
İfade özgürlüğüne ilişkin 4. Yargı Paketi'nde TMK'nin 6. ve 7. maddelerinde değişiklikler yapıldığını hatırlatan Av. Aktar, bunun yeterli olmadığını söyledi. Av. Mehmet Emin Aktar, karşılıklı güven sağlama açısından hukuki değişiklik ve tahliyelerin gerektiğini ifade ederek, "Bir yandan silahlar susarken, geri çekilme başlarken; gazeteciyi, siyasetçiyi, avukatı cezaevinde tutarsanız, Kürt toplumu açısından güvenin pekişmesine engel olursunuz" şeklinde konuştu.
Bekleme konumundan çıkılmalı
Kürtlerin bu süreçte 'bekleme durumunda' kalmasının sürece katkı sağlamayacağını ifade eden Av. Aktar, şöyle dedi: "Bence Kürtler bekleme konumundan çıkmalı. 'Acaba şu eylemi yaparsam sürece zarar verir miyim' endişesi doğru değil. Sonuçta PKK silah kullanmayacağını açıkladı. Bundan sonra demokratik mücadele alanının genişletilmesi gerekiyor. Kimsede panik yaratmadan ama ciddi, meşru-demokratik etkinliklerin artırılması sürece de hizmet eder. Siyaset yeni projeler üretmeli. Ne yapacağına dair tartışmalar yürütülmeli; paneller, yürüyüşler, oturma eylemleri gibi, akla gelen her demokratik eylem yaygınlaştırılmalı."
Av. Aktar, Kürtler arası dayanışmanın da yine çözüm sürecinde önem taşıdığını kaydederek, "Her çevreden, kıyıda köşede kalmış bile olsa herkesin görüşünü katabileceği mekanizmalar geliştirilmeli" dedi.
Yeniden yapılanma
Kürtlerin ortaklaşma arzusu taşıdığını ifade eden Av. Aktar, 1923'te kurulan Cumhuriyet'in Kürtleri temsil edemediğini belirtti ve bu barış sürecinde yapılması gerekenleri şöyle özetledi: "Sürecin siyasal ve kültürel alanda Kürtlerin kendisini ifade edebileceği; anadilden yerel meclislere kadar haklarını kullanabilecekleri bir sonucu olmalı. Yoksa mevcut, yürümeyen ve her yanında defosu bulunanı tahkim etmek, restore etmek Kürtlerin görevi değil. Yapılması gerekenin bu devlet yapılanmasını, egemenlik hakkının kullanılabileceği yönünde ortak etmek. Bu yapılmadığı sürece zaten bu defo kendini bir yerden gösterir. Restore değil yeniden yapılanma zorlanmalı."
ALİ BARIŞ KURT / ANF/ANKARA