmayacaktır. Bu kronik süreci uzatmanın alemi yoktur. Herhangi bir ittifak beklentimiz, arayışımız, niyetimiz artık kalmamıştır. Kendi yolumuzu sadece kendimiz çizeceğiz. Yerel seçimlere kendi adaylarımızla, kendi amblemimizle katılıp Türkiye’nin her seçim bölgesinde demokratik mücadelemizi yapacağız.” Bahçeli, Danıştay’ın öğrenci andı kararı için de “Elbette Türküz, Türkçüyüz. Andımız Türk milletinin ruh kökünden doğmuş, gelecek kuşakları aynı heves ve hedef etrafında buluşturmayı esas almıştır. Danıştay, çözülme sürecinin kötü bir hatırasını söküp atmıştır. Çözülme sürecinin kamburlarından kurtuluşun parlak bir mücadelesi olmuştur” dedi. Erdoğan yanıt verdi AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan da grup toplantısında konuştu. Bahçeli’nin ittifak açıklamalarına yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi: “Cumhur İttifakı zeminini hazırlayan milletimizin kendisidir. Yeni yönetim sisteminin inşası gibi temel konularda aynı çizgilerde olmak her konuda birlikte hareket etmeyi gerektirmiyor. MHP ile son dönemde af, erken emeklilik, öğrenci andı gibi kimi hususlarda farklı düşündüğümüz görülüyor” dedi. Bahçeli’yi kastederek, “kimseye saygısızlık etmeyi aklımızdan dahi geçirmeyiz” diyen Erdoğan, af tartışması ve öğrenci andı konusunda partisinin görüşlerini tekrarladı. Danıştay’ın öğrenci andından yetki aşımı yaparak bu düzenlemeyi iptal ettiğini belirten Erdoğan, “Bize göre milletimizin en büyük en etkili andı İstiklal Marşı’mızdır. İstiklal Marşı dışında bir ant tanımıyoruz, tanımayacağız. Türk’üm ben ama şunu söyleyeyim ben Türkçü değilim. Sizin Türkçülük yapma hakkınız var o zaman benim Kürt vatandaşımızın Kürtçülük yapma hakkı doğar. ‘Kökeni Kürt’ Bekir Bozdağ Bakanımıza (Bekir Bozdağ) yönelik bu tehdidi ve hakareti bir genel başkana yakıştıramadım. Yol arkadaşımı feda edemem bunu bir defa bilmeleri lazım. Kökeni Kürt olabilir ama devletine ve milletine hizmet şuuru ortadadır. Cumhur İttifakı’nın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Cumhur İttifakı’nı günlük siyasetin üzerinde tutmak istedik. Gördük ki MHP farklı bir tercih yaptı. Yerel seçimlerde madem ‘Biz yolumuza’ diyorlar, biz de ‘Herkes kendi yoluna’ deriz.”